AKP Genel Başkanı konuşmalarında çılgın projelerine muhalefet edenleri bunlar “istemezükçü” diyerek yaftalamakta, yapılacak yatırımları yada inşa edilecek eserleri yaptırmamak için uğraştıklarını iddia etmektedir.

AKP Genel Başkanı neye “istemezük” dendiğini anlamaya çalışmak yerine direkt olarak itham etmeyi seçtiği için, eninde sonunda, dönüp dolaşıp “kandırıldım Allah affetsin”, “biz bu şehre ihanet ettik” ve benzeri itiraflar ile hep bizim dediğimiz noktaya gelmektedir.

Sayın AKP Genel Başkanı bak tane tane anlatayım, Evet biz istemezük ama neyi istemezük;

  • Çevre Etki Değerlendirme raporu adam gibi yapılmamış, insana ve çevreye zarar veren siyanür ile altın arama gibi madencilik faaliyetlerini İSTEMEZÜK.
  • Gerekli baca arıtma ve kül depolama yatırımları yapılmadan çalıştırılan havayı, toprağı, suyu zehirleyen termik santralleri İSTEMEZÜK.
  • Doğa harikası derelerin can suyunu kesen hidroelektrik santralleri İSTEMEZÜK.
  • Yatırım fizibilitesi adam gibi yapılmamış kimsenin geçmediği, kimsenin kullanmadığı geçenin de eşek yükü ile para ödemek zorunda kaldığı köprü ve tünelleri İSTEMEZÜK.
  • Kentsel rant yaratacağım, yandaş müteahhidin kesesini dolduracağım diye Marmara denizini çürük yumurta kokusu yayan bir bataklığa çevirecek, Trakya’nın verimli ovalarını, İstanbul’un su havzalarını tuzlandıracak, para kazanıp kazanmayacağı dahi belli olmayan Kanal İstanbul Projesini İSTEMEZÜK.
  • Sağlığın paralı hale gelmesini, devletin arazisine, devlet bankasının verdiği kredi ile şehir hastahaneleri yapılmasını, buralara hazineden döviz bazında hasta garantileri verilmesini İSTEMEZÜK.
  • Atatürk ve Sabiha Gökçen Havaalanlarına cüzzi bir yatırım ile, kapasite artırımı yapılması yerine, iyi işleyen koskoca bir havaalanının kapatılıp hazineden döviz bazında yolcu garantisi verilerek hemen hemen aynı kapasitede yeni bir havaalanı yapılmasını İSTEMEZÜK.
  • Çok daha ucuza, hiçbir çevre ve sağlık riski yaratmadan yenilenebilir kaynaklardan, yerli ve milli imkanlar ile elektrik enerjisi üretmek mümkünken, Ruslara fahiş fiyata, teknolojisi meçhul bir Nükleer Reaktör yaptırılıp, buradan elektrik enerjisi üretmeye kalkışmayı İSTEMEZÜK.
  • Kentsel rant yaratacağım, yandaş müteahhitleri zengin edeceğim diye şehrin estetik dokusunun bozulmasına izin verip sonrada “biz bu şehre ihanet ettik” itirafında bulunulmasını İSTEMEZÜK.
  • Zarar ediyorlar diye Şeker Fabrikalarının satılmasını, nişasta bazlı şekerin pazara hakim olmasını İSTEMEZÜK.
  • Kamu işletmelerini iyi yönetemeyip zarar etmesine neden olup sonrada bunlar zarar ediyor özelleştirmemiz lazım gerekçesi ile SEKA, SÜMERBANK ve benzeri sanayi tesislerinin yok edilmesini İSTEMEZÜK.
  • Ülkemize milyonlarca mültecinin doldurulmasını, bunların vatandaş yapılmasını, kaçak ve kayıt dışı çalışarak Türk Vatandaşlarını işlerinden, ekmeklerinden etmesini İSTEMEZÜK.
  • Evrensel bir hukuk kuralı ihlali yapıp kanunları geri yürüterek insanların kazanılmış haklarının ellerinden alınmasını, EYT mağdurları yaratılmasını  İSTEMEZÜK.
  • 50 Milyon dolar için Tank Palet Fabrikasının özelleştirilmesini İSTEMEZÜK.
  • Tank Palet Fabrikası özelleştirilirken açık ve şeffaf bir ihale yapılmamasını İSTEMEZÜK.
  • Kamu kadrolarına işin gerektirdiği ehliyet ve liyakate değil partizanlığa tarikat ve cemaat mensupluğuna göre atama yapılmasını İSTEMEZÜK.
  • Eğitimin paralı hale getirilmesini, bilim ve sanat eğitiminin tavsatılmasını İSTEMEZÜK.
  • Biz insanımızın özellikle de gençlerimizin işsiz kalmasını, o kadar okuyup, çabalayıp, göz nuru döktükten sonra iş bulamamasını İSTEMEZÜK.

Peki bu bizim istemediklerimizi kim ister? 

Kim bu ülkenin parasının, insan kaynaklarının heba edilmesine razı olur? 

Kim kentlerin talan edilmesine göz yumar? 

Kim bu ülkenin havasının, suyunun, toprağının zehirlenmesini, doğanın yok edilmesini, bu ülkenin yaşanmaz bir çöl haline gelmesini ister?

Var mı bir cevabınız?

Facebook Comments

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz