Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’da seçimi kazanıp kazanamayacağını bilemem.
Ama kazansa da kaybetse de Türk siyasetinde varlığını uzun süre sürdüreceğine inanıyorum.

Çünkü CHP’nin üst kademelerinde ağırlıklı eğilim olan asık yüzlü, kibirli, kavgacı, hiçbir şeyi beğenmeyen, eleştiren ama çözüm üretmeyen, diyalog kültüründen yoksun siyaset tarzına ciddi bir alternatif oluşturdu.
31 Mart’tan sonra toplanması muhtemel CHP olağanüstü kurultayında genel başkanlığa aday olması için kendisine ağır baskı yapılırsa şaşırmamak gerek.
Centilmenliği gereği bu baskılara belki bir süre boyun eğmez ama eninde sonunda onu CHP’nin başkanlık koltuğunda görebiliriz.
++
CHP’de Kılıçdaroğlu’ndan sonra başkanlık için en güçlü aday Muharrem İnce’ydi.
İmamoğlu’nun beklenmeyen bir sempati rüzgarı estirmesi öyle tahmin ediyorum ki Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Yalova’daki çiftliğinde sıranın kendisine gelmesini bekleyen İnce’yi de çok tedirgin ediyordur.
++
Tabii burada kimsenin aklında yokken Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul belediye başkanlığı için ortaya çıkaran Kılıçdaroğlu’nun hakkını da teslim etmeliyiz.
Evet, Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal’dan boşalan koltuğu tam anlamıyla dolduramadı ama yerel seçimde belki bilerek, belki bilmeyerek yerine esaslı bir varis çıkarmış oldu.
++
Son günlerde hangi Ak Partili dostla konuşsam, “Ekrem İmamoğlu seçimi kazanamaz ama ülke için bir kazançtır. Siyasetin böyle efendi insanlara ihtiyacı var” yorumunu yapıyorlar.
Yani, İmamoğlu 31 Mart’ta kaybetse bile aslında çok şey kazanmış olacaktır.

FACEBOOK YORUMLARI

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.