Nisan ayı işsizlik verileri açıklandı. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2019 yılı nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 1.116.000 kişi artarak 4.202.000 kişi oldu. İşsizlik oranı ise 3.4 puanlık artış ile % 13 seviyesinde gerçekleşti.

Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı 3.6 puanlık artış ile % 15, genç nüfusta yani 15 ile 24 yaş arası nüfusta işsizlik oranı 6.3 puanlık artış ile % 23.2 oldu. Yani gençlerimizin yaklaşık dörtte birine iş bulamamaktayız.

Nisan 2019 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların yani kayıt dışı çalışanların oranı da bir önceki yılın aynı dönemine göre 0.9 puan artarak % 34.2 olarak gerçekleşti. Çalışanların yaklaşık üçte biri kayıt dışı çalışıyor demektir bu rakkam.

Bir ekonomide işsizlik, yani çalışmak isteyip, üretim yapmak isteyip de çalışacak iş bulamayan insan sayısı yükseliyorsa orada işler iyiye gitmiyordur. Bu rakamları doğru kabul ettiğimizde dahi ortada çok ciddi bir sorun olduğu görülmektedir. Malum işsizlik oranları hesap edilirken kullanılan kriterlere göre son bir ayda iş arayıp da iş bulamayanlar dikkate alınıyor, iş bulmaktan ümidini kesip son dönemde iş aramayanlar ama çağrıldığı anda çalışmaya hazır olanlar bu istatistiklerle dahil edilmiyor.

Rakkamlara yansımayan diğer bir önemli husus ise çok düşük ücretler ile çalışmaya mecbur edilen nitelikli insan kaynakları sorunudur. Örneğin bir mühendisi onca yıl yetiştirip sonra da asgari ücretin hemen üzerinde bir ücret ile istihdam istihdam etmek ve bak iş yarattık, iş bulduk demek doğru ve de iktisadi değildir. İnsanları açlık seviyesinde ücretler ile çalıştırmak ve istihdam ediliyorlar diye konuşmak gerçekleri gizlemektir.

Diğer yandan kayıtdışı işsizlikle ilgili de önemli bir veri var eğer doğru ise çalışanların %34.2’si herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı olmadan kayıtdışı olarak çalışmakta, vergi ve sigorta primi ödememektedir. Gözlerden kaçırılan ve bu rakamın içinde olup olmadığını bilemediğimiz bir başka husus da kayıt dışı yabancı işçiliktir. Gittiğimiz her kafede, her lokantada ya da gördüğümüz her inşaat, atölye yada fabrikada Afgan, Özbek, Iraklı, Suriyeli, Gürcü personel çalışmaktadır. Ülkemizde Rus’undan Ermeni’sine kadar daha birçok yabancı uyruklu kişi turizmden inşaata mobilyadan imalata kadar hemen her sektörde kayıt dışı ve kaçak olarak çalışmaktadır. Bunlar ne sigorta primi ve ne de vergi ödemedikleri gibi kazandıkları parayı da dövize çevirerek kendi ülkelerine transfer etmektedirler.

Dikkat edilirse haberlere yansıyan hemen her iş kazasında Suriyeli, Afgan, Pakistanlı kaçak yabancı işciler etkileniyor, bu kaçak yabancı işci sayısının ulaştığı boyutun açık ve net bir göstergesidir.

Bu durumda görünen odur ki sadece ham ve mamul maddeler değil döviz ödeyerek iş gücü de ithal etmekteyiz! Ne miktarda dövizin bu kayıt dışı yabancı işçiler vasıtasıyla yurtdışına transfer edildiği hakkında ciddi hiç bir bilgimiz yok, lakin milyarlarca dolar olduğunu kolaylıkla tahmin edebiliriz. Devlet, iktidar ve ekonomi yönetimi de ne yazık ki bu gerçeği görmezden geliyor ve hiç üzerinde durmuyor hatta konuşmuyor bile. Oysa sağlıklı bir ekonomide ve iyi çalışan bir devlette kayıt dışılık kabul edilebilir bir şey değildir. Kayıt dışı istihdam ve dahası kayıt dışı kaçak yabancı işçilik Türk ekonomisi için son derece sakıncalı, ağır ekonomik, sosyal ve hatta siyasi sonuçlar doğurabilecek bir tehdittir. Sadece kendi insanımızın işi değil ülkemizin dövizleri de kaybedilmektedir bu yüzden.

Ekonomi politikaları ve bu çerçevede istihdam politikaları hızla gözden geçirilmeli istatistik ki manipülasyonlar ile gerçekler halının altına süpürülmemelidir, gerçek gerçektir eninde sonunda ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır.

Bir ülke insan kaynaklarını doğru planlayamıyor, yetiştirdiği insan gücüne iş alanı yaratamıyor ise bu çok ciddi bir sorundur.

Neticede iktidarların başarısı yarattığı refah ile ölçülür, insanına iş bulup onu insanca yaşayabileceği bir gelir seviyesine kavuşturamayan iktidarlar her halükarda başarısız iktidarlardır ve eninde sonunda bunun siyasi bedelini öderler.

Facebook Yorumları

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz