Bütçe görüşmeleri sırasında Meclis Genel Kurulu’nda sert tartışmalar yaşanmış, milletvekilleri birbirleri için, “Eşek gibi anırıyorsun”, “Eşek gibi anıran senin babandır”, “Mahallenin delisi” gibi sert ifadeler kullanmışlar.

Bu konudaki haberleri okuyunca, küfürlü siyaset dünyasında nostaljik bir gezi yapmaya karar verdim.

İşte geçmişten birkaç örnek:

Meclis Başkan Vekili Mehmet Sağlam, yönetim tarzına itiraz eden bir milletvekiline, Meclis kürsüsünden, “Hass…” diye bağırmıştı.

Osman Baydemir, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı iken, bir operasyona tepkisini, “Hass… diyorum, hass… diyorum… Meşe ağacının hangi dalı kimin neresine battı” demişti.

Turgut Özal’ın başbakanlığı sırasında muhalefet için söylediği, “Benimle değil küçük Turgut’la uğraşsınlar” sözü de hafızalara kazınmıştı.

Kapatılan RP’nin milletvekili Şevki Yılmaz, bir belediyenin genelev açması üzerine, o belediyenin başkanına şöyle seslenmişti: “Oraya önce karını gönder pezevenk adam!”

CHP’li Sabri Ergül’ün bir milletvekili için, “Deyyus-u ekber” demesi ile Tansu Çiller’in rakip partinin liderine, “istikrarsız” diyeceği yerde, “iktidarsız” demesi de hâlâ hatırlardadır.

++

Bu arada, rahmetli Uğur Mumcu’nun, Meclis’teki “seviyeli” tartışmalarla ilgili, “Söz Meclis’ten İçeri” isimli bir kitabı olduğunu da biliyoruz.

O kitapta, milletvekillerinin şu ifadeleri, Meclis tutanaklarına dayanarak aktarılıyor:

“Sus, kelek!”, “Mao’nun oğlusun, utanmaz adam!”, “Otur yerine Meksika buğdayı!”, “Faşist ahtapot!”

Mumcu, kitabında, sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde değil, Osmanlı Meclisi’nde de (Meclis-i Mebusan) küfürlü konuşmaların olduğunu yazmıştı.

Örneğin, Başkan Ahmet Vefik Paşa, kendisinden izin almadan konuşan bir milletvekiline şöyle bağırmış:

“Sus! Eşek!”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz