Kasım ayı enflasyonu uzun bir aradan sonra eksi oranlarda geldi. Yaşanan bu kadar sıkıntıdan sonra iyimserlikle karşılamak, “mücadelemiz olumlu sonuç verdi” demek ne kadar doğru? Şunu unutmayalım:

İndirim kampanyaları, benzin, mazottaki fiyat düşürmelerine, bazı sektörlerdeki vergi muafiyetlerine, gerileyen döviz kurlarına, piyasa derinleşen nakit sıkıntısına rağmen bir anlamda itelemeyle, zorlamayla enflasyon bu kadar düşüyorsa gelecek dönem için tehlike geçmedi. Başka bir deyişle “dip tehdit” yani üretici fiyatlarındaki yüksek oranlı seyir devam ediyor. Tamam, aylık bazda enflasyon ümit verici ama yıllık oranlar çok ama çok büyük, kayda değer ufalma yok..
Tüketici fiyatları yüzde 21.6, üretici fiyatları yüzde 8.5. Bu da demek ki yılı sırayla en az yüzde 20 ve yüzde 35 ile kapatacağız, (biz bu oranı üç ay önce yazmıştık).

Şu rakamlar da önemli ve üzerinde düşünülmeli: Üretici fiyatlarında Kasım ayına göre son bir yılda; çeşitli mal ve hizmetler yüzde 27,87, gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 25,66, konut yüzde 24,76 ve eğlence ve kültür yüzde 21,18 artış göstermiş. Özellikle gıdadaki artış ya da kaydedilir gerileme olmaması dikkat çekici.

Fiyatlarda sentetik, yapay ve geçici uygulamalarla enflasyon, bastırılmış, başı ezilmiş değil. Bu oranlar daha uzun yıllar kalıcı olacak. Yani çok kötüsünü geride bıraktık demek de bir o kadar gerçekçi değil.
Çünkü ekonomideki tüm veriler Eylül ayından bu yana sağlıksız geliyor. Örneğin, pahalı dövize talep olmaması sonucu ithalatın azalmasıyla dış ticaret açığı kapanıyor, bankalarda faizler düşmesine rağmen kredi hacmi daralıyor, işsizlik artıyor. Karşılıksız çeklerdeki patlama, kar topu gibi büyüyen konkordato ilanları bu tablonun perde arkasında sürüp gidiyor.. Dahası döviz kurlarında ise tam açıklanamayan gerileme ne kadar sağlıklı, liranın gerçek değerini ne kadar yansıtıyor, bilinmiyor.
Gerçek enflasyonu görmek için yeni yılın Haziran ayına kadar beklemek gerekir, tabii yine benzeri indirim kampanyaları, vergi muafiyetleri vs. devam etmezse.

DİK SOĞANI

Yine tahmin ettiğimiz gibi kura soğan, Kasım ayına en fazla fiyatı artan ürünler arasında açık ara, yüzde 50 oranla ilk sırada yer aldı. Uzun zamandır bir üründe böylesine aylık artış görülmemişti.
Aynı kategoride, soğana en yakın gıda olarak patatesin yüzde 15 oranında artışı göz önüne alınırsa, soğan gelecek günlerde yine gündemde kalacak.
Gıdadaki artışlara sadece tüketim yönüyle bakıldıkça, değil soğanda tüm meyve sebze ve işlenmiş gıdada enflasyonu aşağı çekemezsiniz. Zaten bu yönde eskinin “hele bir tarla ürünleri çıksın” anlayışı dışında yapacak bir şey yok.
YENİ ÜMÜDİMİZ
ŞALGAM SUYU
Bu arada, nerden çıktı, kim önerdi, üretimde ve tüketimde yeri çok önemli olmayan şalgam suyunda ÖTV’nin kaldırılması planlanıyor. Hadi, bebek ve devam mamalarında ÖTV kaldırılmasını anlarız da bu şalgam sunuda ÖTV kalksa ne olacak kalkmasa ne olacak?
Millet en başta ekmekte, kağıtta, doğalgaz ve elektrikte, indirim beklerken, şalgam suyu neyimize şifa olacak, anlaşılır gibi değil.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.