AKP’nin yerinde olsam kasımda baskın seçim yapardım.

Nedenleri?

Yaz ayları artık bitti. Her zaman olduğu gibi, yaz ayları insanların rahat ettiği bir dönemdir. Sebze meyvelerin bollaştığı, fiyatlarının nispeten düştüğü, turizm mevsimi sebebi ile döviz sıkıntısı çekilmediği, havaların sıcak olması ile doğal gaz, elektrik faturalarının rahatsız etmediği bir dönemdir.

Enflasyon mevsimsel olarak yaz ayları düşer. Ayrıca, geçtiğimiz sene Rahip Bronson hadisesi dolar kuru 7,2 TL’ye çıkması ardından enflasyon 2018 Eylül ayında % 6.30 seviyesinde idi.

Eylül 2019 Eylül’de enflasyon oranı % 6.30’un altında olması, ekim içinde geçerli olan aynı baz etkisi sebebi ile ekim sonu enflasyonun % 10 veya yarım puan altında kalacaktır.

Temmuz ve eylülde yapılan toplam 750 baz puan (%7,5) merkez bankası politika faizi, temmuz ile ekim enflasyon oranları beklentileri ile yapılmıştı.

Tabi, TÜİK enflasyon rakamları hiç kimse ve kuruluş tarafından inandırıcı bulunmamaktadır. Eylül için TÜİK aylık enflasyonu % 0.86 olduğunu açıklarken, İstanbul ticaret odası % 2,4 bulduğunu belirtti.

TÜİK enflasyonu % 15 olarak açıklıyor ancak, gerçek enflasyonun % 35 ila 40 arasında olduğu tahmin ediliyor. Enflasyon ölçümlerinde kullanılan hizmet ve ürünler değiştirilip ve ağırlıkları istenilen oranda kullanıldığı zaman istediğiniz enflasyon oranına ulaşabilirsiniz.

Her neyse, elimizde TÜİK var, başka seçenek yok şu an için.

Merkez bankası yılsonu enflasyon beklentisi, % 12,8 ve yılsonu dolar TL beklentisi 5.90’ a geriledi.

Bu olumlu ekonomik göstergelerin müdahaleler ve manipülasyonlar ile devam ettiğini herkes bilmekte. Hiçbir ülkede hem enflasyon, hem kur, hem faiz düşmez. Böyle devam ettirmeye kararlı görünen bir ekonomi yönetimi var. Onlarda bunun farkında olduğunu tahmin ediyorum.

En geç aralık ayı itibari ile tüm müdahaleler ve suni baskılar ile biriken enerji, ekonomik kasırga ile neticelenecektir.

Esasen, Ak partinin önünde 4 sene kadar zaman var. Yeniden seçim olunca bu süre artmayacak ama kurulması açıklanan en az iki siyasi parti çalışmalarına devam ederken hükümet önünde 4 sene süreyi göremiyor olabilir.

Ekonomide acilen alınması gereken kararları, hükümet önünü göremez ise alamaz. Radikal ekonomik tedbirler alınmasının elzem ve acil olduğunu ekonomi yönetimi çok iyi biliyor.

Bütçenin ihtiyacı olan zamlar arka arkaya gelmeye başladı ama yeterli olmadığı için daha fazla zamların ve vergilerin gelmesi gerekecek.

Yani, Ak parti için en geç aralık ayı baskın seçim için en doğru tarih olduğunu düşünüyorum.

Ekonominin zarureti dışında, Ak partinin parçalanma süreci içinde olması, erken seçimi zorlayan önemli faktördür.

Ak parti, kurulması planlanan partilere zaman tanınması onların güçlenmesini ve tabana yayılma fırsatını vermek istemeyecektir.

Ak parti için baskın seçimin tüm şartları oluşmuş ve ileriki aylar veya yıllarda yapılacak seçimin AKP için daha iyi bir netice vermesi zor.

Şimdi önemli olan ittifakları kim kiminle yapacak?

Erdoğan, Saadet partisi genel başkanı Temel Karamollaoğlu ile görüştü.

Meral Akşener Erdoğan ile yakınlaşma sağlarken ‘’biz anahtarız ‘’ diyor.

HDP tamamen PKK’nın bir parçası olarak görülüyor ve kapatılma tehditleri havada uçuşuyor. HDP’nin devre dışı kalması güney doğu bölgesinde AK partinin milletvekili sayısını en az 60 sandalye arttırması muhtemel olduğu biliniyor.

Babacan ve Davutoğlu’nun kuracağı partilerin büyük olasılıkla Saadet partisi ile ittifak yapacağı kanaatindeyim.

AKP, MHP, İYİ parti bir blok, Saadet partisi, Babacan ve Davutoğlu ikinci blok ve CHP ile HDP tek başlarına ittifaksız olarak seçimlere girebileceğini düşünüyorum.

Yukardaki tabloya baktığımızda, CHP’nin ittifak ortağı bulamaması hedef olduğu anlaşılıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz