Küresel iklim değişikliği en büyük tehdit

0
36

Dünya Bankası Grubu (WBG) ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) 13 Nisan 2019’da gerçekleştirdiği Bahar Buluşmaları’nda, 20’den fazla ülkeden maliye bakanları iklim değişikliğinin etkilerine yönelik daha güçlü kolektif eylemler içeren yeni bir koalisyon başlatmıştı.

Yeni kurulan İklim Eylemi İçin Maliye Bakanları Koalisyonu (Coalition of Finance Ministers for Climate Action), özellikle maliye politikası ve kamu maliyesi kullanımı yoluyla ulusal iklim eylemini destekleyen “HELSİNKİ İLKELERİ” olarak bilinen altı ortak ilkeye de imza atmışlardı.

Helsinki İlkeleri, düşük karbonlu ve iklime dayanıklı bir büyüme için makro, mali ve kamu finansmanı yönetimi politikalarındaki en iyi uygulamaları ve deneyimleri paylaşarak maliye bakanlarını desteklemeyi amaçlamaktadır.

İklim Hareketi için Maliye Bakanları Koalisyonunun son toplantısında konuşan Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva,iklim değişikliğinin büyüme ve refaha yönelik “derin bir tehdit oluşturduğunu” ifade etmiş bulunmaktadır.

Konuşmasında iklim krizini önlemek için harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayan Georgieva, “İklim değişikliği, büyüme ve refaha yönelik derin bir tehdittir. Makro açıdan kritiktir.” ifadesini kullandı.

Georgieva, makroekonomik politikaların iklim değişikliğine karşı mücadelenin merkezinde yer aldığını belirterek, politika araçlarının Covid-19 krizini atlatmaya çalışırken bile 2050 yılına kadar net sıfır emisyonu sağlayabileceğini kaydetti. Bu politikaların ekonomik büyümeyi, istihdamı ve gelir eşitliğini destekleyecek şekilde yürütülebileceğini aktaran Georgieva, benzeri görülmemiş bir politika desteği olduğunu, krizin başından bu yana yaklaşık 12 trilyon dolarlık destek sağlandığını ve ülkelerin teşvikin yeşil yatırımlara yönelik olmasını sağlamaları gerektiğini vurguladı.

Georgieva, toparlanmanın ilk 15 yılında, yeşil altyapı hamlesinin küresel ekonomiyi ortalama yüzde 0,7 artırabileceğini ve milyonlarca istihdam yaratabileceğini söyledi.

Karbon fiyatlandırmasının bu stratejinin merkezinde olması gerektiğinin altını çizen Georgieva, bu uygulamanın doğru yapılmasının kritik olduğunu da aktardı.

Aynı toplantıda konuşan Dünya Bankası Başkanı David Malpass da ülkelerin artık daha yeşil, akıllı ve adil bir kalkınma yolunu seçme şansı olduğunu belirtti.

Düşük karbonlu teşvik programlarının sürdürülebilir, kapsayıcı ve eşitlikçi yeni işler sağlayabileceğine dikkati çeken Malpass, Dünya Bankası Grubunun gelişmekte olan ülkelerde iklim yatırımlarının en büyük çok taraflı fon sağlayıcısı olmaya devam ettiğini ve son beş yılda iklimle ilgili yatırımlarda 83 milyar dolarlık taahhütte bulunduğunu kaydetti.

Ben de IMF Başkanı Kristalina Georgieva’nın iklim değişikliğinin küresel büyüme ve refah artışına yönelik en büyük tehdit olduğu görüşüne sonuna kadar destek veriyorum.

Bugün yaşadığımız aniden ortaya çıkan Covid-19 pandemisinin küresel büyüme ve refahı ne kadar olumsuz etkilediğini yaşayarak görmekteyiz.

İklim değişikliğinin küresel refah ve büyüme üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerin ise bu pandeminin etkisinden kat be kat fazla olacağını söylemek için allame-i cihan olmaya gerek yoktur, biraz olsun kafası çalışan herkes, nasıl bir facianın gelmekte olduğunu rahatlıkla öngörebilir.

Bazı bölgeleri aşırı ısınan, bazı bölgeleri ise radikal bir biçimde soğuyan, yağış rejiminin bozulduğu, sular altında kalan kıyılar ile kuraklaşarak çölleşen kara parçalarının tarımsal üretimi çökerttiği kabus gibi bir dünyadan bahsediyoruz.

Böyle bir dünyada yaşama tutunabilmek için, oradan oraya göç etmeye çalışan, bir lokma ekmek ya da bir yudum su için gırtlak gırtlağa boğuşan milyarlarca insanın dramından söz ediyoruz.

Bu gün hala çok geç değildir, birlikte eşgüdümlü olarak hareket ederek insanların ekonomik faaliyetleri sonucunda bozulan ekolojiyi kurtarabilir ve iklim değişikliğini engelleyebiliriz.

Biraz akıl, biraz çaba ve biraz fedakarlık ile bu kabusu başlamadan bitirebiliriz, lakin hızlı karar almalı ve cesur davranmalıyız. Sahip olduğumuz teknoloji ve bilgi seviyemiz iklim değişikliğini durdurmaya yeterlidir eksik olan sadece gayret ve işbirliğidir. Gezegenimizde bulunan tüm karar alıcılar ülke, dil ya da ideoloji farkı gözetmeksizin bu amaç uğruna bir araya gelmeli ve birlikte hareket etmelidir, yoksa gelmekte olan felaketten kaçınamayız…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz