Memleketin ekonomik sıkıntılarının gelecek yıllara nasıl yayıldığını, sadece devletin, 2023 yılından itibaren hiç dış borç almasa bile her yıl, yarısı faiz olmak üzere ortalama 10 milyar dolar ödese en yakın 2035 yılında bitebileceğini daha önce belirtmiştik.

Benzeri bir durum kamu yatırımlarında da kendini gösteriyor. Bugünden itibaren hiçbir yeni proje başlatılmasa ve her yıl ortalama 88 milyar lira kaynak ayrılsa bile tüm projeler tümüyle en 2023 ortalarında bitebilecek.
Şu an itibarıyla kamu kaynaklı üç bin 212 proje yürütülüyor. Bunların toplam proje tutarı 2010 yılından buyana 804,6 milyar liraya ulaşmış durumda. 2018 yılı dahil bu projelere giden para 408 milyar lira yani, proje tutarlarının yarısı karşılanmış. 2019 sonrasına kalan projeler için 408,6 milyar lira daha gerekecek.
Cumhurbaşkanlığı Bütçe ve Strateji Başkanlığı’nın hesaplamalara göre, tüm mevcut projelere her yıl 88 milyar liralık ödeme yapılsa bile en az 4,5 yıl sonra tümüyle tamamlanacak. Zamanında bitirilmesi için her yıl en az bu kadar para bulunması gerekiyor ama süreç daha şimdiden bozuldu.
2019 yılı bütçesinde tasarruf amaçlı olarak kamu yatırımları için ayrılan para 65 milyar lira. Yani 23 milyar lira daha az. Eğer gelecek yıllarda da benzeri tutarda para bulunsa bile, projelerin tamamlanması için en az 5 buçuk yıl gerekiyor.
Biz böyle diyoruz ama sadece bu yıl toplam proje tutarı 21,5 milyar lira tutarında çok yıllı yani gerçekleşmesi yıllara yayılmış 276 projeye daha start verilmiş. Yeni başlanıldığı için yıllık ödeneği ise sadece 1.7 milyar lira olarak tutulmuş. Sadece bunların da diğerleri gibi 2023 yazında bitirilmesi için her yıl 4.3 milyar lira gidecek.
Kamu yatırımları ekonominin lokomotifi haline geldi. En çok da ulaştırma haberleşme alanlarına yatırım yapılıyor. Yapılsın, güzel diyoruz ama şu ekonomik kriz ortamında kamu daha fazla tasarruf etmeli. Kuş uçmaz kervan geçmez yerlere bile yapılan duble yollar, günde 10 kamyonun geçtiği dağlara kilometrelerce tüneller çok şart mı? Şartsa daha uzun vadeli olarak planlanmalı.
Bu durumda bir öncelik sıralaması yapılmalı. Tamamlanmak üzere olanlara hız verilmeli, daha yeni olan veya halen proje olanlar bekletilmeli.
Bu yönde hükümetin tasarruf amaçlı beyanları var, bir an önce karar verilse de şu borç alarak veya zar zor sağlanan kaynaklar heba olup gitmese.

OTOMOTİV STOP ETTİ

Geçmişte üretim ve satışlarla yere göğe sığdıramadığımız otomotiv sektörü adada kan ağlıyor. Halen ihracatta başı çekiyor ama iç satışlarda dibe vuruyor.
İki veri, Otomotiv Distribütörleri Derneği’ne göre, geçen Ekim ayındaki satışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre, yüzde 76 oranında azalmış.
Türkiye İstatistik Kurumu’na göre de trafiğe kayıtlı araç sayısı Eylül ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 29 gerilemiş. Geçen yılın Eylül ayında 76 bin taşıt trafiğe çıkarken bu yılki rakam 29 binde kalmış..
Bu çarpıcı gerilemede hiç şüphesiz yüzde 50’leri bulan ÖTV ve yüksek banka kredi faizleri en büyük rolü oynuyor. Merkez Bankası verilerine bakıldığında, yılbaşından buya taşıt kredilerinde; mevduat bankalarında yüzde 13.3, katılım bankalarında yüzde 21.4 oranında düşüş var.
Şimdi ÖTV’de 10 puanlık indirim kim derdine deva olur bilinmez ama bu eğilim böyle giderse, gelecek yıl otomobil satışları tamamen durur. En etkin çare vergileri indirmek.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin