Her yerde bir “Kara Cuma” ilanları aldı başını gidiyor. Anlı şanlı firmalar batı ülkelerinden esinlenerek Kasım ayının son haftasında büyük indirimlerle bir günlüğüne satış yapmaya hazırlanıyorlar. Tepkilerden kaçınmak için de adına bu defa Efsane Cuma demeye başladılar.

İsmi ne olursa olsun bu esasında bir pazarlama stratejisi. Elde ne kadar modası, sezonu geçmiş, depolarda şişmiş ürün varsa satışa çıkarılıyor. Çöp olmaktansa bir “ekonomik dönüşüm” sağlaması açısından iyi bir uygulama ancak tartışılması gereken konu Cuma günün önüne gelen sıfat değil bu ürünlerin fiyatları gerçekte ilan edildiği kadar düşürülüyor mu ya da söylendiği kadar indirim yapılıyor mu?
Firma “yüzde 10 benden, yüzde 10 enflasyonla mücadeleden, yüzde 10 da KDV almıyoruz” şeklinde bağırıyor. Böylece 100 liralık bir ürünün fiyatını 70 lira olarak ilan ediliyor. Örnek aldığımız bu fiyat esasında Ağustos ayı ve öncesinin fiyatı. O gün o fiyat koyulmuş fakat satılmamış. Şimdi indirim diye o fiyattan satılması isteniyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre geçen Eylül ayına, yani kur patlamasından sonraki döneme ait perakende ciroları, cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22.5 oranında artmış, yani neredeyse yıllık enflasyon artışı ile aynı. Bir başka deyişle piyasalar kendini enflasyona endekslemiş, fiyatlarını ayarlamış.
Bu artışlara enflasyon mu neden oldu ya da tam tersi yapılan zamlar mı enflasyon arttı, tartışılır ama esasında indirim günleri denilen satış kampanyasında ucuzlayan bir şey yok. Çok ucuzlayanı varsa da işe yaramaz, üretimi bitmiş demode bir üründür.

CUMADAN SONRASI?

Bir günlük de olsa bu tür kampanyalar enflasyonun düşmesine bir nebze katkısı olabilir ama o da sadece Kasım ayı için. Ya sonrası? Meçhul. Eski ürünler yani depolarda bekleyenler ucuz ama yerine koyulacak yeni ürünler şimdiki enflasyon oranından ya da yeni kur düzeylerinden fiyatlandırılacak. Dolaysıyla yüz liralık bir ürün en az 125 lira olacak.
Bu durumda indirimler sonrasında fiyatlardaki aylık artış neredeyse yüzde yüz artacak. O zaman seyredin Ocak-Şubat enflasyon oranlarını. Aynı konu enflasyonla mücadele adıyla yapılan kampanya için de geçerli. Bunlara bir de yeni yıl maaş, ücret ve diğer zamlarını da eklersek oran daha da büyüyor.

YİNE VADELİ PLANLAR

Enflasyonla mücadele konusunda beklenen somut adımlar ise “indirim” bağırtıları dışında yok. Yerli yabancı piyasalar ve yatırımcılar bu konuda yeni bir şeyler duymak istiyor ama Sayın Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’dan net bir şey söylemiyor.

Bakan’ın en son söylediği, enflasyonla mücadelede orta ve uzun vadede yeni çalışmalar yapıldığı. Nedir, nasıl olacak, vade nedir, göreceğiz ama eğer bu konuda bir güven verilecekse iş böyle uzun zaman dilimlerine yayılmamalı. Bu tür dönemlerde ekonomi şok ölmeler ister. Ayrıca kağıt üzerindeki hesapların çarşıya uymayacağını da hatırlatırız. Bu arada Bakanın ekonomideki daralmayı, durgunluğu göz ardı edip ekonominin “anormal dengelerinden” dolayı oluşan bir iki olumlu gelişmeye, örneğin dış ticaret açığının kapanması, ödemeler dengesinin fazla vermesi, tahvil faizlerinin düşmesi gibi, sarılması oluşturulmak istenen güven ortamına fayda sağlamıyor. Biliyoruz ki dış ticarette açık, ihracattan değil ithalatın yüzde 25’lere varan azalmasından kaynaklanıyor. Bu da cari açığın fazla vermesine neden oluyor yani geçici ve dönemsel. Bakanın sadece enflasyona bel bağlamayıp örneğin sanayide Eylül ayındaki yüzde 2.3 oranındaki gerilemeden de bahsetmesi inandırıcılığına katkı sağlayabilir.. (NOT. İndirim kampanyalarına Kara Cuma, yani Black Friday denilmesi batıdan özenti. Geçmişte “vay efendim, Cuma günü bizim için önemli, nasıl kara olur” diye mağazaları basan fanatikler olmuştu. Bu tür tepkilerden kaçınmak daha tuhaf isimler koyuluyor, örneğin Efsane Cuma gibi (ne demekse) . Zam yaptıklarında da Kara Cuma Efsanesi diyelim).

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.