Eskiden Ankara’da dolmuş duraklarında “indirme bindirme yeri şeklinde levhalar vardı. Dolmuşlar burada durur, yolcu alır, bırakırdı. Bu unutuldu, şimdi artık her yerde istedikleri gibi duruyorlar. Tam bir trafik kaosuna neden oluyorlar.

Benzetmek gibi olmasın ama bizim hükümetin ekonomi politikaları tam dolmuş kullanma zihniyetine döndü. Bir bakıyorsunuz zam üstüne zam, fahiş vergi artışları yapılıyor diğer yandan da bir gece aniden vergileri indiriyor, muafiyetler getiriyor, zamlar geri alınıyor. Tıpkı dolmuşların yol açtığı karışıklık gibi. Nerde duracağımız, neyi hangi oranla hesaplayacağımızı bilemez hale geliyoruz.

Sadece bizim değil yabancıların da kafası karışıyor ve soruyorlar: “Görkemli törenle açıkladığız değişim, dengeleme ve disipline dayalı (3D) boyutlu yeni ekonomik programdan hani taviz yoktu?

Son kararlarla vergi gelirlerinden vazgeçilerek ilk başta “asla ve kat’a vazgeçilmeyecek” denilen mali disiplin bozuldu.
Geçen yılbaşında otomobil vergilerine akla ziyan oranlarda vergi artışı yapıldı. Keza bazı beyaz eşya ve mobilya ürünlerinde de artışlar devası boyutlara ulaştı.

Üstüne gizli bir başkentten yönetilen döviz saldırısı ve gecikmiş faiz artırımı kararları sonucu uçuşa geçen enflasyon da eklenince piyasalar durdu, üretim tezgahlarının şalterleri indirildi.
Şimdi stoklarda şişen ürünleri sattırmak için vergi avantajları getiriliyor. Kısacası dolmuş levhaları gibi, önce bindirme sonra indirme.

PASTIRMA YAZI BİTTİ

Son vergi indirimlerin ardında yine yüksek enflasyon geleceği kaygısı yatıyor. Eylül ayında üretim fiyatlarındaki yüzde 48’lık artışın piyasalara yansımaya başlamış olacak ki bu tür düzenlemelerle gelecek aylarda biraz düşmesi ya da en azından belli bir düzeyde kalması için bu tercih yapıldı. Ama bu kararla, piyasalardaki pastırma yazı timsali ılımlı hava da bitti. İlk tepki de döviz kurlarından geldi zaten.

Efendim indirim alan sektörler mutlu mesut olmuşlar bu karardan. Bu indirimler fiyatlara yansıtılacak mı? Yazalım buraya hayır.
Geçen yıl bazı ev eşyalarında ve mobilyalarda da benzeri indirimler yapılmıştı, hiçbiri fiyatları en çok düşen ürünler listesine girmemişti. Aynısı bu süreçte de olacak. Fiyatlar aynen kalacak, vergi indirim farkları sermayeye kar olarak eklenecek.
Şunu anlamak lazım: vergi indirimi yapılan ürünlerin şişmesinde esas neden yüksek vergilerin ötesinde vatandaşın alım gücünün düşmesi.

ZARAR ZAMLARLA ÇIKARILACAK

Bakın Merkez Bankası “yeni yılın ilk aylarında yüzde 30’lara yaklaşan bir enflasyon göreceğiz” diyor. MB böyle diyorsa bilin ki yüzde 35’leri de buluruz. O zaman ne olarak maaş ve ücret zamları? Cebe girmeden eridi gitti.

Daha kapıda 2019 bütçesinde hedeflenen yüzde 25’lik zamlar var. İndirim kampanyası bitince o ürünlerin fiyatları nereye zıplayacağını da kimse bilmiyor.

Buna karşılık Ocak’ta ne kadar zam alacak vatandaş? Yüzde 10’u geçmez. Hele özel sektörde hiç zam yapılmayacak. Siz Merkez Bankası’nın yılsonu yüzde 23.5’luk enflasyonuna göre maaş zammı hayalini kurun.
Bu durumda günlük acil ihtiyaçlar dışında harcayacak para kalmayacak. Sadece Elektrik ve doğal gaz zamları ile bir konuta giren enerji maliyeti kış ortamında en az yüzde 50 oranında artışı göz önüne alırsak gerisini hesaplamak kolay.

Üstelik bununla kalsak iyi. Kamu yönetimi her geleneksel olarak en başta değerli kâğıtlar olmak üzere sunduğu hizmetlere zam yapacak. Geçen yıl yüzde 14 idi, bu yıl en az yüzde 25 olacaktır ve yılın son iki ayında vazgeçtiği vergi gelirlerini buradan karşılayacaktır. Diğer gelir vergilerinin oranı da artarsa seyredin şenliği.

FACEBOOK YORUMLARI

1 Yorum

  1. Bence yolsuzluklar gereksiz yatırımlar suriyeliler e harcanan paralar haddinden fazla büyük ölçekli gereğinden fazla bütçeli yatırımlar gereksiz askeri harcamalar olduğu müddetçe bu halka gün yüzü göremez

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin