KHK ile idam cezası da gelsin

141

Son Kanun Hükmündeki Kararname ile 15-16 Temmuz 2016 hain FETÖ kalkışmasına müdahale edenlere yargı muafiyeti getirildi. Neden bir buçuk yıl sonra böyle bir karar, kimin hakkında nasıl bir suçlama, soruşturma, dava var da böyle bir uygulama devreye sokuldu, bilinmiyor. Ancak bu hüküm geçmiş zamanı kapsıyorsa idam cezası da geri gelsin.

Bu hükmün getirdiği, sadece bu tarihi mi yoksa gelecekteki benzeri olayları kapsar mı, eline sopasını, palasını alan sokağa fırlayıp, “terörist, darbeci sandım, vurdum” derse ne olacak tartışmalarını bırakalım; iki konuyu hatırlatalım:
Birincisi; bir hukuk devletinde yasalar geçmişe doğru gitmez, geleceğe yöneliktir. Verilecek ceza suçun işlendiği tarihteki yasalara göre belirlenir.
İkincisi yasalar bazı özel durumlar dışında kişi ve kişilere yönelik ayrıcalık getiren hükümler içermez, herkesi bağlar.
24 Aralık KHK’siyle, eğer yasalar geriye doğru işleyecekse, o zaman sadece 15 Temmuz hainleri için idam cezası da gelsin. Hatta başta çocuk tecavüzcüleri olmak üzere diğer suçlar için de daha geçmişe gitsin ve uygulansın. Tarihini konuyu uzatırsanız 1999’da idama mahkum olan bölücü terörün başını bile kapsam içine alınır.

ÇOK İSTENİYORDU

15 Temmuz olaylarından sonra idam cezası gündemimize geldi. Başta Cumhurbaşkanı ve MHP günlerce gündemde tuttular.
“Hükümet getirsin, Meclis’ten geçsin, anında imzalarım” diye meydanlar inletildi. MHP “ben hazırım” dedi, hatta “niye getirmiyorsun” diye Hükümeti de eleştirdi.
Sonra “kem küm” denildi, başta Avrupa Birliği de tepki gösterince konu unutuldu. Unutulmaya esas gerekçe idam cezası gibi cezaların geçmişte işlenen suçlara ve yargı kararlarına uygulanmayacağı idi.
Şimdi madem artık yasalar geriye işliyor, madem belirli kişi ve kişileri kapsıyor; işte fırsat; KHK kapsamında “idam cezası” düzenlemesi de yapılsın. ”Efendim, anayasa değişikliği ister filân” derseniz, o da sorun değil
Nedeni; KHK düzenlemelerine Anayasa Mahkemesi “ben bakmam” diyor. Yani KHK düzenlemelerini iptal ettirecek, yürütmeyi durduracak bir makam, mevki yok. KHK’ye idam konusunda, kelime oyunlarıyla, OHAL kapsamında “örneğin 1999 tarihinden buyana ağır müebbet cezası alanların suçları idam cezasıyla yeniden ele alınır” diye bir madde eklenir. Konu Meclisin gündemine sokulur, iş biter.
Meclisi, parlamenter sistemi tamamen devre dışı bırakan, demokrasi, insan hakları gibi kavramları askıya olan, yüz binlerce insanı devletten ihraç eden, milyonlarca çalışan hakkında kadro yolu açan, Hazine’yi Vakıfbank’a ortak yapan, Varlık Fonu’nun borçlanmasına garanti veren, illeri, ilçeleri başka yere taşınmasına karar veren böylesine güçlü KHK’ler idam konusunda mı çaresiz kalacak?

DEVİR KHK DEVRİ

Meclis’te Abdullah Öcalan’ın idam cezasını müebbet hapse çeviren, sonra da seçim meydanlarda ip atarak “asın bu adamı” diyen MHP bu konuda ısrarcı olmalı. Her konuda Cumhurbaşkanı ve AKP’ye tam destek veriyorsa kalksın bu konuyu da gündeme getirsin. Cumhurbaşkanı zaten dünden hazır ki “İdam” dedikçe alkıştan inleyen meydanların görüntüsü de ortada. O zaman MHP ve Cumhurbaşkanı ve de Hükümet “yasalar geriye işlemez” derlerse, “24 Aralık KHK’si ne iş” diye soramazlar mı adama?
Arkadaş; devir KHK devri. Yaz içine ne varsa, geriymiş, dünmüş, oymuş buymuş, hiç fark etmez, istenilen düzenleme yap. Artık yasalar geriye yürütülüyorsa, bazı kişiler, gruplar “dokunulmazlık zırhına” sokuluyorsa, idam konusunu da halledin gitsin.