Kimin tavuğuna kış dedik anlamadım gitti…

0
34

Sustukça iyice tepemize biniyorlar. Bizden başka hiçbir ülkede görülmemiş saçma sapan bir pandemi kısıtlaması yaşıyoruz . Tamam akıl yaşta değil baştadır ama yeni nesil de akıl bilgisayar belleklerinde. Gerektiğinde oradan alıyorlar. Halbuki biz 65+’lar başta saklarız ve kullanıma sunulması çabuk olur. Üstelik de ezber değil, yaşanmışlıkların süzgecinden geçmiş, yanlışlardan ders almış akıl olur…

Medeni ülkeler senior citizen/ saygıdeğer vatandaşlar dedikleri yaş almışlarını yere göğe koymazken bizimkiler sanki kendileri yaşlanmayacaklarmış gibi asalak muamelesi yapmaları nedense bana yıllar önce basketbol yorumculuğu yaparken sevgili İbrahim Kutluay’ın babacığının yayın kulübesinin camını tıklatarak bana “İbrahim kadar başına taş düşsün” dediğini hatırlattı…Hiçbir bilimsel veri olmadan 65+ yaş grubunun Covid 19’un günah keçisi ilan edilip evlere tıkılması sendromunu yaşıyoruz. Sendromun henüz ismi konmadı ama ben size adı konmuş, bana çok tanıdık gelen asrın sendromundan bahsetmek istiyorum; Hubris (Kibir) Sendromu Brain Dergisinde yayınlanan makaleye göre, demokratik ülkelerde tekrarlayan seçim zaferleri liderlerin Hubris Sendromu’na yakalanma olasılığını arttırıyor. Hubris Sendromunun diğer bir adı Kibir Sendromudur. Genelde siyasetçilerde görülen bu hastalık “tanrısal ego” olarak da biliniyor. İlk kez, Psikiyatrist David Owen ve Jonathan Davidson tarafından dile getirilen bu sendrom, 2010 yılında tıp dünyasının önemli dergilerinden biri olan Brain’ de yayınlanmış.

David Owen ve Jonathan Davidson’a göre sendrom bir “güç zehirlenmesi” ve diktatörler Hubris Sendromuna özel bir eğilim taşıyor. Demokratik ülkelerde, tekrarlayan seçim zaferleri liderlerin Hubris Sendromu hastalığına yakalanma olasılığını arttırıyormuş. Bu hastalarda; kriz dönemleri, savaşlar ve ekonomik felaketler daha fazla kibire yani hubrise neden oluyormuş. Makaleye göre bu hastalığa yakalanan bazı siyasetçileri sayarsak; Oğul George W. Bush, Tony Blair ve Margaret Teacher. Tanı koyabilmek için aşağıdaki sayılan 14 dört bulgudan, 3 veya daha fazlası bir liderde mevcutsa; o kişi hasta demektir;1_Dünyayı, güç kullanımı yoluyla kendini yücelteceği bir yer olarak görür. 2_Öncelikle kişisel imajını geliştirmek amaçlı hareket etme eğilimi vardır.3_Görüntüsü ve ifadeleri ile orantısız bir endişe içindedir.4_Mevcut faaliyetleri ile ilgili konuşurken, bir mesih gibi yücelme eğilimi taşır. 5_Kendisini ulus veya kuruluşla bir tutar. 6_Konuşmalarında kraliyet ailesine özgü bir “biz” ifadesi kullanır. 7_Aşırı özgüven gösterir. 8_Kendisi için öteki olan grubu açıkça hor görür. 9_Diğer insanlar ya da iş arkadaşları gibi sıradan bir mahkemeye değil de sadece tarih ya da Tanrı gibi bir üst iradeye karşı hesap verebilir olduğu duygusunu taşır.

10_O üst iradenin yargılamasında, haklı olacağına dair sarsılmaz inancı vardır. 11_Gerçeklik ile bağı kopmuştur. 12_Pervasız, tez canlı, vesveseli, huzursuzdur, dürtüsel eylemler sergiler. 13_Uygulamaların, sonuç ve maliyetlerinin dikkate alınmasını önlemek için, uygulamalarını ahlak, dürüstlük hakkında “geniş tasavvurlarına” dayandırır.14_Aşırı özgüven, işlerin ters gidebileceği düşüncesinden yoksun, uygunsuz politikalar oluşturmasına neden olur. Yok artık tanıdığınız birinde hepsini, bütün özellikleride mi gördünüz? Sizin için yapabileceğim hiçbir şey yok üzgünüm…