Kurs için geldiler Türkiye’yi çok sevdiler

0
34

Sistem ve Jenerasyon Derneği, yurt dışından gelen öğrencilere ev sahipliği yapmakta. Bu kapsamda İtalya ve Makedonya’dan gelen öğrenciler gerçekleştirilen projeler hakkında gazetemize konuştu. Gabriele Fassetta ve Mustaf Mustafa Türkçe’yi ve Türkiye’yi sevdiklerini belirttiler.

Özgür ALTIN/ANKARA

Yurt dışından ülkemize gelerek genç girişimcilik kurslarına katılan yabancı öğrenciler Türkçe’yi ve Türkiye’yi sevdiklerini belirttiler. Ankara Kalkınma Ajansı’nın desteklediği ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi yerleşkesinde gerçekleşen kurslara katılım her geçen gün artmakta. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’dan birçok öğrenci eğitim için Ankara’yı tercih etmekte.

‘TÜRKİYE’YE GERİ DÖNMEK İSTİYORUM’

Geçmişte ülkemize geldiğini ve proje sayesinde Türkiye’yi daha fazla sevdiğini ifade eden Gabriel Fassetta proje sonlandığında ülkesine döneceğini ancak daha sonra Türkiye’ye dönmek istediğini ifade etti. Fassetta: “ İtalya’dan geliyorum. 27 yaşındayım. Türkiye’de ocak ayından beri yaşıyorum. Burada gönüllü olarak çalışıyorum. Sistem ve Jenerasyon Derneği ile çok etkinlik yapıyoruz. Bu süre benim için gerçekten ilginç. Çünkü Korona Virüs ortaya çıktı ama gerçekten benim için bu önemli bir imkan. Çünkü burada Türkiye hakkında çok fazla şey keşfediyorum. Kasım’da proje bitecek ve ondan sonra İtalya’ya gideceğim ama Türkiye’ye geri gelmek istiyorum. Çünkü bu ülke bence çok güzel bir ülke ve çok fazla imkan var.” dedi.

Türkçe’yi ve Türkiye’yi çok sevdiğini belirten Fassetta sözlerine şöyle devam etti; “ İleride Türkiye’de internet projesi yapmak isterim ama şimdilik kesinlikle Türkçe konuşmayı daha da geliştirmem gerekiyor. Ondan sonra başka projeler hakkında düşüneceğim. Çünkü bence meslek için dil çok önemli. Benim için sosyal dünya çok önemli ve biz de vatandaşız. Bu nedenle yeni dünya yaratmak için efor sarf etmek en önemli şey.”

‘PROJE MESLEKİ ANLAMDA ÖNEM TAŞIYOR’

Daha öncede Türkiye’ye geldiğini ve akademik araştırmaları takip ettiğini ifade eden Fassetta projenin mesleki anlamda önem taşıdığını vurguladı. Fassetta: “  Bu projeyi biliyordum çünkü uluslararası bilim alanı okudum ve o alanda çalıştım. İtalya’da WebCid’de bu imkanlar var, 6 sene önce bir arkadaşım bana bu konuyla ilgili fikirler verdi. 6 sene önce Webcid’e aynı projeyi yaptım sadece iki ay boyunca. O proje çevre hakkındaydı. Gerçekten çok önemli bir imkan bu, çünkü farklı bir ülkede yaşamak yeni kültür yeni bir dil önemli. Bu proje de mesleki anlamda önem taşıyor ama en önemlisi de insan için önemli olmasıdır. Çünkü her gün kendimizi keşfediyoruz ve bir şeyler yaratıyoruz. O yüzden bence bu saydığım kriterler çok önemli. Bu projeleri çok az insan ve kurum biliyor. Bu nedenle belki de daha fazla farklılık yaratmak zorundayız.” dedi.

İtalya ve Türkiye’nin bir çok konuda birbirine benzediğini belirten Fassetta sözlerine şöyle devam etti; “ İtalya’da canlılık var Türkiye’de de canlılık var. İtalya’da Türkiye hakkında çok az şey biliyoruz, ben de Türkiye’ye gelmeden önce tamamen öyleydim ama her zaman diyorum Türkiye’de insanlar çok sıcakkanlı. Biz İtalyanlarla bazı özelliklerimiz benziyor. Tabiki farklılıklar var mesela dini açıdan ama sonunda bence çok benzer özelliklerimiz var.”

‘TÜRK İNSANI ÇOK NAZİK’

Türkiye’ye geldiği ilk günlerde çok sorun yaşamadığını ifade eden Fassetta Türk insanının oldukça nazik olduğunu belirtti. Fassetta: “ Türk insanlarında misafirperverlik gerçekten çok büyük. Bu yüzden hiç sıkıntı yaşamadım. Tabi bazı dönemler yaşadığım ufak sorunlar oldu ancak Türkiye’de insanlar çok nazikler. Bana her zaman yardım ettiler.” dedi. Özellikle yurt dışında Türkiye konusunda yanlış bilgilerin döndüğünü ifade eden Fassetta akrabalarına ve çevresindekilere Türkiye’yi nazik, olumlu ve İtalyanlara çok benzer olarak tanıttığını ifade etti.

‘TECRÜBE KAZANDIĞIMI DÜŞÜNÜYORUM’

Aynı proje kapsamında Makedonya’dan gelen Mustaf Mustafa proje kapsamında tecrübe kazandığını ifade etti. Mustafa: “Makedonya’dan geliyorum. Üsküp’te Uluslararası Balkan Üniversitesi’nde Siyaset Bilimleri dalında ders görüyorum, 21 yaşındayım. Türkiye’ye bu proje için arkadaşlarımdan öğrenerek geldim ve projeye katıldım. Türkiye’de bulunan bir arkadaş bu program hakkında bana haber verdi. Gönüllü olarak katılmak ister misin diye sordu. Ben de kabul ettim gerçekten katıldığıma hiç pişman değilim. Çok sayıda tecrübe kazandığımı düşünüyorum.” dedi.

Proje bittikten sonra ülkesine dönerek hem Türkiye’yi tanıtacağını hem de ülkesi için girişim ve inovasyon merkezli çalışmalar yapacağını belirten Mustafa sözlerine şöyle devam etti; “ Proje bittikten sonra ülkeme dönmeyi düşünüyorum. Aslında dönmem lazım, çünkü üniversitem devam ediyor. Orada ilgilenmem gereken işler de var. Proje bittikten sonra yüzde 99 ülkeme döneceğim gibi gözüküyor şu an bu projeden sonra belki bir proje daha düşünebilirim.”

KADIN İSTİHDAMINA YÖNELİK PROJEM VAR’

Ülkesinin Türkiye’yi örnek aldığını belirten Mustafa, proje sonunda ülkesine döndüğünde kadın odaklı bir çalışma gerçekleştireceğini belirtti. Mustafa: “ Kadın istihdamına yönelik sosyal girişimcilik üzerine bir fikrim var. Merkez aracılığıyla bu düşüncemi bir projeye çevirmek istiyorum. Devletimiz minimal seviyede destek veriyor ama Türkiye’de de destek veriliyor. ASİM tarafından başvurursak daha da önemli bir proje gibi gösterilebilir. Bu projeyi yalnız da gerçekleştirebiliriz ama daha fazla finansa gerek de olabilir. Bende de öyle bir imkan yok. ASİM tarafından proje yazma proje tasarlama eğitimi alacağım. Bu eğitimlerle projeyi tasarladıktan sonra da Erasmus ya da Avrupa Birliği’ne ASİM olarak veya Makedonya’dan kendi adıma başvuruda bulunabileceğim. Merkezin proje yapmak isteyenlere yönelik bir rehberlik etme durumu var. Bizim fikirlerimizi geliştirmeye yönelik yardımları oluyor.” dedi.