İnsanlığın afetler ile sınavı

0
6

Biz insanların afet olarak algıladığı olaylar aslında başarısız yönetilen doğa olaylarından ibarettir.

Sevgili okurlarım; insanları, insan yaşamını olumsuz yönde etkileyen doğa olayları çok uzun bir zaman dilimi boyunca gazaba gelen tanrıların insanlara verdiği cezalar olarak algılanmış, bu algı ve yorumdan ötürü de tanrıların gazabını yatıştıracağı düşünülen kurban, dua ve benzeri önlemler ön plana çıkarılmıştı.

Uygarlık ilerleyip, bilimsel yöntemin kullanımı geliştikçe insanların bilgi seviyesi artmış, tüm doğa olaylarının belirli fizik kanunlarına göre oluştuğu ve herhangi bir ilahi ceza niteliği taşımadığı anlaşılmıştı. Örneğin binlerce yıl boyunca bir tanrının kırbacı olarak düşünülen yıldırımın aslında sıradan bir doğa olayı ve bulutlarda biriken elektrik yükünün boşalmasından ibaret bulunduğu, basit bir paratoner düzeneği ile bu boşalan elektrik yükünün toprağa aktarılarak insanlara yahut da binalara zarar vermesinin önlenebileceği öğrenilmişti. Bu tarihten sonra kiliseler ve başka tapınaklar dâhil birçok binaya paratoner yerleştirilmiş ve binalar bu doğa olayının yıkıcı etkisinden korunmuştur.

- Reklam -

Elbette eski algılar toplumsal hafızadan kolay kolay silinmiyor ve özellikle doğal olayları tanrının cezalandırması olarak algılayan, böyle öğrenen kişilerin yönetici seviyesine gelmesi doğa olaylarının yıkıcı etkileri ile bilimsel yöntemleri kullanarak mücadele etmeyi zorlaştırıyor. Çocuk yaşlardan itibaren beyni metafizik öğretiler ile şartlandırılmış kişilerin, doğa olaylarını bilimin ışığında algılayarak bilimsel yöntemler ile mücadele etmelerini beklemek elbette mümkün değildir. Doğa olaylarının birer afete dönüşmesini engelleyebilecek yönetsel beceriler kazanabilmek açısından yaygın ve nitelikli bilimsel eğitimin önemi işte tam da burada ortaya çıkmaktadır.

Ülkemizde iktidarda bulunan AKP zihniyetini de hepimiz biliyoruz, bu siyasete taban teşkil eden insanlar metafizik öğretiler ile şartlandırılarak bilimsel düşünceye nerede ise düşman olarak yetiştiriliyorlar. Bu tabana hitap eden siyasetçilerde elbette bu tabandan geliyor ve aynı zihniyeti taşıyorlar. İşte tam da bu yüzden AKP ya da benzer zihinsel yapılara sahip yönetimler elinde doğa olayları birer afete dönüşüyor.

Son dönemlerde sık sık gördüğümüz birer afete dönüşen doğa olayları bir tesadüf değil bu zihniyetin doğa olaylarını öngörmek ve yönetmekteki beceriksizliği yüzündendir.

Yağmur yağınca, kar eriyince suların sel oluşturacağı ve bu selin nereden akacağı bellidir değil mi? Peki kim hangi akla hizmet sel yataklarına bina yapar? Hadi bina yaptı diyelim neden selden etkilenmeyecek teknolojiler kullanmaz?

Depremin olacağı, yeri ve hatta şiddeti bile bellidir. Depremler ile ilgili sadece insan yaşamına göre biraz uzunca fakat jeolojik takvime göre oldukça kısa aralıklar ile zaman tahmini de mümkündür. Dahası bırakın bilimsel yöntemi falan insanların kişisel deneyimleri ve toplumsal hafıza bile deprem gerçeğini göstermektedir değil mi? Peki, kim, neden deprem bölgelerine, fay hatlarının üzerine yerleşim yerleri inşa eder, daha da kötüsü burada depreme dayanıksız binalar yapılmasına izin verilir?

Orman yangınları, yakın zamanda yaşadığımız göz göre göre gelen bir afet, ormanlarda yangın çıkacağı bellidir değil mi? Peki bu yangınların çıkmasını engelleyecek önlemler, önlemlere rağmen çıkabilecek yangınları söndürecek tedbirler neden alınmaz?

Salgın hastalıklar doğanın bir başka gerçeği, bilinmeyen bir şey değil, günün birinde bir salgının çıkacağı ve bu salgının ancak ve ancak aşı ile kontrol altına alınılabileceği ortada iken kim neden aşı üretimini durdurur?

Daha birçok farklı örnek vermek mümkün elbette, üstelik bu sorun sadece ülkemize de ait değil, başka ülkelerde de benzer kafa yapısına sahip yönetimler iş başına geldiği müddetçe doğa olayları hep birer afete dönüşmektedir.

Şimdi kapımızda iklim değişikliği adı verilen bir başka doğa olayı var, üstelik bu çok geniş boyutlu bir doğa olayı ve tek bir ülkenin, tek bir yönetimin kararları ile bu doğa olayını yönetmek mümkün değil. Fakat bu doğa olayı yönetilemez ise yaratacağı afet bu güne kadar gördüklerimizden misli ile daha yıkıcı olacaktır, demedi demeyin…

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz