KÜSURATSIZ Pİ’DEN İLK ŞİİR KİTABI: “BAŞIBOŞ ŞİİRLERİN YALNIZLIĞI” ŞİİR SEVERLERLE BULUŞTU

0
21

Küsuratsız Pi takma adı ile şiirler kaleme alan Matematik Öğretmeni ve büyük bir şiir aşığı Suat Gürbüz’ün, ilk şiir kitabı “Başıboş Şiirlerin Yalnızlığı” okurlarıyla buluştu.

Esma ALTIN/ANKARA

Küsuratsız Pi takma adı ile tüm hayatı boyunca kaleme aldığı şiirlerini bir kitapta toplayan ve ilk kitabını çıkaran Matematik Öğretmeni Suat Gürbüz, “Başıboş Şiirlerin Yalnızlığı” adlı şiir kitabını okurlarıyla buluşturdu. Kitabı hakkında bilgi veren Gürbüz; “Kitabımın , ismine 1996 yılında karar vermiştim. Yazdığım şiirlerin çıktısını alıp, siyah kapaklı bir dosyaya koymuştum. Hâlâ bu dosyayı saklıyorum. Yani bu kitabı çıkarmak için 25 yıl bekledim. Sadık bir şiir düşkünü olarak, bazen bu uğurda düşsem de yeniden ayağa kalkmasını hep bildim.” Şeklinde kitabı ile arasındaki duygusal bağa dikkat çekti.

- Reklam -

BU KİTABI ÇIKARMAK İÇİN 25 YIL BEKLEDİM’

Kitabının somut bir hale gelmesindeki serüvenini anlatan Gürbüz şunları dile getirdi; “Kitabımın adı ‘Başıboş Şiirlerin Yalnızlığı’. Karina Yayınevi tarafından Mayıs 2021’de basıldı. Henüz birinci baskısı yapıldı. Şunu da belirtmek isterim, yayımlanan tek kitabım. Önünde kocaman bir umman var ve yeni başladı serüvene. Kitabımın ismi hakkında konuşacak olursam, ismine 1996 yılında karar vermiştim. Yazdığım şiirlerin çıktısını alıp, siyah kapaklı bir dosyaya koymuştum. Hâlâ bu dosyayı saklıyorum. Yani bu kitabı çıkarmak için 25 yıl bekledim. Sadık bir şiir düşkünü olarak, bazen bu uğurda düşsem de yeniden ayağa kalkmasını hep bildim.”

Kitabında neyi amaçladığına dikkat çeken Gürbüz, bunun için her zaman kitapların arka kapaklarını okuduğunu ve kitabının amacından da burada söz ettiğini belirtti. Gürbüz: “Ben bir kitabı elime aldığımda önce arka kapak kısmındaki görüşleri okurum. Kitabımdaki şiirlerle neyi amaçladığımı kabaca arka kapaktaki bilgiler anlatıyor aslında. Şöyle diyor arka kapaktaki açıklama; ‘Bir cümleye küçük harfle başlandığını gördüğümüzde çoğumuz yadırgarız. Oysaki büyük işler peşinde koşan vurguncuları görmeyiz bile. İşte şiir bunun için ortaya çıkmış olmalı; görmediklerimizi görelim, kendini büyük sananları alaşağı edelim diye. Bir şiirde, şiirden daha büyük bir şey olamaz; hele de bir harf cümlenin başı olduğunu söylüyorsa. Şiiri okurken hisleriniz canlanıyorsa, sırt çantanızı alıp yolculuğa çıkıyorsanız, son aşamada o yolculuktan farklı bir düşünce ile dönüyorsanız ya da yolculuğu uzatmayı düşünüyorsanız; şiir amacına ulaşmış demektir. Sakın yanlış anlamayın şiir konusunda size asla ders vermek niyetinde değilim; sadece şiirin bana ciddi dersler verdiğini söylemek istiyorum. Sevgili şiir okuru benim için çok değerlisin; duygularını saklayan bir dünyada şiire sarılıp, imgeler diyarına yola çıktığın için. Beni de yoldaşın kabul et, bitmesin bu duygudaşlık. Hoş geldin
umarsız çocukluğum oyunlarımın senaryolarıyla oyuncak sepetinde yitirdiğim anılarım dedikodular bulvarında saklanırken korkup kötü niyetli laflara sarılırım. Bu serüven bir şiirin sabah kapımı çalması ile başladı; yeni doğmuş güneşi kucağına almış, bakmamı istiyordu. Ondan beri…’ “ şeklinde okurlarına şiirleri ile güzel bir keyif yaşatmayı amaçladığını ifade etti.

‘İLHAM KAYNAĞIM ÇOĞU ZAMAN, KIZIM’

Şiirlerini kaleme alırken hangi konuları işlediğini ve bunlar için en önemli ilham kaynağının kızı olduğunu vurgulayan Gürbüz sözlerine şöyle devam etti; “Çoğu zaman ilham kaynağım kızım yön veriyor şiirlerimin konularına; özlem, vuslat, aşk, ayrılık, zıtlıkların uyumuna iman etmiş bilgenin içini dökmesi, bireyin kendisi ile hesaplaşması, modern bir dervişin içsel sohbetleri, bireyin kendini ve toplumu analiz etmesi, kurulu ve bozuk düzene bitmeyen isyan, kendi benliğinde aralıksız devrim yapan insan, kolektif  bir yaşam tarzı, eşitlendiğimiz bir ütopya, düşsel dünyada yolculuk, imge ve metaforların yardımı ile bu düşsel yolculuğa anlam katma, şiirin içinde şiirin ne olması gerektiğini anlatmaya çalışma gibi sonu gelmeyen temaları işliyorum kitabımdaki şiirlerimde.”

Kitabını hazırlama sürecinden bahseden Gürbüz, bu süreci şöyle anlattı; “Bu kitaptaki şiirlerimi yazmaya 1996 yılında başladım. O dönemde Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünü bırakmıştım. Benim için hayatı tam anlamıyla kavradığım ve toplumun değer yargılarını eleştirmeye başladığım zamanlardı. Sohbet etmeyi çok seven biri olarak yalnız kaldığımda kâğıda dökmeye başlamıştım içimden geçenleri. Bir baktım ki sığınak haline getirmişim şiiri. Zor süreçlerden geçerek üretmenin yüce bir değer olduğunu çok iyi kavramıştım. Kitabımda da yer alan 1997 yılında yazdığım ‘Yakın Uzaklar’ isimli şiirimde şöyle tekrarlayan dizeler vardı:

hep uzaklarda aradı mutluluğu

oysa o kadar yakındı ki uzaklar ona

Bu dizelerde olduğu gibi zıtlıkların uyumuna inanıyorum. Bana göre; düşmeden, zor şartları görmeden gerçek anlamda ayağa kalkıp kendimizi keşfetmemiz olanaksız. Bu kitabı yazma sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaşsam da yıllardır inandığım yoldan ayrılmadım. Son üç yıldır yoğun bir şekilde şiir, aforizma, motto, şiirsel anlatı, kısa öykü şeklinde içerik üretmeye başladım. Sosyal medyada paylaştığım bu içerikleri kaydetmeye başladım. Bir yıl önce https://www.kusuratsiz-pi.com isimli web sitesini faaliyete geçirdim ve web sitemde şiir içerikleri paylaşmaya başladım. Çevremdeki şair arkadaşlarımın da özendirmesiyle şiir kitabı çıkarmaya karar verdim. Yayınevleri ile görüşmeye başladım ve ilk sorunun cevabında belirttiğim yayınevi ile anlaşmaya karar verdim ve beş aylık bir bekleyişten sonra çocuğum olmuş gibi sevindim.”

‘SON ÜÇ YILDIR HER GÜN ŞİİRİ DÜŞÜNÜYORUM’

Kitabını çıkardıktan sonra bir beklenti içine girmediğini, beklentinin insanlarda duygusal bir çöküşe sebep olabileceğini söyleyen Gürbüz şunları ifade etti; “ ‘Beklenti’ sözcüğü ‘beklemek, ummak’ sözcüğünden türetilmiştir. Ne kadar çok beklentiniz varsa o kadar çok hayal kırıklığı olur. Bu hayal kırıklıklarını toplamak insanın canını yakar, acı verir. Ben daha çok planlar yapıp, uygulamayı tercih eden şiir aşığıyım. Aşkımı dağlara, taşlara anlatmak yerine hayata şiir gibi bakan temiz yürekli insanların olduğu ortamlarda şiir aşkımı paylaşıyorum. Kitap çıkmadan önce birçok edebiyat dergisinde ve internet sayfalarında şiirlerim yayımlandı. Bunlardan bazılarını paylaşmak isterim; Söylenti, Mutasyon, Cumba, Yaman, Alelacayip, Şair Gazetesi, Sıradan, Yazı-Yorum, Divit Kalem, Edebiyat Daima, Tütün, Mahal, Kaldırım, Kötü, Aylak, Masa gibi dergiler ve internet siteleri.”

Genellikle şiirsever dostların, şiirlerini okuması için bir çaba harcadığını vurgulayan Gürbüz; “Son üç yıldır her gün şiiri düşünüyorum ve uygulamak için kararlar alıyorum. Bir gün şiirde usta diyebileceğimiz şairler dizelerim hakkında konuşmaya başlarlarsa bu beni çok mutlu eder. Kitabımı okuduklarında, arkadaşlarına kitabımı okumalarını tavsiye ettiklerinde, sosyal medya üstünden kitap hakkındaki görüşlerini ya da beğendiği dizeleri paylaştıklarında mutluluğun başkentinde süresiz yerleşim hakkı kazanmış olacağım. Çok büyük değil ama ayağı yere basan düşlerim var. Daha önce de dediğim gibi gerçekçi bir düşün ve yazı insanı olarak  ‘düştükçe kalkmasını öğrenmiş insanın hayalleri öyle kolay kolay yıkılmıyor’demek isterim.” ifadelerini kullandı.

‘OKUYANI ŞAŞIRTMAK İSTEDİM’

Şiirlerinde işlediği temalar ile okuyucusunda birden fazla tat bırakmayı, onları şaşırtmayı amaçladığını belirten Gürbüz şunları kaydetti; “Çeşitli temalarda şiirler yazıp, çeşitli anlatım teknikleri uygulayıp okuyanı hep şaşırmak istedim. Bazen şiirin tamamı, bazen de bir bölümü okuyanın kafasında soru işaretleri bıraksın diye yazdım tüm şiirlerimi. Şekilsel anlamda da tek tip şiir görmeyecekler. ‘Zincirleme Ayağıma Takılan Sözcükler’ şiirim, 30 bölümden oluşuyor ve şiirdeki aforizmalar bir sonraki bölüme geçmek için köprü görevi görüyor. Şöyle ki;

zincirleme ayağıma takılan sözcükler

1- gök

her şeyin gökten geldiğine inanıyordu

tanrıların gözyaşlarıydı yağmur

güneş göğün meşalesiydi…

asırlarca aydınlandıktan sonra

inançlı olanlar bulurdu çareyi

ayaklar altında kalan yeryüzünde…

‘gök, denize sevdalanmış; yağmur olup dökmüş içini’

2- yağmur

hâlinden anlamayanları cezalandırıyordu

kimi zaman damla damla kıtlık ile

kimi zaman sel olup sevdasıyla taşınca…

onun için dualar da edildi

boynu bükük başaklar yolunu gözledi

damlasında gizliyordu ummanların sırrını

fısıldıyordu çaresizlere…

‘yağmurda ıslanmak, bir yerde kavuşmak demektir; büyülü damlaların şarkısı ile uyanırsın çorak uykundan’

3- çorak

çatlamış hisleriyle güneşi avutuyordu

bir yudum sevgi diyerek…

yalvarıyordu tapınaklarda

oysaki çoraktı insanların ruhu

dua etseler de işe yaramayacaktı

anlamayacaklardı sevginin bereketini…

‘çoraklaşmış bir ruh, sevgi damlaları ile bereketli hale gelir’

4- sevgi

yolu gözlenen bir askerdi sevgi

silahını bırakmış

kucağında bahar çiçekleriyle dönen

bir gülümsemesi ile

ülkelerin sınırlarını kaldıran…

aşkın bayrağını açmış

nefretin topraklarında isyancıydı

dilinde güzel günlerin muştusu…

‘nerede bölüşmek varsa; sevgi dergâhı oradadır. bundan büyük muştu yok’

5- muştu

çok büyük şeyleri beklemek değil belki

ama küçülmemek de gerek

kendini dev sananların karşısında…

tüm evleri saran marşlarla

güzel düşlerin sıcak sofrasında

bölmek alın terinin ekmeğini

bundan daha anlamlı muştu olur mu…

açmış kollarını koşar

iyi günlerin habercisi

baba topraklarına kavuşan çocuk gibi…

‘muştunun uğradığı yerler artık eskisi gibi değildir; neşenin devrimi yapılmıştır’ bu şekilde tam 30 bölümden oluşuyor şiirim.”

‘SENİN YAZDIKLARINDAN SONRA ŞİİR SEVMEYE BAŞLADIM, DİYENLER OLDU’

Kitabı ile ilgili okuyan şiir severlerden güzel geri dönüşler aldığını dile getiren Gürbüz, isteyenlerin çeşitli kitapevlerinden ve internet satış sitelerinden kitabına ulaşabileceği bilgisini verdi ve sözlerine şöyle devam etti; “Haziranın ilk haftası itibari ile satışa sunuldu. Şu anda yaklaşık 50 farklı internet satış mağazasından ve kitabevlerinden ulaşma imkânı var. Kolayca kitaba ulaşmak isteyenler, https://www.kusuratsiz-pi.com/kitap sitesinden de ulaşabilir. Kitabıma gösterilen ilgiden dolayı mutluyum. Sosyal medya aracılığı ile kitabımı okuyan şiir yoldaşlarım yorumlarını benimle ve arkadaşları ile paylaşıyorlar. Örneğin ‘şiir sevmeyen biriydim, senin yazdıklarından sonra şiir sevmeye başladım’ diyen tanıdıklarım oldu.  Paylaşmanın yüceliğine inanmış biri olarak bu tür hoş paylaşımlar, nefes aldığım şiir vahasına güzel günlerin yakında geleceğini söylüyor.”

Çeşitli konuları ve temaları işlemesi bakımından çok boyutlu olan şiir kitabını toplumsal açıdan değerlendiren Gürbüz, şunları söyledi; “Yaşadığıma en büyük ispat, kitabımda inşa ettiğim şiir ülkesinin varlığıdır. Bu ülkeye inanan biri olarak amacım tapınaklar inşa etmek değil, her seherde daha çok uyanan ve hayatı daha çok sorgulayan özgür insanlara yoldaşlık etmek. Kimi şair desin, kimi yolunun aşığı. Kitabımdaki şiirler tam da bu hislere tercüman olmaya çalışıyor.”

İnsanların şiirlerini okuduklarında şaşıracakları, bundan dolayı sorgulayacakları ve sorgulayarak üzerinde düşünecekleri bir yol izlemeye çalıştığını ifade eden Gürbüz; “Kitabımdaki dizelerde üç baskın özellik ortaya çıkarmaya çalıştım: Şaşırtan, düşündüren, sorgulatan. Ders gibi olacak ama birkaç dize ile açıklamak isterim;

 ‘İkinci Evini Alan Sokak Kedisi’

geldi ikinci evini alan sokak kedisi

sormadan kuruldu kralın tahtına…

kırk dalkavukla izledi kendi filmini

son verdi sessiz şairin krallığına…

-Şaşırtan: Birinci dizedeki “sokak kedisi” olarak kullanılan metafor kendine ait evi olmayan insanların varsıllar ve yönetenler gibi hayat sürmek arzularını anlatıyor. ‘İkinci evini alma’ metaforuyla da asıl varsıllığın cesaretini toplamak olduğunu söylüyor. İkinci dizeden bunu anlıyoruz.

-Düşündüren: İkinci ve üçüncü dizelerde kendini yüce sananların tahtlarına nasıl kolay oturulacağı ve kurulu bozuk düzenin sebebinin çıkarcı dalkavuklar olduğu anlatılıyor.

-Sorgulatan: Son dizede yazı dünyasında suya sabuna dokunmadan temiz toplumdan bahsedilemeyeceği anlatılıyor.

Gazetenizin adına da istinaden SONSÖZ olarak şunu söylemek istiyorum; ormanda devrim olmasını istiyorsak, önce dallarımız değmeli birbirimize.” şeklinde okurlar üzerinde nasıl bir etki bırakmak istediğini açıkladı.

- Reklam -