Kadın hastalığı olarak biliniyor erkekler de risk altında

0
129
- Reklam -

Özlem YURTÇU KARABULUT  / İSTANBUL (DHA) – KADIN hastalığı olarak bilinen polikistik over sendromu (PCOS), yani yumurtalıklarda çok sayıda iyi huylu kistin ortaya çıkmasıyla kendini belli eden ve ömür boyu tedavi gerektiren hormonal bozukluk, tam olarak bir “kadın hastalığı” olmayabilir. PCOS görülen kadınların ailesindeki erkeklerde diyabet riskinin 2,5 kat arttığı belirlenirken, Avrupa Endokrinoloji Derneği Üyesi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, önümüzdeki 2 yıl içinde, erkeklerin de “PCOS etkileri” açısından taramaya alınmasının söz konusu olabileceğini söyledi.
İtalya’nın Milano kentinde geçen mayıs ayında düzenlenen Avrupa Endokrinoloji Kongresinde (ECE 2022), kadın hastalığı olarak bilinen polikistik over sendromu PCOS’un tanı ve tedavisinde ezberleri bozabilecek yeni araştırma sonuçları tartışıldı. Yumurtalıklarda çok sayıda iyi huylu kist görülmesiyle ortaya çıkan hastalık, doğru tedavi verilmezse kısırlıktan, saç dökülmesine, kilo artışına, psikolojik sorunlara hatta diyabet, kalp krizi gibi risklere dahi neden olabiliyor. Şimdiye dek kadın hastalığı olarak bilinen polikistik over sendromunun aslında erkekleri de etkilediği, yakın zamanda Türkiye ve ABD’de yapılan metaanaliz çalışmalarıyla da ortaya kondu. ECE 2022’de de tartışılan konular arasında yer alan PCOS’un tanı ve tedavi kılavuzlarını değiştirecek yeni verileriyle ilgili Avrupa Endokrinoloji Derneği Üyesi ve Hacettepe Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, Demirören Haber Ajansı’na önemli bilgiler verdi.

‘PCOS OLANLARIN BABASINDA DİYABET RİSKİ YARI YARIYA DAHA FAZLA’
Prof. Dr. Yıldız, PCOS görülen kadınların babalarında diyabet görülme sıklığının yüzde 50 daha fazla olduğu, genç erkek kardeşlerinde dahi ciddi insülin direnci görüldüğü ve diyabet riskinin arttığını kaydederek önümüzdeki iki yıl içine PCOS ile ilgili tanı ve tedavi kılavuzlarında tüm ezberlerin bozulabileceğini kaydetti. Prof. Dr. Yıldız, “Dünyada yapılan son metaanaliz çalışması da gösterdi ki, adında ‘yumurtalık’ olsa da bu hastalıktan bugün aslında erkekler de etkilenebiliyor. Erkek PCOS’u diye bir kavramla tanışmamız mümkün. PCOS’lu ailelerde yalnızca kadınların değil erkeklerin de gizli şeker, şeker ve metabolik etkiler açısından (kalp, şeker, tansiyon vb) taranması gerekliliği, önümüzdeki iki yıl içinde yeni kılavuzda öneri olarak yer alacak” dedi. Yakın zamanda uluslararası tanı ve tedavi kılavuzlarında da bu konunun yer bulacağını kaydeden Prof. Dr. Yıldız, şunları söyledi: “Yani erkek PCOS’u diye bir kavramla da tanışmamız mümkün. PCOS’lu ailelerde yalnızca kadınların değil, erkeklerin de gizli şeker, şeker ve metabolik etkilerin açısından taranması gerektiği gündeme geliyor ve önümüzdeki 2 yıl içinde yeni tanı tedavi kılavuzlarında, bu öneriyi de koymamız mümkün gibi görünüyor.”

- Reklam -

‘ERKEK KARDEŞLERDE BİLE İNSÜLİN DİRENCİ VAR’
Polikistik over sendromunun kadınlarda doğurganlık çağında en sık görülen hormonal bozukluk olduğuna dikkat çeken Dr. Yıldız, “Dünyada her 5 kadından biri, Türkiye’de ise her 7 kadından birinde görülüyor. Bu bozukluğun hem hekimler hem de hastalar açısından önemli zorlukları var. Adında polikistik over yani yumurtalık geçtiği için PCOS bir kadın hastalığı gibi algılanıyor fakat bizim bundan uzun zaman önce yaptığımız bir çalışma vardı. PCOS’u olan genç kadınların anne babaları ile kız kardeşleri ve erkek kardeşlerini metabolik etkiler yönünden, yani insülin direnci, gizli şeker ve şeker hastalığı açısından değerlendirdiğimizde; anneler ve kız kardeşlerin yanında, babaların ve erkek kardeşlerin de etkilendiğini, anne ve babalarda gizli şeker ve şeker hastalığı oranının yüzde 50’leri bulduğunu, genç olan erkek kardeşlerde dahi gizli insülin direnci olduğunu gözlemledik. Yine yakın zamanda bizim bütün bu çalışmaların sonuçlarını alt alta koyup yaptığımız bir metaanaliz de gösterdi ki PCOS’u olan kadınların hem annelerinde, hem de babalarında diyabet riski 2,5 kata varan oranda artmış durumda. Bugün için yeni verilerle söyleyebileceğimiz, adında ‘yumurtalık’ olan bir hastalıktan aslında erkekler de etkilenebiliyor. Gizli şeker ve metabolik problemler açısından erkeklerin de değerlendirilmesi çok önemli” diye konuştu.

‘DOĞRU TEŞHİS ALANA KADAR 6 DKTOR DOLAŞIYORLAR’
PCOS’u olan kadınların doğru teşhisi alana kadar 6 farklı hekim dolaştığını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Yıldız, “PCOS’u olan genç kadınların teşhis alana kadar ortalama 6 hekime başvurduğunu, hekime başvuru süreçlerinde çoğunun aldıkları hizmetten memnun olmadığını ve yine toplumda birçok genç kadının aslında polikistik over sendromu olmamasına rağmen, sadece ultrasonda yumurtalıklarda bir görüntü olmasından dolayı PCOS varmış gibi değerlendirildiğini, etiketlendiğini ve mutsuz olduğunu biliyoruz. Bu sendrom, adet düzensizliği yapıyor. Kozmetik problemlere neden oluyor. Vücutta tüylenme artışı, saç dökülmesi, sivilcelenme, kilo alma, bu hastalarda çok daha kolay oluyor. İnsülin direnci önemli problemlerden biri. Yine gebe kalmada güçlükler ve kısırlıkla mücadele ediyoruz. Bunun yanında psikolojik bozukluklar da çok yüksek oranda oluyor. Öyle ki bizim Türkiye verilerimiz, depresyonun PCOS’lu kadınlarda 7 kat daha fazla olduğunu gösteriyor” dedi.

‘SADECE KADIN DOĞUM DEĞİL PEKÇOK BRANŞI İLGİLENDİRİYOR’
Kadınların genellikle ilk başta jinekoloji uzmanlarına başvurduğunu ama ömür boyu süren bu hormonal bozukluğun pek çok branş tarafından takip edilmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Prof. Dr. Yıldız, “Genellikle ilk başta kadın doğum kliniklerine başvuruluyor. Ama aslında multidisipliner yani birçok uzmanlık alanının yönetmesi gereken bir problem. Bu anlamda kadın hastalıkları ve doğumun katkısı önemli. Özellik infertilite yani kısırlık açısından. Ama kadın doğumun yanında, endokrinoloji uzmanı istenmeyen kozmetik problemlerle ilgili, hormonlarla ilgili takip etmeli. Ayrıca dermatoloji kliniklerinin bu konuda bilgili olması gerekiyor ciltteki etkileri nedeniyle. Yine özel psikolojik bozukluklarla ilgilenilmesi gerekiyor ve PCOS’ta beslenme de çok önemli bir konu. Dolayısıyla pek branşın yönetiminde, çoklu bir ekip olması gerekiyor. Avrupa Endokrinoloji Kongresi’nde de bu yıl programımızda PCOS’la ilgili birden fazla oturuma yer verdik. Bunlardan bir tanesi özellikle PCOS’un ailelerde geçişinde genetik ve epigenetik dediğimiz yani DNA’nın kendisinde değil, bağlandığı proteinlerdeki bozukluklar oldu. Bir diğer önemli konu erken ergenlikle PCOS ilişkisi oldu. Çünkü erken ergenliğe girenlerin çoğunda PCOS olabiliyor.” şeklinde konuştu. (DHA)

 

- Reklam -