Kadın pilotun ağlatan öyküsü

0
379

İran’da düşen özel jeti kullanan Türk Hava Kuvvetleri’nin ilk kadın pilotlarından Melike Kuvvet’in hayat hikayesini okurken gözyaşlarımı tutamadım. Bir kez daha içimden “beter olsunlar” diyorum. Ama korkum o ki yarın bir yerlerden tekrar pıtrak gibi ortaya çıkmalarıdır.

Fethullah Gülen’in kumpasçı ona buna düzme suçlar yükleyen elebaşlarından söz ediyorum.
Tek suçu, milliyetçi ve Atatürkçü olmak olan askerlerin hayatına kabus gibi çöktüler. Çünkü onlar kendilerine biat eden tarikat elemanı askerler istiyordu.
Kendilerine biat etmeyenleri de işte bitirdiler. Bunlardan biri de İran’da düşen jetin pilotlarından, Melike Kuvvet. Bu kadın askerin yaşadıklarını okuyunca intihar ettiğini öğrensem şaşırmam.

Kolay değil, o yaşadıklarını kaldırabilmek. Bir başına, anacığıyla birlikte Her şeye göğüs gelmek zorunda kalmış.
Tek suçlu ise yine asker bir arkadaşının çocuğunun düğününde bir tane şarkı söylemek.
Bir asker mesai dışında düğüne gidemeyecek mi, şarkı söyleyemeyecek mi? İnsanız yahu etten kemikten! Hem nöbet tutan askerlerin şarkılar türküler söylediğini hiç duymadınız mı siz?
Ben çok yerde denk geldim. Yıllarca yaptım haber görüntülerinde bile gördüm cephede orada burada asker insan sonuçta küçük bir mola da dertli bir türküyü seslendirdi diye cezalandırabilir misiniz?
İşte bir böyle bir görüntünün kısacık bir bölümünü Montajlarla, pavyonlarda gece kulüplerinde şarkıcılık yapıyorsun diyerek hiç alakası olmayan bir insana suç yüklemişler.

Miş’li konuşuyorum çünkü bilmediğimiz daha nice işler yapmışlar işte bakın böyle çıkıyor ortaya yaptıkları pislikler, birer birer. TÜBİTAK ele geçirmeden önce bu belgelerin hepsinin sahte olduğu tespit edilmişti ancak oraları da ele geçirerek düzdükleri sahte belgelerin hepsini kendi kendilerine onaylatmış oldular.
Haberleri sadece medyadan öğrenen “ey halkım” ise, yaptıkları sahte haberlere suçlamalara inandılar.  Tabi nerden bilecekler araştırmacı gazeteci değil her önüne gelen haberleri izliyorlar. Oysa medya mensuplarının çoğu bunların nasıl bir çete olduğunu iyi bilirdi Ama ona rağmen sesini çıkarmayanlar da bugün kendilerini iyi bilirler utansınlar diyorum.

FETÖ’nün kumpasına kurban giden Melike Kuvvet, yaşamını sürdürebilmek için sivil havacılıkta pilotluk yapmaya mecbur kalmış ama iş bulması öyle kolay olmamış.
Çünkü Ordu’dan atıldığı için elinde sadece helikopter pilotluğu belgesiyle ortada kalmış ve ödemek zorunda kaldığı yüklü tazminat ile. Jet pilotluğu belgesini alabilmek için gittiği eğitim yeri de Fethullah’dan kapatılmış. Melike askerin şanssızlığı, nereye gitse karşında Fethullah Gülen yani. Tam orduya döneceği günü beklerken, Bu son eğitim yerinin Fethullah ile bağlantılı olduğunu söylenerek suçlanmış.
Bu arada yaşadığı sıkıntılar ödemeye çalıştığı borçlar kira her şey yanına kâr kalmış. Elbette mecazi anlamda söylüyorum bunun kârı mı olur?
Bu cemaat mi çete mi olduğu belirsiz topluluğun Türkiye’ye verdiği zararı hep birlikte görüyoruz.
Köşesinde oturup sorunlarla yalnız başına mücadele etmeye çalıştı, gururlu bir Türk askeri, gururlu bir Türk kadını olarak. Bugün onun yanında olanlar dün neredeydiler acaba?

Bu yaşadıklarından sonra psikolojik durumu ne idi çok merak ediyorum. Hiç destek aldı mı? Kolay şeyler değil yaşadıkları ve burada uzun uzun yazmaya gerek duymuyorum eminim bütün haber sitelerinde okumuşsunuzdur yaşadıklarını, diğer kumpas mağduru askerlerle benzer şeyler yaşamışlar işte.
Ben sadece buna vesile olanlar hakkında yazıyorum. Şimdi birçoğu FETÖ’cü gazeteciler ortalıkta iş arıyorlar ve maske takıyorlar. Bu maskelere inananlar var mı, bilemem.
Eskiden Fethullah Gülen’i bana metheden birisi bugün “Allah belasını versin” diyor ve iş arıyor. Eyvallah hiçbir gazeteci aç kalmasın ama doğruyu söylesin, “eskiden Fethullah yanlısıydım ama şimdi değilim” desin.
Şimdi hala bir yerlerde varlar, sessizler, bekliyorlar kış uykusuna yatmış vaziyette.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz