İsmail Demir: 2021’de TİHA, HİSAR-A ve ATMACA’da ilk teslimatlar yapılacak (2)

0
7

‘YÜZDE YÜZ YERLİ HEDEFİ STRATEJİK SİSTEMLERDE’
Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, televizyon, gazete ve ajans temsilcileriyle bir araya geldiği, ‘2020 Değerlendirme, 2021 Hedefler’ toplantısında soruları da cevapladı. Demir, stratejik ürünlerde yerli ve millilik oranı ile ilgili bugünün global dünyasında ‘her şey yerli olacak’ iddiasında bulunmanın çok doğru olmadığını söyledi. Demir, “Yüzde yüz hedefini biz stratejik sistemler için kullanıyoruz. Bizim hedefimiz yüzde yüz yerlilik ve millilik özellikle stratejik sistemlerde. Sektörümüz bu konuda geniş ve kabiliyetlerimiz fazla. O açıdan bu hedef bizim için vazgeçilmez ve bu hedefe giderken nelerin olmasıyla ilgili de çok hassas bir bilinç ve tespit gerekiyor. Tedarik ettiğimiz ülke ne kadar dost olursa olsun eğer stratejik bir ürün ise biz bu konuda korkulu rüya görmektense uyanık yatmayı tercih ediyoruz” dedi.
‘ULAK PROJESİNE ÖNEMLİ PARA AYIRDIK’
Demir, WatsApp ile ilgili tartışmaların hatırlatılması ve ağların güvenliği ile ilgili bir çalışmalarını olup olmadığının sorulması üzerine “Bu konu önemli ve sadece bizi ilgilendiren bir konu da değil. Biz buna geçmişte biraz kurumsal bazda yaklaştık. TSK bünyesinde de kullanılan belirli ürünler var; ama bunlar olgunluk seviyesi, yaygınlıkları, kullanıcı kolaylığı gibi konular gelişmeye muhtaç. Bu konunun sadece savunma sanayi başkanlığı değil bu konuyla alakalı olabilecek ulaştırma bakanlığı olsun dijital denetim ofisi, TÜBİTAK olsun işbirliği içerisinde çalışılması gereken bir alan olduğu bilincindeyiz. Kendi alanımızla ilgili olarak bu konuda kısıtlı ve kurumsal bazda belirli çözümlerimiz var; ancak bunun yayına ulaşması tüm toplum güvenliğini etkilemesi konusu gerçekten önemli. O açıdan ULAK projesine önemli bir para ayırdık ve AR-GE  başlattık. Temel parametrelerimizin yerinde olduğunu, ileri çalışmalar için yola devam etmek açısından ULAK’ı AR-GE  neticesinde şirket haline getirdik” diye konuştu. 
İsmail Demir, F35 projesinde sürekli ortak olduklarını deklare ettiklerini vurgulayarak, “Ortaklık için üstümüze düşen her şeyi yaptık. Tek taraflı ve hukuksuz adımların atıldığını gördük. Ama Mart 2020 itibarıyla Türkiye’den hiçbir malzeme, parça alınmayacağını deklare ettiler. Ama onların yerine koyabilecekleri bir yüklenici bulmakta  zorlandılar. Kesmeyi düşündükleri imalatı kesemediler. Şöyle bir yaklaşım gündeme getiriyorlar; onlar bizi tanımadılar biz de tanımayalım. Bizim çizgimiz; biz devlet gibi devlet olan attığı imzanın arkasında duran, verdiği imzanın arkasında duran bir yapıyız. Bunun gereğini yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Yine onlar bildiklerini okumaya devam ederse tek taraflı haksız ve kendilerine zarar veren adımı atmaya devam ederlerse kendileri bilir. Milli uçak geliştirme projemiz var. Sanayimiz burada edindiği kabiliyet ve yetenekleri kendi projemizde kullanacaktır. Dolayısıyla ‘ben küstüm oynamıyorum’ demenin bir anlamı yok” ifadelerini kullandı.
‘ALTAY TANKI 2021’DE SÜPRİZ OLMAZ’
İsmail Demir, ALTAY tankının seri üretimine ilişkin de “ALTAY tankında öngörülemeyen bazı şeyler var. Motor ile ilgili ihraç izni çıkacak mı bilmiyoruz. Malumunuz ihraç izni meselesi reddedilmedi, sürüncemede, beklemede duruyor.  Alternatif motor tedariki süreci belirli bir olgunluğa ulaştı, bir taraftan da yerli motor test çalışmaları başlıyor. Bütün bunlar kendi içinde belirsizlik oluşturuyor. Ancak seri üretim hattının kurulması ve prototip geliştirme aşamasında elde kalmış olan motorla bu hattın kalite edilip üretime başlamasını bekliyoruz. Ama bunun zamanlamasıyla ilgili, bunu geçen sene de yapabilirdik. Eğer kamuoyuna biz ‘Altay tankı çıkardık’ deyip göstermek istiyorsak, olabilir ama hangi mantıkla yapacaksınız bunu. Yapılabilir; ama şu anda üretim hattını kurup limitli sayıda olsa da başlamanın daha anlamlı olduğunu düşünürüz. Böyle bir üretim hattı kurulması ve üretim başlaması planımız var. Bunu net 2021’de görürseniz hiç de sürpriz olmayacak” dedi. 
‘BİZ İSTESEYDİK S400 İKİNCİ SİSTEMİ BUGÜN GELEBİLİRDİ’
İsmail Demir, S400’lerin ikinci sistemine ilişkin soru üzerine de “İkinci sistem konusunda bir anlaşmamız var. Biz isteseydik ikinci sistem bugün gelebilirdi. Burada önemli olan şey şu; bu bir toptan anlaşma ve çerçevesi için de üretim ve işbirliği modeli var. Birinci sistemin hızlı tedariki ikinci sistemin ise bu tür unsurlarının çok detaylı çalışılmış şekilde hayata geçirilmesi bizim için önemli. O açıdan biz ikinci sistem bir an önce gelsinden çok ikinci sistemi alırken içinde bizim ne kadar katkımız olabileceği, teknolojik derinliklerinin ne kadar iç içe olabileceği çok daha önem taşıyor. O açıdan ikinci sistemin hemen gelip gelmemesinden çok bu konularda sahada ne kadar ilerleyebildiğimizdir. Onlar da biraz vakit alıyor. Bu konuda kolaycı olsak çok hızlı yol alırız; ama biz kolaycı olmaktan çok maksimumu hedeflediğimiz için biraz süreç uzadı. İkinci sistemin gelmesi süresinden çok ne kadar işin içinde olacağımız daha önemli” diye konuştu. 
‘ANA HEDEFİMİZ MİLLİ MUHARİP UÇAĞI VE HÜRJET’
Demir, F16’ların modernizasyonu ile ilgili önemli adımlar attıklarını da vurgulayarak, “Onların ömrünü uzatmayla yetkinliklerimizin de artacağını düşünüyoruz. Biz şu an için milli muharibe ağırlık vermek durumundayız, hızlandırmak durumundayız. Aktif olarak ‘şu uçağı da bunun yerine alacağız’ diye gündemimiz yok. F35 çok tartışıldı, teklife baktık. Kendi milli menfaatlerimize en uygun olan çözümler bizim her zaman masamızda olur ve onu inceleriz. Ama şu an için ‘kesin şu vardır’ demiyorum. Ana hedefimiz milli muharip uçağı ve hürjet” ifadelerini kullandı.

FOTOĞRAFLI