Ülkemizde çalışma hayatının sorunlarının ilk sırasında belki de yaşanılan işsizlik gelmektedir. İşsizlik sorunu sadece işsiz kalan işçinin sorunu olmaktan çıkmakta, aynı zamanda sosyal politika aracı olarak işsizliğe çare bulunması konusunda toplumun sorunu haline gelmektedir.

Çalışanların, işsiz kaldıklarında asgari yaşamlarını sürdürmeleri, yeni iş bulmaya fırsat bulmaları için geliştirilen ara çözümlerden biride işsizlik sigortası(fonu) dır.

İşsizlik sigortası, geliri isteği dışında sosyoekonomik nedenlerle kesilmiş olup da çalışma istek ve yeteneğinde olan bağımlı çalışanların geçinme ve yaşama ihtiyaçlarını karşılamak üzere, katılma zorunluluğuna tabi ve sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren sosyal güvenlik sistemi içinde devletçe kurulmuş bir sosyal sigorta kolu olarak ifade edilmektedir.

İşçinin kendi isteği dışında işsiz kalması, aynı zamanda çalışma istek ve yeteneğinde olan çalışanın, temel yaşama ihtiyaçlarını karşılamak üzere oluşturulmuş bir sistemdir.

Çalışan bu sigorta koluna zorunlu olarak bir ödeme yapar. Bu ödemeye işveren ve devlette katkıda bulunur.

İşsizlik toplumda çalışma isteği olan ve aktif çalışma yaşında olan kişilerin tamamının çalışma potansiyelinin kullanılmasıdır. Bireysel, sosyal ve siyasal birçok sonucu olan işsizliğin yaratacağı olumsuzlukların sonuçlarını gidermek üzere oluşturulmuş asgari bir gelir güvencesi oluşturmaktadır.

 İşsizlik sigortasından beklenen fayda sağlanabiliyor mu derseniz, burada oturup biraz düşünmek lazım.

İşsizlik ödeneğine hak kazanmak için bazı koşulların sağlanması gerekmektedir. Buna göre, işçinin işsizlik sigortalıları için sigortalılığın sona ermesinden önceki son 120 gün sürekli çalışmış olanlardan, son 3 yıl içinde;

• 600 gün faaliyetini sürdüren ve prim ödemiş olanlara 180 gün,

• 900 gün faaliyetini sürdüren ve prim ödemiş olanlara 240 gün,

• 1080 gün faaliyetini sürdüren ve prim ödemiş olanlara 300 gün, 

süre ile işsizlik ödeneği verilmektedir.

İşsizlik sigortasından beklenen toplumsal fayda ve bireyin asgari ölçüde bir gelir güvencesi sağlanması çok da amaçlanan faydayı yaratmamaktadır. İşgücü sayısı 33 milyon 113 bin kişidir. Ekim ayı için açıklanan işsiz sayısı 4 milyon 396 bin  kişi olmuştur.

İşsizlik fonu toplam varlığı Kasım ayı itibariyle 131 milyar 120 milyon liraya olarak ifade edilmektedir.

İşkur Ocak-Ekim 2019 ayları, illere göre işsizlik ödeneği için başvuran kişi sayılarını açıklamıştır. Buna göre işsizlik ödeneğine başvuran işçi sayısı 1.643.495 kişidir. Başvuranların tamamı işsizlik fonundan yararlanamıyor. Yararlanabilmek için yukarıda ifade ettiğimiz koşulları sağlaması gerekiyor.

İşsizlik fonundan faydalanan işçi sayısı Ocak-Ekim 2019 aylarında 854.238 kişi olmuştur. İşsizlik fonundan yararlanmak isteyen işsiz sayısı müracaat edenlerin ancak yüzde 52 si işsizlik ödeneği alabilmiştir. Bunu rakamsal olarak ifade edersek, İşsizlik fonuna başvuran 100 işsizden ancak 52 işsizlik kişiye işsizlik fonundan para ödenmiştir.

İllere göre dağılımına bakıldığında Ocak-Ekim 2019 ayları arasında en çok İstanbul’dan başvuru yapıldığı görülmektedir. İstanbul’da 439.585 kişi başvuru yapmış, 248.437 kişi alabilmiştir. Ankara’da 133.512 kişiden 65.708, İzmir’de 108.678 kişi başvurmuş 58.702 kişi işsizlik fonundan işsizlik maaşı almayı hak edebilmişlerdir.

Kendi istekleri ve kusuru dışında işsiz kalan çalışanların, yeni iş araması sırasında hayatını sürdürebilmesi için asgari olarak ödenmesi gerek işsizlik parası işsiz sayısını dikkate adlımızda yeterli korumayı sağlayamadı başvuru ve ödeme rakamlarından da gözükmektedir.

İşsizlik fonundan yararlanma koşullarının ülkemizde çalışma hayatına ilişkin, çalışanların işe başladıkları yerlerde, yeterli sürelerde çalışma imkânının olmadığı işçi-işveren ilişkilerinde ayrı bir sorun olarak gözükmektedir. Hâlbuki işçi bir işe başladığında emekli olana kadar o iş yerinde çalışmak ister. İş yerlerindeki işgücünün, hareketli olması ayrıca düşünülmesi ve çözüm bulunması gereken bir problemdir.

Bu yılın 11 aylık döneminde de işsizlikteki rekor artış nedeniyle, işçilere yapılan ödemeler 9 milyara ulaşsa da işverene aktarılan kaynak 14,7 milyar liraya ulaştı.

İş koşulları dikkate alınmadan işsizlik fonundan faydalanma koşullarının düzenlemesi, işsizlik fonundan beklenen amaca hizmet etmemektedir. 

Fonda devasa bir para birikirken ve amacı sadece işçilerin, kısa dönemde kendi istekleri dışında işsiz kalmalarından kaynaklanan sürede yaşamlarını sürdürmeleri için harcanması gerekirken, işsize ödenen tutar ve öngörülen süre çözüm üretmemektedir.

Zor günler için biriktirilen paralar, dar günde işçinin imdadına yetişmiyor. İşçiden, işsizlik fonu için toplanan para deve, işsize ödenen pire.

İşkur’un yayınladığı verilerde bu durumu açıkça göstermektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz