Kağıt toplayıcı iki çocuk; yaşları 16 ya var ya yok, yol kenarında uygun bir yer bulmuş dinleniyorlardı.

Biri öbürüne, “Müthiş bir planım var” dedi.

Öbürü merakla arkadaşının yüzüne bakıp sordu:

“Neymiş lan o müthiş plan!”

Planı olduğunu söyleyen çocuk, coşkuyla anlatmaya başladı:

“Çin’de binlerce kişinin ölümüne neden olan hastalık var ya… Bu hastalığın belirtileri yüksek ateş, öksürük, mide bulantısıymış.

Şimdi bir hastaneye gidelim, bu belirtilerin olduğunu söyleyelim. 

Bizi karantinaya alırlarsa yaşadık. 

Televizyonda gördüm yiyip içip 14 gün yan gelip yatılıyor otel gibi bir yerde…”

Arkadaşı gülüp, “Bize kim inanır ki oğlum. Keşke inansalar ama inanmazlar. Boş yere hayal kurma” yanıtını verdi.

Plan sahibi çocuk ısrarcıydı:

“Ya kardeşim, denesek ne olur sanki…”

Konuşmaları bu minval üzere sürüp bir sonuca bağlanmadan bitti.

İki çocuk, çöp kutularından kağıt toplamak için el arabalarıyla yeniden yola koyuldular.

++

Emekli bir gazeteci arkadaşımın tanık olduğu olayı anlattım size…

Koronavirüs karantinasına alınıp hastanede bir odada 14 gün dinlenmeyi hayal eden bir çocuk.

Ve ona, “Bize kim inanır ki oğlum. Keşke inansalar ama inanmazlar. Boş yere hayal kurma!” diyen arkadaşı…

++

“Büyüyoruz, gelişiyoruz, kalkınıyoruz” nutuklarının çok ötesinde bir Türkiye gerçeği, dahası bir Türkiye dramı değil mi bu?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz