Ana Sayfa Öne Çıkan İstif Makineleri Derneği Avrupa'da İlk 3'ü Hedefliyor

İstif Makineleri Derneği Avrupa’da İlk 3’ü Hedefliyor

-

Türkiye istif makineleri sektörü pazar büyüklüğü bakımından Avrupa’nın 8’inci, dünyanın ise 13’üncü büyük sektörü olarak dikkat çekiyor. Şu anda 44 üyesi ile faaliyetlerini sürdüren İstif Makineleri Distribütörleri ve İmalatçıları Derneği (İSDER) Türkiye’de sektörün yüzde 80’ini temsil ediyor.

İSDER düzenlediği iftar etkinliğinde basın mensuplarıyla buluştu. Derneğin faaliyetlerini ve hedeflerini açıklayan yönetim kurulu basına çok fazla yansımayan sektörlerinin önemini de anlattı.

İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Ender Akbaytogan, sektör olarak ihracat yapılan ülke sayısını ve miktarını artırmayı hedeflediklerini kaydederek Avrupa’da ilk 3’e girebilmeyi hedeflediklerini dile getirdi.

İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Ender Akbaytogan, İSDER Başkan Vekili Serkan Karataş, İSDER Başkan Yardımcısı ve Gezer Köprü Vinç Komitesi Başkanı Alparslan Kurtmen, İSDER Başkan Yardımcısı-Platform Komitesi Başkanı Serkan Acar Ankaralı basın mensupları ile Hilton Otel’de iftarda bir araya geldi. Akbaytogan, sektörün mevcut durumu ve hedefleri hakkında bilgi verdi. 

İHRACAT 2018 YILINDA YÜZDE 30 ARTTI

Türkiye’de istif makineleri sektöründe 200’ü imalatçı 600 firmanın bulunduğunu belirten İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Ender Akbaytogan, sektörün 2017 yılında 278 milyon dolarlık ihracat yaptığını, 2018 yılında ise yüzde 28,1 artışla 356 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirtti. Sektörün en fazla ihracat yaptığı pazarların başında ABD, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya, Hollanda, Romanya, Rusya, Cezayir ve Irak var diyen Akbaytogan, şunları söyledi:
 
“Bu yıl ihracat yapılan ülke sayısını ve miktarını arttırmayı amaçlıyoruz. Özellikle platform ve vinç grubunda önemli artış bekliyoruz. İSDER olarak, Cumhuriyet’imizin 100’üncü yılı olan 2023’te 750 milyon dolarlık ihracat yapmayı hedefliyoruz. Bizim hitap ettiğimiz müşteri sınıfı sanayi sektörü. Her türlü sanayi; gıda sanayi, tekstil sanayi, lojistik vb.. bu nedenle mevcut ekonomik koşulların taşıma, istifleme sektörüne etkisi biraz daha az oldu.”

İÇ PAZAR DARALIYOR, İHRACAT ARTIYOR

İstif makineleri sektörünün alt ürün grupları hakkında da bilgi veren Akbaytogan, forklift, platform, vinç, depo ve raf sistemleri ile yedek parça aktarma organlarını, sektörlerindeki yenilikleri ve gelişmeleri de anlattı. Akbaytogan, vinç ürün grubunda üretimin yüzde 30’unun, platform ürün grubunda ise üretimin yaklaşık yüzde 60’ının ihraç edildiğini ifade etti. 2019 yılında forklift ürün grubunda iç pazarın yüzde 25-30 civarında daralacağını ve satışların 6 ile 7 bin arası olacağını öngördüklerini kaydeden Akbaytogan, “Platform ürün grubunda da iç pazarda yüzde 70’lere varan bir daralma öngörülüyor. İhracatta ise hem platform ürün grubunda hem de vinç grubunda önemli bir artış bekleniyor” dedi.

İSDER üyelerinin global dünyada farklı sektörlere hizmet verdiğini ve farklı müşterilerden gelen taleplere özel çalışmalar yaptığını vurgulayan Akbaytogan, “Son teknolojileri ve dünyanın yakından takip ettiği gelişmeleri ürettiği ürünlerde uygulayan İSDER üyeleri, Türk istif makineları sektörünün rekabetçi piyasada aktif olarak rol almasını sağlıyor” diye konuştu.

UR-GE PROJESİ İLE ÜYELER İHRACAT PAYLARINI ARTIRDI

İSDER’in yürüttüğü önemli projeleri olduğuna da değinen Akbaytogan, “İSDER Ticaret Bakanlığı desteği ile yürütülen ve imalatçı firmaların yurtdışındaki pazar paylarını artırmaya yönelik faaliyetlerden oluşan UR-GE (Uluslararası Rekabetçiliği Geliştirme) Projesi’nin birincisi tamamlandı. İkinci proje, ilk projedeki üyelerin yanı sıra Türkiye’deki önemli üreticileri de yanına alarak devam ediyor. Şu anda UR-GE Projesinin 12 üyesi var. UR-GE Projesi istihdamdan, eğitime, yurtdışı pazarlamadan, tanıtım faaliyetlerine kadar birçok konuda üyelerine avantajlar sunuyor. Projemizin amacı üretim yapan firmaların alt yapısını geliştirerek onları dünya piyasalarındaki rekabete hazır hale getirmek.

İlk projenin sonunda üye firmalar ihracat paylarını artırdı, farklı coğrafyalarda yeni iş birliklerine imza atıp, ortaklık kurdu ve yurtdışı bayiliği açtılar.” dedi.

İSDER

EĞİTİM ALANINDA DA ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORLAR

Eğitim alanında da aktif olan İSDER, Milli Eğitim Bakanlığı ile 7 bölge 7 okul protokolünü imzaladı. Protokolün amacı iş ve istif makineleri sektörüne nitelikli eleman yetiştirilmesi, öğrencilerin günümüz teknolojisi ile buluşmasıdır. Eğitim Komitesi aracılığıyla yürütülen faaliyetlere tüm üyeler destek oluyor ve okullara makine hibesi bile yapılıyor.

Yapılan hibelerle öğrenciler, günümüz teknolojisi ile buluşarak, teoride öğrendiklerini pratiğe aktarabiliyor. Çağa uyumlu nesiller yetiştirilmesine katkıda bulunan İSDER, her yıl daha fazla okula ve öğrenciye ulaşarak iş ve istif makinesi bölümlerinin geliştirilmesine vesile oluyor, dijital dünyanın gereksinimi olan online eğitim sistemi projesi ile öğrencilere sektörü daha iyi anlatmayı planlıyor.

“AVRUPA İSTİF MAKİNALARI FEDERASYONU YÖNETİM KURULU’NDAYIZ”

İSDER’in Avrupa İstif Makineleri Federasyonu (FEM) üyesi olduğuna ve İSDER’in yapılanmasının da FEM standartları doğrultusunda oluştuğuna dikkati çeken Akbaytoğan, FEM’in istifleme sektörü için önemini şöyle anlattı: “FEM, Avrupa’daki 14 ülkenin istifleme sektöründe faaliyet gösteren derneklerinin çatı kuruluşudur. İSDER, 2018 yılında düzenlenen FEM Genel Kurul Toplantısı’nda FEM’in Yönetim Kurulu’na seçilmiştir. Avrupa’nın istif makineleri alanındaki en güçlü yapısı olan FEM’in yönetim kurulu üyesi olarak İSDER, federasyon içerisindeki konumunu güçlendirmiş ve sektörel olarak Avrupa ile olan ilişkilerin daha aktif olmasını sağlamıştır. 

FEM’i Türkiye’de İSDER temsil ediyor bu çok güzel bir şey. Kendi standartlarına uyan üreticilerimiz FEM logosunu elde ettiği zaman yurtdışı ihracatında büyük avantajlar elde ediyor. Avrupa’da FEM logosu olmayan ürünleri satın almıyorlar. Amerika’dan tutun bütün Avrupa ülkelerine Almanya, İtalya hepsine sektörel olarak ihracatlarımız var. Çin forklift federasyonu ile iyi ilişkilerimiz ve anlaşmalarımız var.

İSDER olarak dünyaya açılmış vaziyetteyiz. Bütün gayemiz üyelerimizi ve sektörümüzü her platformda iyi temsil etmek, sektörümüze destek sağlamak ve ihracatımızı artırmak. Üretici firmalar için çevre, güvenlik, enerji gibi çeşitli alanlarda ekipmanın tasarımından, kullanım ömrünün sonuna kadar tüm döngüsünü etkileyecek standartlar belirleyen FEM, bu standartlara uyum sağlayabilen firmalara logosunu kullanma yetkisi veriyor. Avrupa standartlarında üretim anlamı taşıyan FEM logosu, teknolojik yeterlilik ve güvenli teknik standartlar anlamlarını içeriyor. İSDER, bu logonun üretici firmalara verilmesi yetkisine sahip Türkiye’deki tek kurum olarak faaliyet gösteriyor.”

İSDER Yönetim Kurulu üyeleri, sektörü oluşturan ürün gruplarındaki yenilikleri ve gelişmeleri ise şöyle anlattı:

Vinç sektörü olarak çok şanslı olduklarını belirten İSDER Başkan Yardımcısı ve Gezer Köprü Vinç Komitesi Başkanı Alparslan Kurtmen, “Her sektörün ihtiyacına karşı bir ürünümüz var. Üretimin her alanında vinç var. Üretimle ilgili olarak önce ülkemizin ihtiyacını karşılamamız lazım sonra da dünyanın ihtiyaçlarını karşılamamız lazım. Türkiye’de elektrikli vinç üretimi ile ilgili kayıt altına girmiş ben bu işi yapabilirim diyen 186 tane firma var. Peki Almanya’da kaç firma var? 10 firma var. Bunlardan bir tanesi hepimizden fazla üretim yapıyor. 

Doğru planlamaya ihtiyacımız var, üretimimizi artırabiliriz. Böylece ihracatımızı da artırırız. Yazılım cihazlarındaki gelişmelere bağlı olarak makinenin konumu, çalışma kayıtlarının tutulması, uzaktan erişim, otomasyon gibi birçok farklı istek vinç sektöründe karşılık buluyor. Bu uygulamalar makinelerde güvenlik, enerji verimliliği, kestirimci bakım gibi konularda firmalara büyük kolaylıklar sağlıyor. 

Çalışma kayıtlarının tutulması sayesinde çalışma saatine göre bakım planlaması, regülasyonlarda belirtilen “emniyetli çalışma periyodu hesaplaması”, arıza tanımlamaları, arıza geçmişi kayıtları incelenebiliyor. Tüm bu bilgilerin internet sayfasından ve mobil aplikasyonlar üzerinden görüntülenmesi, arızaların mesaj olarak bildirilmesi, bakım sayaçları yapılması gibi uygulamalar ise hayal olmaktan çıkıyor. Bunun yanında senkron çalışabilen, birbiri ile haberleşebilen vinçler ile endüstri 4.0 ile uyumlu tesislere hizmet verilebiliyor.

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Mehmet Akgün
Mehmet Akgünhttps://sonsoz.com.tr
2016 yılında Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik bölümünden mezun olup, Sonsöz Gazetesi'nde 2017 Mart ayından beri aktif gazetecilik yapmakta...

Bu Haberler Kaçmaz!

Ay dede hastalığına dikkat

Yüz ve göbek çevresinde yağlanma ile kendisini gösteren ve vücudun fazla kortizona maruz kalmasıyla ortaya çıkan Cushing Sendromu halk arasında ‘Ay dede’ sendromu olarak da biliniyor.