Kanser öncesinde, sırasında ve sonrasında beslenmenin çok önemli olduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Serap Andaç Öztürk, bu dönemde meyve ile sebze tüketiminin önemine dikkat çekti.

Bilimsel çalışmalara göre beslenmenin kanser üstünde yüzde 35 etkisi olduğunu ifade eden Medicana İnternational İstanbul Hastanesi Beslenme ve rejim Uzmanı Serap Andaç Öztürk, “Besinler, kişiyi kanserden korumada ve tedavide destekleyici olduğu gibi içerdikleri veyahazırlama esnasında oluşturdukları kanserojenlerle de süreci olumsuz etkileyebilirler” dedi. Andaç Öztürk, tedavi öncesi veya sonrasında tüketilmesi gereken azıkları sıraladı. 

“IZGARADA KIRMIZI ET PİŞİRİMİNE DİKKAT” 

Kırmızı etin pişirme yöntemine dikkat çeken Beslenme ve rejim Uzmanı Serap Andaç Öztürk, “Izgara yapılırken hasarlı bileşikler oluşur. kalabalık ortamlarda yapılan yemeklernde pişirme ısısı ve sürecine dikkat edilmeyeceği için (etin yanması ya da direk ateşle temas etmesi gibi) tatil ortamında bu biçim hazırlanmış etlerden uzak durmakta faydada vardır” diye konuştu. 

BOL BOL SIVI TÜKETİN ALKOLDEN UZAK DURUN 

Alkolün ‘kanserin arkadaşı olduğunun altını çizen Serap Andaç Öztürk, “Alkolden uzak durmalısınız. Yapılan çalışmalara göre alkol tüketimi ile ağız, farinks, larinks, ösefagus, kolon, akciğer, rektum, karaciğer ve bağır kanseri risklerini arttırmaktadır. bolca bolca sıvı ve çay tüketmelisiniz. Hücrelerin muntazam işlev gösterebilmesi ve vücudumuzdaki toksinlerin atılabilmesi için su tüketiminin kafi seviyede sağlanması gerekmektedir. Çay içerdiği fenol ve antioksidanlar sebebiyle kanserin önlenmesinde önemlidir. Bu sebeple içecek tercihinizi açık çaydan yana kullanabilirsiniz. Asitli içecekler ve karbonhidrat oranı yüksek olan meyve sularından uzak kalmalısınız” ifadelerini kullandı. 

SÜT VE YOĞURT TÜKETİN 

Düzenli süt ürünü tüketiminin kolorektal kanser riskini azalttığını ifade eden Öztürk, “Ancak yeni yapılmış çalışmalarda prostat kanserinin saldırgan biçimleri için süt tüketiminin riskli olabileceği gösterilmektedir. Bunlar göz önüne alındığında olağan zamanda ve tatilde yoğurt tüketiminin aksatılmaması gerekmektedir” dedi. 

GÜNDE 2 PORSİYON MEYVE 3 PORSİYON SEBZE 

Meyve tüketiminin bazı kanser cinslerine karşı önleyici bir etkisi olduğunu vurgulayan Öztürk şu tavsiyelerde bulundu: 

“Ağız, larinks, farinks, ösefagus, serviks, akciğer ve mide kanserlerine karşı önleyicidir. Yeşil ve sarı sebzeler özellikle mide kanserine karşı koruyucudur. gene aynı biçimde nispeten nişasta içeriği düşük olan ıspanak, domates ve biber, ağız, larinks, farinks ve ösefajyal kanserlere karşı olası önleyici etkisi vardır. Genel tavsiye olarak günde 2, maksimum 3 porsiyon meyve, sebze grubundan ise günde 3 yada 4 porsiyon tüketmeye itina gösterilmelidir. Ayrıca sebze ve meyvelerde bol miktarda bulunan C vitaminin yüksek doz alımında helicobakter piloriye (gastrit mikrobu) bağlı gelişen mide kanserlerinin önlenmesinde destekci olabileceği de gösterilmiştir. Açık büfelerde tabağınızın büyük kısmının sebzelerden oluşuyor olması gerektiğini aklınızdan çıkartmayın. Ara öğünler için de meyvenizi yanınıza almayı unutmayın. Sebze ve meyvelerde bulunan kanser önleyici unsurlar; antioksidanlar, vitamin C, vitamin E, selenyum ve fitokimyasallardır.” 

KIZARTMA YAĞLARINA DİKKAT 

Kızartma, kavurma şekilleri ile yapılan azıklarda yağların oksidasyonu sonucu kanserojen maddelerin açığa çıktığını hatırlatan Öztürk, “Tatilde lezzet amaçlı kızartma ürünlerin servis edilmesi mümkündür ancak kullanılan yağ çeşidi ve kalitesi istediğimiz seviyede olmaması ve sağlık üzerine olan olumsuz etkileri sebebiyle mümkün olduğunca kızartılmış azıklardan uzak kalınması, daha sıklıkla, buharda, haşlama ve fırın yöntemlerle pişmiş azıklar tercih edilmesi gerekir. Deney hayvanları ve insanoğlu üstünde yapılan çalışmalar çok fazla yağ tüketiminin hormona dayalı kanserler, kolorektal kanser riskini arttığını göstermektedir. gene yağların ateş ile teması sonrası kanserojen maddeler açığa çıkmaktadır. Yazın özellikle yağları güneş görmeyecek bir yerde saklamak içindeki muhtemel artacak hasarlı maddelerin oluşma riskini azaltacaktır” ifadelerini kullandı. 

“HAYVANSAL BESİNLER KANSER RİSKİNİ ARTTIRIR” 

Fazla hayvansal kaynaklı protein tüketimi kanser riskini artırdığının altını çizen Öztürk, “Az tortu tüketimi, fazla al et tüketimi ve omega 3 ve omega 6 yağlarının dengesizliği kanser riskinin artmasına katkıda bulunabilir. Günümüzde besinler, azıklara konulmuş olan bazı katkı maddeleri, azıkların pişirilme biçimleri dahil birçok faktör, kanseri oluşturan sebepler arasında sayılmaktadır. ancak unutulmamalıdır ki azıkların kanserden koruyucu birçok pozitif etkisi de bulunmaktadır, bütün bu etkilernden yararlanabilmek için azıkların hazırlanma, satın alma, gizleme ve pişirme yöntemlerine çok dikkat etmemiz gerekmektedir. Kemoterapi ve radyoterapi esnasında ise beslenme teklifleri kısmi olarak değişmiş olduğu ve hastalığın seyrindeki belirtilerne ait değişiklikler yapıldığı için bir beslenme uzmanından yardım alınması zorunlulukluğu unutulmamalıdır” dedi.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.