Kur nereye gelecek?

103

Soruluyor; “kurlar ne olacak?” diye, cevap veriliyor: “Olması gereken yere çabuk gelecektir”.

Bunu söyleyen kim? Ekonomiden sorumlu Bakan Sayın Nihat Zeybekçi Bey.
Kurun olması ve çabuk geleceği yer neresi acaba? Yani; örneğin dolar; 4.37’yi gördü, burası mı, 4.50 mi, 5.0 mı? Yoksa 3 lira mı? Arkadaş olduğu, olması gereken yeri bilmiyoruz ki çünkü doları koyduğumuz yer de bulamıyoruz. Bir fırlıyor, biraz geriliyor, sonra bir daha zıplıyor. Tüm cümle alem; uzmanı, yorumcusu, okumuşu okumamışı da “doların yeri bilmiyor” ama Sayın Bakan “olması gereken yer” diyor, başka bir şey demiyor. Nedeni basit: O da bilmiyor
Şu hale bakın; daha iki ay önce dolar 4 lira olu mu diyenlere “daha neler” diyenlere, bugün “4,5’a doğru hızlı ve emin adamlarla gidiyoruz” deniliyor.
Ama dikkat çeken bir şey var; Sayın Bakan son üç yıldır kurların oynamasıyla ilgili her defasında tekrarladığı “spekülasyon, manipülasyon, geçici” tanımlarını ilk defa kullanmamış. Nedenini de (yine ilk defa) *dünya emtia ve enerji fiyatları ile çarpan etkisine” bağlamış ve “enflasyonda istediğimiz noktaya gelemedik, kurdan kaynaklı maliyet artışı var” demiş. İşte budur, bunları konuşalım.
Unutmayınız ki bizim ve bizden önceki kuşak ekonomi krizlerinin dibini yaşadı. Bir yanda olup biteni anlamak, diğer yanda da o zorluklar için hayatı idame ettirmek başlı başına bir olaydı. Halen zararları kapanmadı, hatıraları bile acıtıyor. Herkes uzman oldu, yaşananları ve yaşanacakları biliyor.
Bakan Bey de o günleri (20 yıl önceyi) hatırlatıyor: *Kur maliyetine rağmen ekonomik anlamda bir zamanlar Türkiye’nin yerle bir olması gibi bir şey kimse beklemesin”. Bekleyen de yok çünkü o zamanın Türkiye’si ile dünyası bugünden farklı. Ama farklı olmayan iç dış borçların, vergilerin, zamların, enflasyonun kat kat artması. Değişenlerin yanında ekonominin değişmeyen demirbaş kalemleri korkutuyor. Bu arada Başbakan Yarımcısı Mehmet Şimşek de bir konuşmasında geçmiş zamana değinmiş ve neredeyse” o enflasyonlara bakın da bugünküne enflasyona şükredin der” gibi yorumlarda bulunmuş. Gerçekten neydi o eski enflasyonlar? Bir Latin Amerikalılar, bir de biz rekora doymazdık. Bugünden tek farkı o oranlarda maaş zammı alırdık, fazla ezilmezdik. Şimdi daha her Ocak ayında zamları sıfırlıyoruz.
DAHA ADIM ATMADINIZ MI?
Gelelim başımızın belası cari açıklara. Zeybekçi Bakan “*cari açığı kapatmak için etkin adımları mutlaka atacağız” demişler. Bu cari açığın nasıl devası büyüdüğü herkes bağırıyor ama halen adım atılacak diye bekliyoruz. Tıpkı ekonominin diğer tüm konularında olduğu, bırakın adım atmayı, dosyaları bile açılmıyor.
Ekonomide bugün bir düzenleme yapsanız, etkisi üç ay sonra çıkar, o gün de gelir bugünün düzenlemesi yetersiz kalır, iş işten geçer, aynı döngü sürer gider.
Her şey ortada. Borçla, faizle ekonomimiz yine tıkandı. Tıkandı ki vatandaş ödeme yapamıyor, hükümette paket üzerine paket açıyor. Geçen yılın bahar ayındaki coşku yaşanmıyor.
Artık” al, kullan, geri getir” tarzı beleş kredilerle de devran dönmüyor. Ne de olsa bindik bir alamete gidiyoruz seçimlere!