Katar Katar gidiyorlar

0
46

Eskiden deve kervanları vardı katar katar develer ipek ve baharat yolunda, uçsuz bucaksız steplerde, çöllerde bir memleketten diğer bir memlekete malları taşırdı…

Sonra devir değişti, şimendifer icat oldu; katar katar vagonlar çelik ağlarda dünyanın bir ucundan diğer bir ucuna her türlü malı taşımaya başladılar.

Bu yüzden katar dendi mi benim aklıma hep giden gelen mallar, taşınan yükler gelir.

Birde Orta Doğu’da Arap yarımadasında Basra körfezi kıyılarında bizim Katar olarak adlandırdığımız petrol ve doğal gaz zengini küçük bir emirlik var. Petrol rezervlerinin keşfedilmesinden önce Katar ekonomisi balıkçılık ve inci avcılığına bağlıydı, ama 1940’larda petrol rezervlerinin keşfiyle ülkenin tüm ekonomisi çok büyük bir değişime uğradı çok ciddi bir zenginlik patlaması yaşandı. 2,15 milyon nüfuslu Katar, artan petrol fiyatları ve sahip olduğu doğal gaz rezervleri sayesinde artık kişi başına düşen gelire göre dünyanın en zengin ülkesi oldu.

AKP iktidarının Katar aşkı malum lakin her Katar kelimesi geçtiğinde bir alışveriş hikayesi de beraberinde geliyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin malları, mülkleri katar katar Katarlılara satılıyor bu aralar.

Hatırlayınız 2018 yılında Katar Emirliği’ne ait 400 milyon dolar değerinde VIP donanımlı Boeing 747-8 tipi bir özel uçak, Cumhurbaşkanlığı uçak filosuna katılmıştı. Bu ultra lüks uçağı, Katar Şeyhi Temim bin Hamed Al Sani’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisi ve Türkiye’ye olan güveni nedeniyle bu uçağı hediye ettiği söylenilmişti. Eğer bu uçak cidden bir hediye ise, emin olun bu hediye dünyada bir siyasinin bir başka siyasiye duyduğu sevgi yüzünden verdiği en pahalı hediye olarak anılacaktır.

Arap ahalisini iyi kötü tanırım, sevgi dendiğinde en çok parayı sevdiklerini de bilirim, bu yüzden o zamanlar yahu eğer bu bir hediye ise emin olun bunlar kaz gelecek yerden tavuk esirgemiyorlardır demiştim, sonra yaşanan olaylar da bu öngörümü doğrular nitelikte oldu.

Önce Tank Palet fabrikası ihalesiz ve bedelsiz olarak Katarlılara gitti. Ülkede yer yerinden oynadı, kıyamet koptu AKP iktidarının Katar aşkı o kadar büyüktü ki milim geri adım atmadı. İçeriği meçhul bir anlaşma ile askeri endüstrimizin göz bebeği Tank Palet Fabrikası Katar ortaklı bir şirkete “tank” yapacaklar diye devredildi. Onca zaman geçti ortada ne tank var, ne palet ve nede bir yatırım yapıldığını duyan gören…

Arada Katar Emrinin annesinin Kanal İstanbul için düşünülen güzergahta arsa, arazi kapattığına dair haberler de çıktı ama göreceli olarak daha küçük işler olarak kaldı.

En son olarak da Katar Emiri Türkiye’ye geldi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret etti ve bu ziyarette 10 kadar anlaşma imzalandı.

Bu 10 anlaşmadan en dikkat çekeni varlık fonu bünyesindeki Borsa İstanbul hisselerinin yüzde 10 kadarının Katarlılara satılması oldu. Ortada ihale yok, fiyat nasıl belirlendi, kaç lira oldu bilen yok; aldım aldım, sattım sattım muhabbeti ile gitti BİST’in yüzde 10’u…

Yahu durun, babanızın çiftliğinden mal satmıyorsunuz, kamu malı bunlar, yok mu bu işin bir yolu, yöntemi, kanunu? Diye sormaya bile fırsat olmadı…

Bu arada “İstinye Park Hisselerinin Devrine Dair Anlaşma” Katar Yatırım İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Mansur bin İbrahim El Mahmoud ile Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk arasında, “İstanbul Haliç Altın Boynuz Projesine Yapılacak Potansiyel Ortak Yatırıma İlişkin Mutabakat Zaptı” Haliç Altın Boynuz Marina Turizm Gayrimenkul İnşaat Yatırım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Fettah Tamince ile Katar Yatırım İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Mansur bin İbrahim El Mahmoud arasında, “Global Liman İşletmeleri ve QTerminals W.L.L Arasında Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.’nin Hisse Devrine ve Satın Alımına Dair Anlaşma” Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Katar Devleti Ulaştırma ve İletişim Bakanı Jassim bin Saif El Sulaıtı arasında, imzalandı.

İmzalanan bu anlaşmalar çerçevesinde Antalya Limanı, İstinye Park ve Haliç Altın Boynuz Projesi de Katarlılara gitmiş oldu.

Eğer bu ülke demokratik bir hukuk devleti ise kamuya ait bu malların kime, kaça, niye satıldığı fiyatın ve alışveriş kurallarının nasıl belirlendiği derhal açıklanmalıdır.

Katar Emiri de bilmelidir, bu ülkede demokrasi var ve seçimlere de hepi topu 3 yıl kaldı, halkımız bu şeffaf olmayan alış verişlerin hesabını sandıkta soracaktır ve varsa bir hukuksuzluk emin olmalıdır ki bunun hesabını hem alan ve hem de satan verecektir. Şimdiden söyleyeyim de sonra ne oldu benim paracıklarıma diye sızlanmasın emir hazretleri…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz