AKADEMİSYEN DR. TEMEL ÇAKIROĞLU SPOR HAKKINDA BİLDİKLERİNİ ANLATTI

Başarılı bir kariyere sahip olan akademisyen Dr. Temel Çakıroğlu ile spor ve insan sağlığı üzerine söyleşi yaptık. Çakıroğlu, “sporun insan sağlığına olan faydalarını bir tablet olarak sunabilme şansımız olsaydı, şüphesiz dünyada en fazla satılan ilaç olurdu” dedi.

1977-1992 yılları arasında 103 kez milli olan ve ülkemizi 1988 yılı Seul Olimpiyat Oyunlarında temsil eden Temel Çakıroğlu 1980-1992 yılları arasında 78 kg’da 13 yıl boyunca büyükler kategorisinde üst üste Türkiye judo şampiyonu oldu ve yenilmeden judo yarışmalarını tamamladı.

Uluslararası alanda birçok birincilikleri bulunan akademisyen ve spor hocası Dr. Temel Çakıroğlu ile sporun insan sağlığı ve günlük hayatımıza kattıklarını ve sağlığımıza zarar veren kötü alışkanlıkları bırakmada nasıl yardımcı olabileceği konusunda yaptığımız söyleşi şu şekilde.

Soru: Spor yapmanın sağlık üzerine olan faydalarını anlatır mısınız?

Dr. Temel Çakıroğlu: Sporun insan sağlığına olan faydalarına değinmeden önce spor bilimcilerinden birinin şu önemli cümlesini sizlerle paylaşma istiyorum. “sporun insan sağlığına olan faydalarını bir tablet olarak sunabilme şansımız olsaydı, şüphesiz dünyada en fazla satılan ilaç olurdu” Bu sözden hareketle, düzenli spor yapmanın insan sağlığına faydalarını ana hatlarıyla şöyle açıklayabiliriz.

Spor organizmayı bedensel ve ruhsal streslerin etkisinden korur. Hayata daha mutlu bakmaya yöneltir. Kişinin kendisini enerjik ve zinde hissetmesine katkı verir. İşyerinde verimliliği artırır. İnsanlarla daha çabuk arkadaşlık kurmayı ve paylaşma duygusunu geliştirir. Kendine öz güveninin gelişmesine katkı verir.

Diğer yandan bakıldığında ise, kalp krizi oluşumunu engeller. Hipertansiyon (Yüksek tansiyon) riskini azaltır. Sıkı diyet uygulamadan kilolarda azalma olur ve fiziki görünümümüze olumlu katkı kazandırır. Bel ve sırt ağrılarında azalma ya da tamamen ortadan kalkmasını sağlar. Kötü kolesterolde azalma (LDL) ve iyi kolesterol de (HDL) artış sağlar.

Kanser risklerinde (kolon, prostat, göğüs gibi) azalma meydana getirir. Yaşlanmayı geciktirir, özellikle bayanlarda kemik erimesini (Osteoporoz) engeller. Solunum ve muhtelif enfeksiyonlara karşı vücudun direncini artırır.

Düzenli uyku uyumamıza sağlar. Diyabet hastalığı riskinde azalma, hastalık varsa da kan şekerini kontrol etmeye katkı verir. Vücudumuzdaki bağışıklık sistemini güçlendirir. Denge ve koordinasyonu geliştirir ve sakatlanma riskini azaltır. Vücutta yağ kaybının azaltılmasını sağlarken diğer yandan kaslarda dayanıklılık ve kuvvet artışını sağlar. Eklem elastikiyetini geliştirerek hareketliliğimizi artırır.

Sporun faydalarından bahsederken, sporun bilinçli yapılması gerektiğini ve bu nedenle de öncelikle doktor kontrolünden geçmemiz ve sonrada spor uzmanlarının eşliğinde bir program dâhilinde başlamamız çok önemlidir. Aksi takdirde yanlış yapılan egzersizler sağlık problemlerine yol açabilir.

Soru: Alkolün insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlatır mısınız?

Dr. Temel Çakıroğlu: Alkol toplumumuzda inkâr edilemeyecek oranda tüketilmektedir. Alkol kullanımı birçok toplumlarda sosyal aktivite olarak yer alır. Fakat içme alışkanlığı; yaş, cinsiyet, ailenin içme alışkanlığı ve toplumun değer yargısına göre değişir.

Alkol kullanan insanlar bir an olsun günün streslerinden kurtulmak ve gevşemek amacıyla içerlerken, kendi kontrollerini kaybederler ve toplum tarafından kabul görmeyen davranışlarda bulunurlar, çevrelerine zarar verirler.

Alkolün insan vücuduna olan zararlarını kısaca özetleyecek olursak. Öncelikle en belirgin özelliklerini şöyle izah edebiliriz. Başlangıçta sosyal aktivite ile başlayan sonrada bağımlılığa doğru giden ve de Alkolizm aşamasına gelindiğinde tablo bir faciaya dönüşmektedir. Böyle durumlarda ilk devrelerde hastalar çoğunlukla normal ağırlıktadırlar. İlerleyen devrelerde gözle fark edilen bir zayıflama görülür.

Bunun dışında alkoliklerde ruhi bozukluklara. Kronik alkolizmde zekâ geriler, öğrenme kapasitesi zayıflar ve hafıza kusurları ortaya çıkar. Alkoliklerde ahlak duygusu da çok zayıflamıştır. Alkolik, zalim ve bencil olurken, ailesine karşı vazifesini tamamıyla unutmuştur. Alkoliklerin çocukları da anormal olur.

Alkoliklerin yaşam süreleri alkolik olmayanlardan daha kısadır. Diğer yandan hem aile yaşamında hem de iş hayatında güveni kaybederler. Ayrıca, sarhoş sürücüler trafik kazalarına sebebiyet vermek sureti ile diğer insanlara da zarar vermektedirler. Her bir alkolik aynı zamanda toplumdaki insan potansiyelinin kaybını temsil etmektedir.

Soru: Sigaranın insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlatır mısınız?

Dr. Temel Çakıroğlu: Sigara içmek günümüzün önemli sağlık problemlerinden biri olup, insanların bile bile benimsedikleri tehlikeli bir alışkanlıktır. Sigara tiryakiliği ölümle sonuçlanan birçok hastalığın başlangıcını oluşturur veya ilerlemesine yardım eder. Sigaradan bir nefes alındığında dahi vücudumuzda bazı fizyolojik değişiklikleri görmemiz mümkündür.

Küçük yaşlarda özellikle gençlik çağına adım atıldığı dönemlerde başlayan sigara alışkanlığı, o dönemde bir büyüme ya da arkadaşları arasında kendilerini kabul ettirme düşüncesiyle başlayan sonrasında giderek yerleşen bir kötü alışkanlığın pençesine düştüklerinin farkında bile olamamaktadırlar..

İlerleyen yıllarda ise sigara, bireyin günlük streslerden kaçınma adına sığındığı bir yöntem haline gelmektedir. Kişilere; neden sigara içiyorsun? diye sorulduğunda genelde farklı savunma amaçlı cevapla karşılaşırsınız. Rahatlıyorum stresim azalıyor mümkün değil bırakmam deniliyor. Bir diğeri aslında bırakmak istiyorum ancak başaramıyorum. Neticede her iki durumda da kişiler, sigaranın meydana getirdiği olumsuzluklara bağlı olarak sağlığı tehdit eden rahatsızlıklar nedeniyle ömürlülerinin geri kalan kısmını hastane kapılarını aşındırarak sürdürmek zorunda kalıyorlar.

Sigara alışkanlığının en önemli risklerinin başında kanser hastalığı gelmektedir. Bunların en başlıcaları; akciğer kanseri, gırtlak kanseri, ağız kanseri, özafagus (yemek borusu) kanseri, mesane kanseri, pankreas kanseri. Sigarayı bırakmanın en etkili yollarından birisi düzenli spor yapmaktır.

Düzenli spor yapanlarda kronik sigara içimi bozulabilir. Sağlık ve fiziksel uygunluk açısından; sigara içenlerde fiziksel yük arttıkça, yaş ilerledikçe ve sigara içme süresi uzadıkça fiziksel performansta giderek azalma meydana gelir. Hastalanma sıklığı artar. Bu sebeple spor yapmak sigarayı bırakmada önemli bir yoldur.

Soru: Spor yapmanın stres üzerindeki etkileri nelerdir?

Dr. Temel Çakıroğlu: Tıp ve biyoloji alanındaki tüm gelişmelere rağmen insan zeka ve bilgisinin analizde zorlandığı en mükemmel sistemlerden birisi olan vücut, stres yaratan bir olayla karşılaştığında kaçış veya savaşma tepkisini vermek için kimyasal salgılar üretir. Kas gücünden çok, zihinsel çalışma yapan ve iş zamanının önemli bir kısmını bir odada sandalyesinde oturarak geçiren kişinin vücudu stresle başa çıkmaya çalışırken kendisi oturduğu masanın başında sınırlı hareketler yapmaktadır.

Böyle bir ikilem içinde bulunan vücut stresörlerin karşısında gergindir ve doğal yapısı gereği kendisini hızlı faaliyetlere hazırlar fakat çalışma koşulları nedeniyle bunu başarmakta zorlanır.

Büro çalışması yapan kişilerin stresi azaltmasının etkin yöntemlerinden birisi düzenli olarak fiziksel egzersiz yapmaktır. Egzersiz ile tedavi son yirmi yıl içinde, yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Stres tedavisinde egzersiz; aşırı reaksiyonlar, asabiyet, hırçınlık ve kavgacılık gibi eğilimleri ortadan kaldırmak için yararlı görülmektedir.

Egzersiz, stres etkisi ile kana geçen hormon fazlalıklarının tüketimini sağlarken, tüm hayati organların gücünü artırmakta, kandaki yağ ve şeker seviyelerini normal düzeylerde kalmasını desteklemektedir. Haftada yaklaşık 3-4 antrenman yapan kişilerde, strese karşı büyük bir direnç olduğu gibi, antrenmanlar sonrasında tam bir gevşeme ve ruhsal dinlenme olduğu gözlenmiştir.

İyi uygulanacak bir egzersiz programı düzen ister. Egzersizin anlamı hafta sonu gidip 3 saat tenis oynamak ya da ormanda koşmak değildir. Egzersiz haftada yaklaşık 3-4 kez gün aşırı olmak kaydıyla düzenli bir şekilde ve seviyemize uygun bir şiddetle yapılması gerekir. Aşırı ve haftada 1 günlük yapılan egzersizin iş yerinde yaşanan stresörlerin meydana getirdiği olumsuzlukları ortadan kaldırmadığı gibi yorgunluğun ortadan kaldırılmasına da katkı vermez. Sonuç olarak, egzersiz düzenli ve zevkli hale getirildiği sürece strese karşı etkili bir faaliyet olacaktır.

PAZARTESİ: TÜRKİYE’DEKİ SPOR ANLAYIŞI

FACEBOOK YORUMLARI