KESK: KAMU EMEKÇİLERİ VE EMEKLİLERİNİN MAAŞLARINA EN AZ YÜZDE 50 ZAM YAPILMALI

0
173

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonundan geçen kanun teklifinde kamu emekçilerinin maaşı ve gelir vergisindeki kesinti tutarının belirsizliğine
ilişkin açıklamalarda bulundu.

ESMA ALTIN– KESK, 15 Aralık 2021 tarihinde asgari ücretin belirlenmesi ve vergi muafiyetinin getirilmesi neticesinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundan geçen kanun teklifinde bu konudaki belirsizliklere dikkat çekerek açıklama yaptı. Bu durumun kamu emeklilerinin maaşlarında nasıl bir etki yaratacağını ve gelir vergisinin tutarının ne olacağına ilişkin belirsizlikler yaşandığını belirten KESK, bu belirsizliğin derhal giderilmesi ve vergide adalet sağlanması talebinde bulundu.
‘ASGARİ ÜCRET KOMİSYONU KARARI YOK SAYILIYOR’
Gelir vergisinden muafiyet konusunda yaşanan belirsizliklerden dolayı KESK tarafından yapılan açıklamada şunlara yer verildi; “Bilindiği üzere 15 Aralıkta toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2022 yılı asgari ücretini brüt 5 bin 4 TL olarak açıklamıştır. Net asgari ücretin ise gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi kaldırılarak 4 bin 253 TL olduğu, gelir vergisi kesintisi kaldırıldığı için Asgari Geçim İndiriminin de kaldırıldığı, dolayısıyla eş ve çocuk durumuna bağlı kalmaksızın tüm asgari ücretlilerin aylık net 4 bin 253 TL ücret alacağı kamuoyu ile paylaşılmıştır. Ayrıca komisyon toplantısından sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan basın açıklamasında ‘tüm ücretlerin asgari ücrete tekabül eden kısmının gelir vergisinden muaf olacağı’ açıklanmıştır.
Buna rağmen geçtiğimiz Cuma günü iktidar vekillerince TBMM’ye sunulan yasa teklifinde, Asgari Ücret Tespit Komisyonunda alınan kararın ve bu kararın kamuoyu ile paylaşıldığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı basın açıklamasının aksine bir düzenleme yapılmıştır. Söz konusu teklifte sadece asgari ücretlilerden yapılan gelir vergisi ve damga vergisi kesintisinin kaldırılması yönünde bir düzenleme yapılmış, dolayısıyla kamu emekçileri de dahil diğer bordrolular için gelir vergisi ve damga vergisi muafiyetine yer verilmemiştir. Kısacası Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararı ile atılan adım yok sayılmıştır.
‘MÜCADELEMİZ, YASA TEKLİFİNDE DEĞİŞİKLİĞİ MECBUR KILMIŞTIR’


Konu ile ilgili ülkenin çeşitli bölgelerinde mitingler düzenleyerek seslerini duyurmaya çalışan KESK, bunun neticesinde kanun teklifinde bir değişikliğe gidilmesini sağladıklarını ve netice itibari ile 20 Aralık’ta yapılan değişiklik ile konuya açıklık getirildiğini belirterek şunları kaydetti; “TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen yasa teklifinde yapılan değişiklikle tüm bordroluların maaş ve ücretlerinden söz konusu maaş ve ücretlerin ödendiği ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşülecek, sonra kalan tutara gelir vergisi uygulanacaktır. Ayrıca Asgari Geçim İndirimi (AGİ) eş ve çocuk durumuna bakılmaksızın tüm bordrolular için kaldırılacaktır.
Buna göre; 2022 Ocak ayı itibari ile brüt asgari ücret 5 bin 4 TL olacaktır. Asgari ücretli işçinin sosyal güvenlik kurumu pirimi 700,56 TL yani brüt ücretin yüzde 14’ü, işsizlik sigorta pirimi ise 50,04 TL olacaktır. Bu durumda 2022 Ocak ayından itibaren işçilerin ücretlerinin 4 bin 523 TL 40 kuruşluk bölümü gelir vergisinden muaf olacak. Üstündeki tutar gelir vergisine tabi olacaktır.”
‘KAMU EMEKÇİLERİ İÇİN BELİRSİZLİK DEVAM EDİYOR’
Kamu emeklileri için hala belirsizlik havasının devam ettiğini belirten KESK, şu ifadelere yer verdi; “İşçiler için açık olan bu düzenlemenin maaş unsurları dolayısıyla gelir vergisi matrahı hesaplaması farklı olan kamu emekçileri açısından nasıl uygulanacağına ilişkin bir belirsizlik yaşanmaktadır.
Edindiğimiz bilgiye göre yasa teklifinde değişiklik yapılan komisyon toplantısına sadece işçi sendikalarının, konfederasyonlarının temsilcileri katılmıştır. Dolayısıyla kamu emekçileri sendikalarının, konfederasyonların söz konusu toplantıya katılımının sağlanmaması, söz konusu belirsizliğin yaşanmasına, özellikle AGİ’nin kaldırılması ile birlikte kamu emekçilerinin düzenleme öncesine göre kayıp yaşayacağına ilişkin endişeler yaratmıştır.
KESK olarak yaşanan belirsizliğe son verilmesi için, başta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olmak üzere tüm yetkilileri, söz konusu teklif TBMM Genel Kurulu aşamasına gelmeden önce kamu emekçilerinin öznel durumuna ilişkin net bir açıklamaya yapmaya çağırıyoruz.”

- Reklam -


‘KAMU EMEKLİLERİNİN VE İŞÇİLERİN YAŞADIĞI KAYIPLAR HER GEÇEN GÜN DEVAM EDİYOR’
Yapılan çalışmalar neticesinde gelir vergisinin ilk diliminin olması gerekenden daha düşük tutulmasının kamu emeklileri ve işçi çalışanlar için geçinme sorununu devam ettirdiğini kaydeden KESK, şunları aktardı; “Sonuç olarak eğer yasa teklifinin tüm bordroluları kapsar hale gelmesi önemli bir adımdır. Ancak bu adım iğneden ipliğe zam sağanağının sürdüğü, hayat pahalılığının arttığı koşullarda tek başına yeterli değildir. Çünkü gelir vergisi dilim tutarları yıllardır bırakalım mutfakta, sokakta, pazarda yaşadığımız gerçek enflasyonu, resmi olarak açıklanan Yeniden Değerleme Oranlarının (YDO) bile altında artırılmaktadır.
Yapılan çalışmalar gelir vergisi dilim tutarlarının 2000 yılından bugüne Yeniden Değerleme Oranında artırılması halinde 2021 için 24 bin TL olan ilk dilimin 60 bin TL, 2022 yılı için ise 82 bin TL olacağını göstermektedir. Buna rağmen bugün açıklanan tebliğe göre Gelir Vergisi birinci dilim tutarı 32 bin TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda işçilerin, kamu emekçilerinin maaşlarından, ücretlerinden kaynakta peşin peşin kesilen gelir vergisi yükü ağırlığını korumaktadır. Öte yandan kamu emekçilerinin, emeklilerin, işçilerin gelirinde yaşadığı kayıp her geçen gün artmaya devam etmektedir.
KESK olarak, Kamu emekçilerinin ve emeklilerin önceki dönem kayıplarının giderilmesi için maaşlarının en az asgari ücrette yapılan yüzde 50,4 artış oranı kadar artırılması, işçilerin, emekçilerin vergi yükünü daha fazla artırmak yerine faiz ve servet gelirlerinin vergilendirilmesi, Anayasanın temel eşitlik ilkesinde de ifadesini bulan ‘az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması;’ ve insanca yaşamaya yetecek ücret için mücadelemize devam edeceğiz.”

- Reklam -