Ana Sayfa Güncel Haberler Kuru soğan 2 dolar, yersen!

Kuru soğan 2 dolar, yersen!

-

Memlekette kuru soğanının kilosu 10 lira oldu. Hani fakirin fukaranın ekmek arası yapıp yediği kuru soğan, tezgahta iki dolar. Bir asgari ücretli maaşıyla ayda 200 kilo soğan alsın, yemesin yanında yatsın.

Soğan artar da diğerleri artmaz mı? Domates, patlıcan, salatalık da kilosu 2 dolar ve üstü. Zaten sivri biberlin fiyat artışıyla taa 1990’lı yıllardan buyana baş edemiyoruz. Her iki ayda bir zam şampiyonu mübarek. Hadi, mevsimsel şartlar, kar dolu fırtına dedik, kuru soğanı 10 liraya yedik de bu yıl ne olacak? Ne kadar üretim yapılacak ki fiyatı yarıya düşsün?

Bakliyat yok, et ürünleri zaten vitrin süsü oldu, geriye kaldı salla kaşığı makarnaya. Bugün yarın o da kuru soğanla yarışa girer, yanına yaklaşılmaz, sonra da köyden gelecek tarhana çorbasına talim ederiz.. Şimdi ekonomide yapısal reform kararları açıklanıyor. Biliyoruz ki yine bir sürü rakam, tahmin, cicili bicili, powerpoint slaytlar gösterileri, “güçlü Türkiye, yatırım yapan kazanır” sloganları, iki de bir “burası önemli” nakaratları ile reformlar yapılacak ve ekonomi düze çıkacak.

Açıklamaları izlerken iki konuya dikkatinizi çekeriz. Kararlar devleti kurtarmayı mı yoksa vatandaşı mı? Tabii ki ilk başta devleti. Devlet nasıl kurtulacak? Öncelikle bu son diyerek vergi ödemelerinde yeni yapılandırmalar, taksitlendirmeler, ötelendirmeler getirilecek. Ama reform diyorsan örneğin şu KDV karmaşası ne olacak? En çok toplanan fakat en az ödenen vergi. Eski Maliye Bakanı bu konuya çok mesai harcadı ama sonuç alamadı. Sebze de meyvede KDV oranlarını yüzde 8’e çekilebilecek mi? Zor. Borçla borç ödemeye devam.

TÜM SEKTÖRLER SIKINTILI

Bankacılık sektörü de çıkmazın içinde. Bir yanda tahsil edilemeyen krediler diğer yanda Merkez Bankası’ndan yüzde 25 ile alınan paranın yüzde 20 oranında kredi ye dönüşmesi çıkmazı yaşanıyor. Banka para verse bir türlü vermese bir türlü.
Dahası, vatandaşın 180 milyar doları geçene döviz tasarrufları ne olacak? Önce doları, avroyu belli bir değere getireceksin, vatandaş “bu kadar gelir bana yeter” diyecek, TL mevduat stopajını yüzde 5 e de çekilecek. O zaman dolarlar liraya dönüşür.

Esasında bundan da fazla bir şey beklemeyin. Bu işlemlerde sadece paranın cinsi değişiyor. Yani bankacılık sistemine taze nakit girmiyor. Üstelik mevduata ödenen faiz de bankaların cebinden çıkıyor. Banka para satamıyor, devlet iç borçlanmaları yurt dışından yapıyor, oluşan devası faiz gelirleri nereden ödenecek?

Efendim ihracata dayalı büyüme, stratejik, ileri teknolojik sektörlere teşvik. Arkadaş son üç yılda bunlara yönelik verilmedik teşvik kalmadı. Üstelik bunlar en az üç dört yıl sonra dönüşümü olan işler. Bunu da geçin, bir şey beklemeyin.

Esnafa, KOBİ’ye kredi verilecek mi? Verilemiyor ki? Bunların büyük bölümü kara listede yani geçmişte kredi geri ödemesinde tökezlemiş, kara listeye düşmüş. Versen de vergi, sigorta primi, tefeci borçları; geriye ne kaldı? İşsizlik, o da odalara, borsalar havale edildi, 2.5 milyona iş verecekler. Duyan da işverenin amele pazarından kamyonla adam topladığını sanır. Asgari ücretten sadece maaşı, sigortası üç bin lira olan bir düzende işveren ne üretecek, ne satacak da bu maliyetleri çıkaracak? Enerji girdisine, ana mal almaya para zaten yetişmiyor, üzerine yeni işçi al çalıştır deniliyor. Bunu da geçin.

Şişmiş konutlar, her ay ortalama yüzde beş azalan satışlarla dağ taş dolusu otomobiller, mağazalarda tozlanan beyaz eşya, mobilyalar ne olacak?

Tercih şu: devlet harcamalarını kısacak. Gereksiz yatırımları askıya alacak, sadece memur maaşına, borçlara ve faize çalışacak, “bu yıl büyümeyeceğim” diyecek., ayrıca iki de bir kalkıp “enflasyon tek haneye düşecek, faizin, doların belini kırdık” demeyecek.

Bu arada değişim, dengeleme ve disiplin kavramlarına dayalı geçen sonbaharın “yeni ekonomik programı”, Cumhurbaşkanlığı yıllık, ilk yüz aylık programları ne olacak? Bir şey olmadığı için yenisi geliyor.

Doğru ya bu programlar kuru soğanın 2 dolar olacağını öngörmemişti! Bakalım yenisinde ne olacak?

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İsmet Hazardağlı
İsmet Hazardağlıhttps://sonsoz.com.tr
1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz'de ekonomi yazıları ile sizlerle!

Bu Haberler Kaçmaz!

SONSÖZ ÖZEL HABER VE RÖPÖRTAJLAR

“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun

“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”
PTT AŞ Genel Müdür Yardımcısı Osman Çetinkaya “Ptt Çalışanları Ptt’nin Her Faaliyetini Destekliyor”

PTT BÜYÜK BİR AİLEDİR

PTT AŞ Genel Müdür Yardımcısı Osman Çetinkaya “Ptt Çalışanları Ptt’nin Her Faaliyetini Destekliyor”
Birbirinden bağımsız çok sayıda bilimsel çalışmanın sonuçları gösteriyor ki, meyve ve yüzde 100 meyve suyu tüketiminin, tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp sağlığı ve inme riskleri üzerinde nötr ya da yararlı etkiler yaratıyor.

Meyve ve Yüzde 100 meyve suyu tüketimi kalbi olumlu etkiliyor

Birbirinden bağımsız çok sayıda bilimsel çalışmanın sonuçları gösteriyor ki, meyve ve yüzde 100 meyve suyu tüketiminin, tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp sağlığı ve inme riskleri üzerinde nötr ya da yararlı etkiler yaratıyor.