Kadınlar bir kaç sayıdan ibaret mi?

0
169

Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız,  yârimiz
ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen
Nazım Hikmet

8 Mart Dünya kadınlar günü geldi. Yine toplumumuzun yaklaşık yarısını oluşturan kadınlarımızın sorunlarını hatırlar olduk. Kadınların günümüzde yaşadığı sorunlarla, toplumda gündem olmaya devam edecek gibi de gözükmektedir.
Tabi ki sadece sayılar her şeyi ifade etmeyecektir. Sayıların oluşturduğu kümenin hangi sorununa bakarsanız, o tarafı size gözükecektir. Bu nedenle toplumsal yaşam sadece sayılardan ibaret değildir.
Kadınlar da sayılarla ifade edilemez. Sadece kadınlarımızın toplumsal yaşamda sayısal veriler ışığında nasıl bir pay aldıklarını bize göstermesi açısından önemlidir.
Türkiye nüfusunun yaklaşık yarısı kadınlardan oluşmaktadır. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre; 2019 yılında, kadın nüfus 41 milyon 433 bin 861 kişi, erkek nüfus 41 milyon 721 bin 136 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle; toplam nüfusun %49,8’ini kadınlar, %50,2’sini ise erkekler oluşturdu.
Ülkemizde yaşam süresi 2016-2018 verileri ışığında ortalama yüzde 78,3 yıl, kadınlarda 81,0 yıl, erkeklerde ise 75,6 yıl oldu. Kadın ve erkek yaşam süresi kadınlar lehine 5,4 yıldır.
Sağlıklı yaşam süresi 2016-2018 sonuçlarına göre; sıfır yaşında bulunan bir kişi için, Türkiye’de toplamda 58,3 yıl, kadınlarda 56,8 yıl ve erkeklerde 59,9 yıl olarak hesaplanmıştır.
Kadınlarımız için ulusal eğitim istatistikleri verilerine göre 25 yaş üstü her hangi bir eğitim seviyesini tamamlayanların oranlarının artığı gözükmektedir. En az bir eğitim düzeyini tamamlayanların oranı cinsiyete göre incelendiğinde; 2008 yılında, kadınlarda %72,6, erkeklerde %89,8 olan bu oran, 2018 yılında sırasıyla %84,5 ve %95,9 oldu.
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; 2018 yılında, Türkiye’de 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı %47,4 olup bu oran kadınlarda %29,4, erkeklerde ise %65,7 oldu.
Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; çalışma hayatında kalma süresi, 2013 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki kadınlarda 16,7 yıl, erkeklerde 37,7 yıl iken 2018 yılında çalışma hayatında kalma süresi kadınlarda 19,0 yıl, erkeklerde 39,3 yıl oldu.
Kazanç Yapısı Araştırması, 2018 sonuçlarına göre; 2018 yılında yıllık ortalama brüt kazanç 49 bin 001 TL oldu. Bu değer, kadınlar için 46 bin 208 TL, erkekler için 50 bin 297 TL olarak tahmin edildi.
Kazanç Yapısı Araştırması, 2018 sonuçlarına göre; cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda ve tüm eğitim düzeylerinde erkek ücretinin lehine gerçekleşti. Cinsiyete dayalı ücret farkı toplamda %7,7 oldu. Bu fark, en fazla %28,8 ile meslek lisesi mezunu erkekler ve kadınlar arasında görülürken en az fark %14,3 ile lise mezunu erkekler ve kadınlar arasında oldu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi verilerine göre; 2019 yılında 589 milletvekili içerisinde kadın milletvekili sayısının 102, erkek milletvekili sayısının ise 487 olduğu görüldü. Meclise giren kadın milletvekili oranı, 2007 yılında %9,1 iken bu oran 2019 yılında %17,3 oldu.
Evlenme istatistiklerine göre 2019 yılında kadınlarda evlenme yaşı 25,0 iken  erkeklerin 27,9 oldu.
ADNKS sonuçlarına göre; resmi evliliklerde eşler arasındaki eğitim farkı incelendiğinde, 2018 yılında kadınların %41,2’sinin kendilerinden daha yüksek eğitimli erkeklerle evli olduğu, eşlerinden daha yüksek eğitimli olan kadınların oranının ise %14,3 olduğu görüldü. Eğitim seviyeleri aynı olan eşlerin oranı %43,1, eğitim seviyeleri farkı bilinmeyen eşlerin oranı ise %1,5 oldu.
2019 yılında kaba boşanma hızı binde 1,88 oldu. Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre; 2019 yılında mutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı %52,4 oldu. Kadınlarda mutluluk oranı %57,0 iken erkeklerde bu oran %47,6 oldu.
Evli bireylerin %55,6’sının, evli olmayan bireylerin ise %45,1’inin mutlu olduğu görüldü. Evli kadınların %60,2’si, evli erkeklerin %50,6’sı mutlu olduklarını beyan ederken evli olmayan kadınların ise %49,1’i, evli olmayan erkeklerin %41,3’ü mutlu olduğunu ifade etti.
Bu istatistikî veriler kadınlarımızın durumlarının sosyal yaşamımızda bir görümünü göstermektedir. Bu demek değildir ki kadınların sömürü ve baskı düzenin getirdiği zorluklarla karşılaşmamaktadır. Bu nedenle kadınlar sadece birkaç sayıdan ibaret değildir.
Kadına karşı uygulanan şiddet, çalışma hayatındaki eşitsizlikler, eğitimden alınan payın eksikliği ve sosyal eşitsizlikler, tarih boyunca çeşitli şekiller alarak günümüze kadar gelmektedir.
Büyük usta, şairimiz Nazım Hikmetin dizelerinde canlandırdığı kadınlarımız bizim kadınlarımız, yaşamımızın yarısı anamız, yârimiz, avradımız.
Toplumun yarısı olan kadınlarımızın hak ettikleri eşit, özgür ve yaşanabilir bir ülkeyi öncelikle erkekler olmak üzere hep birlikte kurmalıyız. 
8 Mart Dünya kadınlar günü kutlu olsun.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz