Kudüs’te Türk İzleri: Kudüs Evkâf Defteri

239

Kudüs, üç semavi dinin kutsal şehri. Kudüs, bugün ABD başkanı tarafından İsrail’e peşkeş çekilmek isteniliyor. Oysa ki Kudüs, Birleşmiş Milletler’in özel statü ile koruması altındadır. Kudüs insanlığın ortak kültür mirasıdır.

İsrail, Milattan önceki tarihlere giderek Kudüs’ü başkent yapmak istemekte. Tetikçisi ise uzun kıravatlı, kısa akıllı adam. İsrail’in bu tarih tezi kabul edildiği taktirde Kuzey Amerika, Kızılderililer’e; Güney Amerika ise Inkalar’a verilmelidir. Çünkü oraların en eski sahipleri Kızılderililer ve İnkalar’dır. İsrail, 2.000 yıl önceki sınırları ele geçirmek istiyorsa o zaman Musul, Bağdat, Urfa vs. pek çok şehir üzerinde hak iddia edecek, yayılmacı, işgalci siyasetini sürdürecektir.

Oysa ki bizim elimizde uluslararası kamuoyunu aydınlatacak birinci elden arşiv belgeleri bulunmaktadır: Kudüs Sancağı Evkaf Defteri. Bu defter Kudüs üzerinde hak iddia etmek konusunda son derece önemli bilgi ve belgelere sahip. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuyûd-ı Kadîme Arşivi’nde 406 numarada kayıtlı olan bu defter 1562 yılının Ekim ayında Osmanlı Arşivi’ne, dönemin padişahı Kanunî Sultan Süleyman’a sunulmuş.*
Defterde 95 vakıf ve 49 mülk olmak üzere 144 kayıt bulunmaktadır. Defterde ilk olarak Halilü’r-rahman Vakfı’nın gelir kaynakları sayılır. 90 ayrı kalemde birçok köy ve mezradan vakfa gelir tahsis edildiği gibi şehirdeki sabunhaneden, bağlardan, dükkânlardan elde edilen gelirler de bu büyük vakfa bağışlanmıştı. Ancak defterde bu 90 kalem gelir kaynağının toplam geliri ve bunların nerelere harcandığı açıklanmamıştır. Ramallah köyündeki kilisede ibadet eden 71 yetişkin Hıristiyan erkek de, 80’er akça olan cizyelerini (kafa vergisi) bu vakfa ödüyorlardı.

Normal olarak devlete verilmesi gereken cizyenin vakıf için ödenmesi bu vakfın devlet tarafından desteklendiğinin de kanıtı olmaktadır.
Vakf-ı Sahratullah ve Mescid-i Aksa ve Cami’ü’l-Megâribe başlığı altında toplanan vakfa 54 ayrı kalemden gelir sağlanmaktadır. Ancak bu vakfın gelir kaynakları inanılmaz derecede zengindir. Bir ekmekçi ustanın 5-6 akça, bir imamın 5-10 akça arasında yevmiye aldığı bir zamanda Kudüs’ün 17.000 akçalık resm-i kapan gelirinin bu vakfa verilmiş olması çok önemlidir. Şehirdeki 350 dükkânın kira gelirlerinden sağlanan 18.000 akça da yine vakfa tahsis edilmişti.
Göçebe Arap kabilelerinden vergi karşılığı alınan 81 baş koyunun beherine 30’ar akça kıymet konulmuştu. Beyt-i Cala köyünde bulunan Nasara kilisesi mensubu 218 vergi nüfusu erkek 17.440 akça cizyeyi vakfa ödemekteydiler.
Kudüs Müslüman şehri idi ancak bu kutsal şehirde Hıristiyanlar da Yahudiler de özgürce, güvenlik içerisinde yaşamaktaydılar. Nitekim Yahudi mahallesindeki Davud Hamamı’nın yıllık geliri 735 akça idi. Oysa ki Kudüs içerisinde Şifa Hamamı’nın yıllık geliri 4.000 akçadır. Bu rakamlar bile şehirdeki nüfus dağılımı konusunda ipucu olarak alınabilir. Kudüs Mufassal Tahrir Defteri’nde ise Müslümanlar yanında bütün Yahudiler, bütün Hıristiyanlar tek tek baba isimleri ile birlikte kayıt edilmişti.
1554 yılında Kudüs’te 8 mahallede yaklaşık 13.000 kişi yaşamaktaydı**. Müslümanlar 1987 evli, 141 bekâr erkek olmak üzere yaklaşık 10.000 kişi ile kâhir ekseriyeti oluşturmaktaydı. Yahudiler 324 evli erkek ve 13 bekâr erkekten oluşan yaklaşık 1.500 kişi idiler. Hıristiyanların nüfusu da buna yakındı.

Kanunî’nin eşi Hürrem Sultan da Kudüs’e bazı köylerin gelirlerini vakıf olmak üzere bağışlamıştı. Şehre çok önem veren Kanunî ise şehirde büyük bir imar faaliyeti başlatmış ve şehrin etrafını 12 yüksekliğinde 3 km uzunluğunda dev surlarla çevirmişti. Kudüs’e vakf edilen köylerden Dücaniye’nin gelirleri vergilerle beraber 27.110 akça; Reyha köyünün geliri 35.530 akça idi. Yine bir koyunun 30 akça olduğunu, bir kişinin günde 5-10 akça kazanabildiği bir dönemde bu çok önemli bir gelirdir. Anadolu’daki birçok köyün yıllık geliri 2.000- 3.000 akça olduğunu düşünürsek bölgenin zenginliğini ve vakfa verilen önemin büyüklüğünü anlamış oluruz. Vakıf kayıtlarının sonunda vakfın bu sayılanlardan başka diğer sancaklardan da gelirleri bulunduğu özellikle belirtilmişti.
2015 yılında Kudüs’ün önemini fark ederek böylesine kıymetli bir belge yayınını gerçekleştiren Tapu Ve Kadastro Genel Müdürlüğü yöneticilerini ve bu işe emek veren uzmanlarımızı gönülden kutluyorum.
Umarım ucuz nutuklar yerine arşive dayalı cevaplar vermek gerektiği devlet yetkilileri ve medyamız habercileri tarafından kabul görecektir.

2015 yılında Genel Müdür Davut Güney’in döneminde yayınlanan Kudüs Evkaf Defteri’nin Proje Sorumlusu olarak şimdiki Genel Müdür Gökhan Kanal görev yapmıştır. Uzman Sevgi Işık ve Fatma Ayan tarafından tıpkı basımı ile birlikte yayınlanan bu arşiv belgesinin koordinatörlük görevini ise Arşiv Daire Başkanı Zeynel Abidin Türkoğlu üstlenmiştir. Bkz.; Kudüs Vilayeti Vakıfları Defteri, Ankara 2015, TKGM Yayınları.
Kâmil Cemîl El-aselî, “Kudüs” (Osmanlı Dönemi ve Sonrası), DİA, 26, İstanbul 2002, s. 336.