Kıyım başladı!

0
11

Süper Lig’de sezonun başlamasının üzerinden henüz sekiz hafta geçmesine karşın teknik adam erozyonuna tanık olmaya başladık bile.

Geçtiğimiz sezon şampiyonluk yarışını son haftalara kadar sürdüren ancak ikincilikle yetinen Trabzonspor, bu sezonun başında Hüseyin Çimşir’e yol verip yerine Eddie Newton’u takımın teknik patronluğuna getirdi. Ancak İngiliz hoca, Bordo Mavili takımın başında sadece yedinci haftaya kadar gelebildi. Sekizinci hafta takımın başında İhsan Derelioğlu çıktı. Ve yönetim aldığı kararla Abdullah Avcı’yla anlaşıp takımı ona emanet etti.

Bir teknik adam değişikliği de Fraport TAV Antalyaspor’da yaşandı. Tamer Tuna’nın çalıştırdığı Güney ekibi, Tamer hocayla yollarını ayırdı ve takımın başına Ersun Yanal’ı getirdi.

Geçtiğimiz yıl formasını giydiği Gençlerbirliği’nde, sezona teknik adam olarak başlayan Mert Nobre’nin de ömrü sekiz hafta sürebildi. Başkent ekibi Mert Nobre’den boşalan koltuğa bakalım kimi oturtacak…

Bir başka taraftan kulislerde Göztepe Teknik Direktörü İlhan Palut’un da yerinin sallantıda olduğu konuşuluyor.

Pek tabi ki tahmin edebileceğiniz üzere, Beşiktaş’ta da Sergen Yalçın’ın kredisi hayli azalmış durumda. Başkan Ahmet Nur Çebi, milli maç arasında olduğumuz geçtiğimiz hafta içinde, Sergen hocayla özel bir görüşme yaparak, takımın aldığı başarısız sonuçlardan camianın duyduğu sıkıntıyı dile getirerek, bir anlamda ültimatom çekti.

Bu noktada doğrusunu söylemek gerekirse, Beşiktaş’ın mevcut konumunda, hocası Sergen Yalçın değil de farklı bir isim olsaydı, muhtemelen bu yazıda Siyah Beyazlı takımın teknik direktör değişimini de yazmış olurduk.

Evet hemen her yıl yaşadığımız teknik adam kıyımı bu sezon galiba biraz erken başladı. Aslında anlayabiliyorum, “Dere geçerken, at değiştirilmez” mantığı Süper Lig gibi, kaynayan kazan bir ortamda geçerli olmaz. Takımlar, “İş işten geçmeden” diyerek bir an önce toparlanmanın yollarını arıyorlar.

Ayrıca, bu durum kimi zaman camianın gazını almak adına da olabiliyor. Yönetimler yapılan teknik adam değişikliğiyle, yükselen sesleri bastırmak ve “Bakın tepkilerinize kulak verdik ve adamın biletini kestik” diyerek anı kurtarmayı amaçlıyorlar. Yani her zamanki gibi, içinde bulunulan o anı kurtarma politikasıyla, ‘mış’ gibi yapıyorlar

Ancak bu durum her zamanki gibi doğru ve sağlıklı sonuçlar vermiyor tabi ki.

Kalın sağlıcakla.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz