Ekonomide işler ters gidince her ay bir suçlu bulmayı alışkanlık haline getirdik.

Aralık’ta kuru soğancılar, Ocak’ta zincir marketler, Şubat’ta hal komisyoncuları ve toptancılar, şimdi de döviz spekülatörleri.

Kim bunlar derseniz cevabı basit. Hepimiz. 1980’lı yıllardan buyana döviz alım satımının serbest bırakılmasıyla hepimiz “dolarize” olduk,.yediden yetmişe her gün döviz kurlarını delice izlemeye başladık.

Sabah kalkıyoruz dolar kaç oldu, akşam yatıyoruz dolar yarın fırlar mı diye her yerde her köşede konuşuyoruz. Dolar biraz oynasa psikolojik eşikler koyup örneğin bugünlerde olduğu gibi “dolar altı lira, avro yedi lira olur mu” diye sağa sola sorup duruyoruz. Bu yönden bakarsanız, istisnasız hepimiz spekülasyonun dik alasını yapıyoruz esasında.

Bir de bu işi profesyonel olarak yapan yani geçimlerini bu yolla sağlayanlar var. Tüm bankalarda yatırım danışmanı ve/veya müşteri temsilci diye çalışanlar var. Görev tanımları müşterilerine para kazandırmak.

Bunlar sizin tasarrufunuzun daha fazla kazanç sağlaması için akıl veriyorlar, yol gösteriyorlar. İsterseniz her gün dolar şuraya iner veya çıkabilir, hisse senedi borsasında şu kağıt prim yapabilir, faizler yükseliyor şeklinde bilgi akışı sağlıyorlar, günlük değerlendirme, yorum bültenleri gönderiyorlar. Karar verirseniz sizin adınıza döviz, altın hisse senedi veya diğer yatırım araçlarını alıyorlar satıyorlar.

Şunu söyleyelim bu bankacılar, son döviz dalgalanmasında suçlu ilan edilip “bedelini ağır ödeyeceksiniz” sözlerinden çok alınmışlar. Konuştuğum bir banka yatırım danışmanı “bizim işimiz bu, ne suçumuz var” diyor.

Bu arkadaşların önünde her türlü bilgi ekranı açık, tüm piyasaları anında izliyorlar, tahminlerde bulunuyorlar, size para kazandırmak için olup bitenden haberdar ediyorlar. Şimdi bunlardan biri kalkıp “dolar Nisan’da 7 lira olur, paranızı dolara yatırın” derse spekülasyon yapmış mı olur? Bize göre hayır. Sokaktaki vatandaş da benzeri tahmini yapıyor, hatta “paran varsa dolar al” gibi tavsiyede de bulunuyorsa söz konusu danışmanlarla aradaki fark ne?

Dolar, yaklaşık 7 aydır aynı dar bantta dalgalanırken her şey iyiydi, ama nasıl ki oynamaya başladıysa neden “hemen suçlusunu bulalım” yarışına girişiliyor?

Peki, vatandaşın bankalarda lira tasarruflarını geçen yabancı para hesaplarına ne diyeceğiz? O zaman her gün üç beş kuruş karşılığı dolar, avro alanlar da mı spekülatör? Eğer böyle ise yatırım amaçlı döviz alan herkes zan altındayız.

Tıpkı AKP’ye veya Cumhur ittifakına oy vermeyenlerin terörist damgası yediği gibi şimdi de spekülasyon yapanlar etiketi yapıştırılıyor.

BU İŞİN CEZASI NE?

Şu da var, neden seçim sonrası ağır bedeli ödettiriliyor? Hemen bugün kesilsin cezaları, alem görsün. Nasıl bir ceza gelir, “sen Türkiye Hazinesini zarara uğrattın” diye milyonlarca dolarlık para cezası mı verilir yoksa faaliyetlerine örneğin bankacılık izini mi iptal edilir veya devlet el mi koyar? Bugüne kadar spekülasyon yapıyor diye böyle cezalar uygulandı mı? Hayır.

Spekülasyon bu işin fıtratında var zaten. Bu nedenle artık her türlü sıkıntıda “spekülasyon yapılıyor, bedelini ağır ödeyecekler” diye suçlu aramaktan vazgeçilmeli.

Tek çözüm, piyasaları ve vatandaş doğrularla ve gerçeklerle bilgilendirilmeli. Aksi takdirde “sabah yükselmeyecek” dediğiniz dolar akşam olmadan bir anda fırlar, panik içinde mali, parasal ve hatta polisiye önlemler almaya başlarsınız ama iş işten geçmiş olur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz