Kimin ordusu, kime karşı kullanılacak?

0
7
- Reklam -

Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen Suriye ve Irak tezkeresinde “hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerektiği takdirde sınır ötesi harekât ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara matuf olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması, bu kuvvetlerin Cumhurbaşkanının belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilebilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkân sağlayacak düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması” paragrafı yer almaktadır.

Bahse konu tezkereye, yani izin yazısına göre 2 yıl boyunca geçerli olacak böyle bir izin Cumhurbaşkanına verilmiştir. 

Türk ordusunun terör ile mücadele kapsamında sınır ötesi harekâtta bulunması zaten bildiğimiz ve toplumun önemli bir kesimince de benimsenen bir olaydır. Neticede eğer bir terör örgütü sizin sınırlarınızın ötesinden size saldırıyor ya da tehdit teşkil ediyorsa onu etkisiz hale getirmek son derecede doğaldır.

- Reklam -

Bu tezkere de son derecede anormal olan ise yabancı yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin verilmesidir.

Hangi ülke ya da ülkelere ait silahlı kuvvetlerin, hangi ülke ya da ülkelere karşı kullanılmak için Türkiye Cumhuriyeti topraklarına gireceğine, böyle bir uygulamaya neden ihtiyaç duyulduğuna dair meclis bilgilendirilmeden bu izni istemek sizce de tuhaf değil mi?

Ayrıca bu kadar kapsamlı ve ucu açık bir yetkiyi tek bir adama bırakmak ne kadar doğru bir iştir?

Bu tezkereyi görünce Irak krizi konusunda hükûmet tarafından 25 Şubat 2003’te TBMM’ye sunulup genel kurulda reddedilen ve tam adı “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunması için Hükûmet’e yetki verilmesine ilişkin başbakanlık tezkeresi” olan tezkere aklımıza geldi.

O gün reddedilen tezkere bu gün kabul edilmiş oldu…

İnsanın aklına elbette sorular geliyor, neticede Suriye ve Irak cephesinde ne Amerikalıların ve nede Rusların artık Türkiye’ye pek bir ihtiyacı kalmadı. Suriye iç savaşı sönümlendi, İŞİD ağır bir yenilgiye uğratıldı, İdlib’de Türkiye’nin korumasında olanlar dışında pek bir savaşçı da kalmadı. Esad ve Rusya galip geldi, herhalde Suriye’de olacak bir çatışma için Rus askerleri bizden yardım istemeyecektir. Peki, YPG destekçisi ABD Türkiye’den yardım ister mi, utanmazlık yapar da yardım isterse biz yardım eder miyiz? Hiç sanmam…

Irak savaşı da yatıştı ABD buradaki askerlerinin önemli bir kısmını da çekti ve buraya tekrar dönmek isterse herhalde artık Türkiye’den yardım istemeyecektir. Rusya’nın ise böyle bir konuda Türkiye’den yardım istemesi olası değildir.

Bölgede aktif şekilde bulunan Rusya, ABD ve bazı diğer batılı ülkelerden hangilerinin bu amaçla Türkiye’de asker bulundurmak isteyeceği son derecede anlamsız bir soruya dönüşmektedir.

Tezkerenin 2 yıllık olduğu düşünülürse böyle bir vadede bölgede şu andaki çatışma ortamının değişebileceği, mesela denkleme İran’ın girip girmeyeceği sorgulanmalıdır.

Malum İran, İsrail, Amerika ve batı dünyasının hedefindedir. İşler diplomasi ve yaptırımlar ile yoluna sokulamazsa İran’a yönelik bir askeri operasyon gündeme gelebilir. Amerika’nın Türkiye’yi böyle bir operasyonda kullanmak isteyeceği ise aşikârdır.

İster istemez insanın aklına ekonomik sorunlar karşısında bileği bükülüp diz çöktürülen bir iktidar biçare kalıp Amerika’nın bu talebine boyun eğmek, Türk topraklarını ve Türk askerini İran harekâtında kullandırmayı mı kabul edecek mi düşüncesi geliyor…

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz