Kalp krizinin gizli tehdidi; kalp ritim bozukluğu

0
9

İSTANBUL, (DHA)- Kalp ritminde görülen bozukluğun ve kalbin olması gereken ritme göre daha yavaş ya da daha hızlı çarpmasının kalpte ritim bozukluğuna neden olduğunu belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Naser Can, “Kardiyak aritmilerde erken teşhis ve uygun tedavi kalp krizi, felç ve ani ölüm risklerini minimuma indirir” dedi.

Kalbin elektriksel olarak uyarılarak hareket eden ve vücuda kanın pompalanmasını, dokulara ihtiyaç duyulan oksijenin ulaştırılmasını sağlayan organ olduğunu belirten Medicana Avcılar Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Naser Can, kardiyak aritmiler hakkında önemli bilgiler verdi.

KALP KRİZİ VE FELÇ RİSKİNE DİKKAT

Kalp ritminde görülen bozuklukların kalp krizi, felç gibi ölümcül komplikasyonları beraberinde getirebileceği uyarısında bulunan Dr. Naser Can, “Kardiyak aritmi, kalpte ritim bozukluğunun bulunması durumudur. Aritmiler kalbin hangi bölümünden kaynaklandığı veya kalp atış hızını ne şekilde değiştirdiğine göre çeşitli alt türler altında incelenir. Genel olarak kalbin olması gerekenden daha hızlı atması taşikardi, daha yavaş atması durumu ise bradikardi olarak adlandırılır. Türüne ve kalbi etkileyiş biçimine bağlı olarak değişmekle birlikte kardiyak aritmilerde yaygın olarak görülen belirtiler arasında, kalp çarpıntısı, kalp atışının düzenli olmaması, kalpte tekleme hissi veya kalbin duracakmış gibi hissedilmesi, baş dönmesi, göz kararması veya bayılma, nefes darlığı yer alır. Kardiyak aritmi belirtileri bulunan hastalarda elektrokardiyografi (EKG), holter izlemesi gibi uygulamalarla kolaylıkla teşhis edilebildiğini vurguladı. Bunların yanı sıra efor testi, ekokardiyografi, elektrofizyolojik inceleme ve koroner anjiyografi gibi yöntemler yardımıyla kalpte aritmiye yol açan kalp hastalıkları var ise bunlar da tespit edilerek tedavi süreci buna göre şekillenir” diye ifade etti.

KARDİYAK ARİTMİNİN NEDENLERİ VE RİSKLERİ

Aritmiler kalpte doğumsal olarak var olan veya sonradan oluşan çeşitli hastalıklardan kaynaklı olarak ortaya çıkabilir ve bu durum kardiyak aritminin kalp krizi ve felç gibi olumsuzluklara yol açma olasılığını güçlendirir diye kaydeden Dr. Naser Can şu konulara dikkat çekti:

“Bununla birlikte bazı sağlıklı bireylerde de nedensiz şekilde aritmi sorunu görülebilir. Kalpte ritim bozukluğu bulunan bireylerin bir kısmında ise bu durum hormonal dengeyi etkileyen hastalıklar, anemiler veya bağ dokusu hastalıkları gibi çeşitli sistemik sorunlarına bağlı olarak oluşur. Sağlıklı bireylerde zaman zaman görülen aritmiler herhangi bir risk oluşturmayabilir ve tedavi gerektirmeyebilir. Altta yatan bir kalp hastalığı veya sistemik hastalık söz konusu ise bu durumda ciddi komplikasyon gelişme olasılığı oldukça yüksek olabilir. Kalbin karıncık ve kulakçıklarında bulunan yapısal bozukluklar, kalp yetmezliği, koroner arter hastalıkları gibi durumların varlığı halinde kalp krizi ve buna bağlı felç, ani ölüm riski bulunur. Dolayısıyla kardiyak aritmi belirtileri yaşayan tüm hastaların kardiyoloji uzmanlarına danışarak muayeneden geçmeleri gerekir.”

KALPTE RİTİM BOZUKLUĞU NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Dr. Can, “Kardiyak aritmiler, türüne ve kalbin çalışması üzerindeki etkilerine göre farklı şekillerde tedavi edilebilir. Tedavide sıklıkla kullanılan antiaritmik ilaçlar yardımıyla çoğu durumda taşikardiler büyük ölçüde önlenebilir ve kalp ritmi düzenlenebilir. Bu tedavilerin yeterli olmadığı veya ilaca bağlı yan etkilerin söz konusu olduğu hastalarda kateter ablasyonu olarak da bilinen elektriksel tedavi seçeneklerine başvurulabilir. Bu uygulama ile kalpte aritmiye neden olan odak kısım belirlenerek buraya yönelik yakma veya dondurma gibi işlevler gerçekleştirilir. Bazı kardiyak aritmi türlerinde ise cerrahi tedavi gerekir. Belirli aritmi türlerinde kalp pillerinin yerleştirilmesi ile tedavi gerçekleştirilebilir. Bunun yanı sıra özellikle kalp hastalıklarının tedavisine bağlı olarak gerçekleştirilen operasyonlar sırasında aritmi tedavisine yönelik uygulamalara da yer verilebilir. Kardiyak aritmilerde erken teşhis ve uygun tedavinin kalp krizi, felç ve ani ölüm risklerinin minimuma indirilmesinde önemli etkileri bulunur” ifadelerini kullandı.