KOCAMAN… ÇOCUK GİBİ…HAYVAN GİBİ ADAM…AYI …AÇLIK VE YOKSULLUK…

0
151
- Reklam -

Kültürümüzde, yazı ve konuşma dilimizde, başka dil ve kültürlerle uyuşamayacağına inandığım kelime veya deyimlerden çok var. Bunlardan birkaç tanesine, dünyadaki şiddet çeşitleri ve savaşlardan hareket ederek örneklerle değinmeye çalışacağım.


Bir kez insanlar arasında, birbirlerine hakaret etmek isterken, …..çocuğu, anneleri, kadınları hedef alan, ülkemizde küfür diye dillendirilen anlamı ağır, kendileri kısa sözcüklerin, hayvan, ayı, yılan ve …. diğer hayvan isimlerinin kullanılması, sadece Türkiye’de değil, Dünya’nın her yerinde engellenmelidir.


Beğenmediğimiz bir hareketi yapana “Kocaman adama hiç yakışmıyor, çocuk gibi adam” deniliyor bizim ülkemizde. Bunları hiç kullanmadım, asla da kullanmam. Çocuk kavramına da hakaret gibi algılıyorum. Keşke herkes çocuk gibi olabilse, temiz, dünyaya, canlılara, taşlara, sulara, toprağa güzel bakan, kentlerde bulabilirse toprakta oynayan, kum ve toprağa şekil vermeye çalışan çocuklar gibi olabilsek her yaşta. O zaman, Dünya’da savaşlar, öldürmeler, kaçakçılık, fetih, işgal olmaz. Geçmişteki utanç verici işgaller, köylerin, kentlerin ve ailelerin dağılması yaşanmazdı. Herkes doğduğu yerlerde büyür, gelişir, yerleşir, komşuları ve uzak ülkelerdeki insanlarla iletişim kurarak, konuşarak, anlaşarak yaşardı, yaşatırdı.

- Reklam -


Kim engelleyecek, çocuk ve hayvan kelimelerinin hakaret anlamında kullanılmasını? Bunları İnsan üretiyor, “iyi”leştirilmesi gereken insan. Önleyecek de insan. Hemen mi? Olasılığı yok. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, silahsız, barış için varolan ulusal ve uluslararası diğer kuruluşlar önderlik edecek. Hem de kararlılıkla.


Dünya, artık, inanç, siyaset, güvenlik, silahlanma, bireysel, ulusal ve uluslararası silahsızlanma, bireysel silahsızlanma, güvenlik, ekonomi, adalet, örgütlenme, demokrasi gibi konularda, ortak ilkelerde buluşmalı, birleşmeli, hiçbir devlet dışarıda kalmamalı, her ırk, dil, kültür, şiddet içermeyen görüşler ve inançlar kapsama alınmalı. İnsan soyu bunu başardığında, herkes bu kapsamda yer aldığında zaten şiddet sonlanacak, kimse öldürmeyecek, öldürülmeyecek, kimse ağlamayacak, annelerin gözyaşları akmayacak, ahlar, çığlıklar yükselmeyecek. Kimse korku ile evinin kapısını kapatmayacak, aç ve yoksul kalmayacak.”


İnsanlığa yakışmayan “sadaka” sözü, uygulamaları ve kültürü anılarda, kitaplarda, belgesellerde kalacak. Yine camilerde, belki diğer ibadethanelerde sadaka kelimesinin geçtiği konuşmalar yapılacak, ancak bu konuda insanlığın ve inançların vardığı “Yoksulun Olmadığı Dünya” hedefinin nasıl gerçekleştiği anlatılacak. Yeni kitaplar, yeni belgeseller bu büyük başarıyı kuşaktan kuşağa aktaracak. Bu kolay değil, ancak çok da zor değil. Bu hedef, insan aklı, yüreği, sevgisi, vicdanı, eğitimi, adalet bilinci ile çok yakından ilişkili. Doğrudan insanın doğuşu ve yetiştirilmesi ile de.


O zaman insanı yetiştirecek insanlar da çok büyük önem kazanıyor. Eğitim işte bu. Bu nedenle, kültürlere, inançlara, dillere, ırklara, kökenlere, ten rengine, cinsiyete ve diğer farklılıklara saygı duyarak, bir başka iki kelime ile hoşgörü göstererek, Dünya ortak bir eğitim politikasını başarabilir. İletişim, örgütlenme, demokrasi, adalet ve güvenlik başlıkları altındaki sorunlar, eksiklikler, kopukluklar sonlanınca zaten, eğitim ve haklarla ilgili bir dünyanın adı “Cennet” olacaktır. Çok kez başka yazılarımda da değindiğim gibi.
Dünya ve uzaya bakar mısınız?


Uzaydan her yer izlenebiliyor. Uzayın, gelecekte, silahlı çatışma alanı olması tehlikesi giderek artıyor. Tüm canlılar için büyük tehlike. Kıyametin kopmasını sağlayabilecek, sonuçları bilinemeyecek bir tehlike. Kim üretiyor bu tehlikeleri, kocaman kocaman adamlar denen insanlar. Bunlar nasıl kocaman olabilir ki. Bence “iyi”leştirilmesi gereken, yürekleri sevgisiz büyütülen, gerçek anlamda eğitilmeyen, vahşilik düzeyleri yüksek insanlar, sözde bilim insanları, sözde siyasetçiler.


Böyle tehlikelerin üretilmesi, kocaman (!) insanlara hiç yakışmıyor. Çocuk gibi de değiller asla.
Komşular arasındaki savaşlara, uzak yerlerden gelip halklara kıyanlara, silahlı çalışmalara, dökülen kanlara, gözyaşlarına neden olanlara kocaman denemez. Bunların arasında kadın bilim insanlarının (!) kadın siyasetçilerin, kadın askerlerin, komutanların, kadın silah üreticilerinin bulunmasını nasıl yorumlayabiliriz, kolay mı. Bu kadınların içinde anneler de var. Bu anneler (!), başka annelerin çocuklarının öldürülmesi, başka annelerin gözyaşı dökmesi için silahlı müdahale kararları veriyor. Karar ve emir…Bir gün gelecek, bu gezegende ve uzayda, kesinlikle böyle anneler olmayacak, isimlerini kimse hatırlamayacak. Tam ölecekler.


Diğer yandan, çocukların ölmediği, öldürmediği ve öldürülmediği bir dünya ve evren için canlarını feda veya siper eden annelerin isimleri, kitaplarda, belgesellerde, anıtlarda, heykellerde, fotoğraflarda yaşayacak. Tam ölmek olmayacak ömür bitince. Bedenler toprak altına gidecek, ancak isimler ve hizmetler Dünya üzerinde yaşamayı, örnek olmayı sürdürecekler. Toprak altındakiler duymayacaklar, ancak alkışlanacaklar, gözlerde ve yüreklerde yaşamayı sürdürecekler.


O zaman, kocaman adamlar, kocaman kadınlar, kocaman annelerin kim olduğu daha iyi anlaşılacak. Onlar için, kocaman adamlar değil, çocuk olabilseler diyeceğiz. Çünkü çocuk olabilselerdi, kimsenin çocuklarını öldürmezlerdi, hiçbir anneyi ağlatmazlar, gözyaşı dökmelerine neden olmazlardı. Yine çünkü, hiçbir çocuk, bilerek kendi annesini ağlatmadığı gibi, başkalarının annelerine acıyı yaşatmazdı.
Kocaman adam değil, koca yürekli, sevgi dolu insan olmalıyız.


Haydi sevgili anneler, aileler, siyasal partiler, siyasetçiler, eğitimciler, iş insanları, gönüllüler, çocuk yetiştirelim, çocuk yürekli kocaman insanlar olalım.


Hayvanların da haklarını koruyacak, onlara şiddet uygulamayacak, insan-hayvan-çevre ile dönen bir Dünyayı cennet yapalım.
Sadakanın, dilenmenin, yoksulluğun değil, melek gibi tertemiz insanların emeği de, olanakları da, üretilenleri de paylaştığı, adaletli, şiddetsiz, silahsız bir Dünya için yola çıkanların yanında yer alalım, öyle bir Dünyaya birlikte varalım.


Merhaba, içleri sevgi, şefkat, hoşgörü, merhamet, dostluk ve barış dolu koca yürekler…Haydi, melekleşmiş insanlar, kadınlar, anneler, çocuklar, erkekler.
Haydi insan soyu…

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz