Konuştukça dolar fırlıyor

88

Bizim son dönem iktidar mensubu siyasetçilerimiz özellikle ekonomide olumlu bir gelişme olsun, bununla ilgi konuşmaya çok meraklılar. Doların 5 lirayı zorladığı günlerde ağzını açmayanlar, faiz sopasıyla gerilediğini görünce adata aşka gelip konuştukça konuşuyorlar. Onlar konuştukça da dolar fırlıyor.

Hiç kimse de “yahu arkadaş herkes kendi bildiğini konuşsun, özellikle ekonomide orada burada laf etmeyin” ya da “ekonomi yönetimimiz, Merkez Bankamız gerekli adımlar atıyor, onlara sorun gibi laflar edip geçiştirin” demiyor.

Hadi, koca koca bakanlara bu söylenmez diyelim ama vatandaşa şirinlik yapılacak diye dolardan konuşuyorlar, konuştukça coşuyorlar, onlar coşunca da dolar alıp başını gidiyor. Çok iyi niyetli de olsa bu konuşmaların karşı taraftan nasıl algılandığını öngörmüyor.

Şimdi 31 Mayıs gecesine bakalım. Çalışma Bakanı demiş ki “dolar daha düşecek”. Tabii vatandaş hayran, alkış, kıyamet ama bir bakıyoruz dolar fırlamış. Nedenini araştırıyorsunuz, dünya genelinde bile yaprak kımıldamıyor. O zaman hesap şu: Elin yabancı bakıyor dolar kaç 4.50 daha düşerse zarar ederim, ne var ne yoksa anında satışa başlıyor. Lira varlıkları dolar çevriliyor, 4.60’yı buluyor, ver elini başka piyasalar.

Aynı gece, Cumhurbaşkanı Erdoğan, dolarını, dövizini bozdurun çağrısını yeniliyor. Bizim anladığımız, “arkadaş oyunlar var, dolara talebi kırmak için vatan millet Sakarya ruhuyla bu işi yapın” şeklinde. Elin yabancısı ne anlıyor: “eğer bu ikinci kampanyaya katılım olursa benim dolarıma talep kalmaz, zarar ederim, en iyisi çıkışa doğru yönelelim” . Ayrıca bakıyor Merkez Bankası raporlarına, dolar, 4.92 vurduğunda bile döviz hesaplarında önemli bir oynama yok. Sonra, “acaba devlet dolar sıkıntısı mı çekiyor da böyle vatandaştan talep ediliyor” sorusunu soruyor ve cevap bulamayınca “bu toz dumanda ne olacağı belli olmaz ben en iyisi şöyle bir gideyim”. Erdoğan’ın son İngiltere gezisindeki açıklamaların nelere mal olduğunu da unutmayalım.

Maliye Bakanı “mali disiplininden taviz verilmeyecek” diyor, ardından “kurumlar vergilerini iki puan düşüreceğim” açıklamasını yapıyor. Yabancı bakıyor: “o zaman bu bütçe açıkları daha da patlayacak”. Doları fırlatıyor, ilk uçakla gidiyor.

Zaten Ekonomi Bakanının, halen açıklamadığı doların geleceği makul seviye merakla bekleniyor. En son söylediğinde dolar 4.90 olmuştu.
Neyse ki her konuda herkesten önce konuşmayı adet haline getiren başdanışmanlardan ses çıkmıyor. Bir de onlar konuşsa, var ya faizi yüzde 50’ye çekseniz bile doları 6 lirada zor tutarsınız.

Şimdi çok geçmiş yıllar olsaydı, bu tür konuşmaların etkisi sınırlı olurdu ama şimdi öyle değil. Anadolu’nun herhangi bir köyünde “doların kafasını ezeceğiz” lafı anında Singapur’da da duyuyor Brezilya’nın balta girmemiş ormanlarında da. Bizim yandaş medya da bunu büyük bir yaygara ile verince kafalar daha da karışıyor ve ne yazık ki Londra otellerinde yeniden tesis edilmeye çalışılan güveni yer bir ediyor. Bu kadar emek, “inatlaşmadan verilen tavizler, faiziler” uygulamaya girmeden kağıt üzerinde kalıyor.

AKP iktidarlarının en büyük eksikliği ve yetersizliği kriz yönetimlerinde olmuştur. Kırk kafadan kırk ses çıkınca kısa süreden geçiştirtecek bir gerginlik derin krizlere dönüşmüştür.
Hele bir de ekonomide çıkmazlar yaşanırken ilgili ilgisiz” ağızlardan yapılan açıklamalar geriye dönüşü olmayan hasarlar bırakıyor.
Ne demişler, “söz gümüşse sükut (susmak) altındır, dolardır”. Anlayana.