Ekonomimizin her tarafında sorunlar yaşanırken, milyonerlerimizin sayısı artmış. Son 7 ayda 27 bin kişi daha milyonerler sınıfına atlamış.

Milyoner sayılmanız için bankada bir milyonun liranın üzerinde paranız olması gerekiyor. Bu dönemde 166 bin 25’e ulaşan milyonerlerin sayısındaki artışı, enflasyona, döviz kurlarındaki artışa ve yüksek faiz getirine bağlamak mümkün.

Bu konuda esas üzerinde durulması gereken, bu milyonerlerin bankalardaki mevduatın neredeyse yarısına sahip olmaları ve kontrol etmeleri. Bu paranın yarısı lira diğer yarısı da dövizden oluşuyor. Milyonerlerin mevduatındaki artış 200 milyar olması sadece TL’nin değer kaybına bağlamak mümkün. Bu gidişle milyoner sayısı yılsonuna kadar daha da artabilir.
Dünyada ise işler başka dönüyor. Milyonerlik sınırı bizdeki gibi bankadaki paraya göre değil 30 milyon dolar yıllık gelir olarak alınıyor. Wealht-X adlı kuruluş tarafından 75 ülke temel araştırılarak hazırlanan 2018 raporuna göre bu milyonerlerin sayısı yüzde 12.9 artarak 255 bin 810 kişiye ulaşmış. Dahası sahip oldukları servet 30 trilyon doları geçmiş. Rakam bizim gayrisafi milli hasılamızın neredeyse 7 katı.

Milyonerlerin sayısı en çok Uzak Asya’da artmış. Buradaki milyonerler gelirlerini daha çok imalat sektöründen elde ederken ABD’dekiler ise paralarını finans sektöründe çoğaltıyorlar. Orta doğu ve Afrika ülkelerindeki milyonerler sayısı ise bahse konu değil.

Bu durumu yayınladığı makalede değerlendiren Prof. Dr Abuzer Pınar “içinde insanların ve bu insanların tercih ve taleplerinin olmadığı, ülkeye yönelik önemli kararların hasbelkader ülkeyi yönetenlerin iki dudağı arasında olan bir siyasi yapılarda zenginleşmek mümkün müdür?” sorusuyla yanıt arıyor.

Her şeye rağmen ülkemizde zenginlerin artmasına iyimser gözle bakalım ama Abuzer Hocamızın dediği gibi “zenginliğin adil olarak dağıtılması” da bir o kadar önemli.

VARLIK FONU VARMIŞ

Büyük umutlarla bir o kadar da ne işe yarayacak tartışmaları ile kurulan ve iki yıldır hiçbir varlık gösteremeyen, kamuoyu tarafından unutulan Türkiye Varlık Fonu’nun yönetimi yeniden yapılandırıldı.
Yönetim kuruluna işadamları ve yeni akademisyenler girdi, bürokrat ve danışman ağırlıklı eski yönetim gönderildi. Yeni yönetimin en dikkat çekici yanı Fon Başkanlığına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelmesi.
Bu durum gelecekte seçilecek “Cumhurbaşkanı Türkiye Varlık Fonu Başkanlığını da üstlenir” geleneğini yerleştirebilir. Böylece işin siyasi ve icra sorumluluğu ve hesap verilebilirliği daha sağlam temellere oturabilir. İşe Fonun bugüne kadar sağlanan gelirlerini açıklamak başlamak güveni daha da artıracaktır.

FAİZ YÜZDE 20 OLUR

Merkez Bankası’nın en önemli faiz artış kararı öncesinde tahminler doludizgin gidiyor. Buna bizde katkı yapalım ve tahminen Banka faizleri yüzde 20’yi geçmeyecek şekilde ayarlayacak. İşin mantığı belli: Azı karar, çoğu zarar.
Ayrıca yapılacak bu artış, enflasyonu mu yoksa liranın değer kaybını mı önleyecek göreceğiz ama bildiğimiz ekonomimiz yeni faiz oranıyla yeni parametreler üzerinden kendine çıkış aramaya devam edeceği olmasıdır.

FACEBOOK YORUMLARI