Bu yaşımıza geldik, İstanbul Belediye başkanlığı seçiminin yenilenme kararından yürütülen kampanyalarda edilen laflarına kadar böyle pespaye bir seçim sürecine tanık olmadık.

Hakaretler, asılsız iddialar, gizlice servis edilen fotoğraflar, yapıldığına pişman edilen canlı oturuma kadar böylesi ne görüldü ne yaşandı. Ama anlaşılan bu “İstanbul işi” daha bitmemiş. Son açıklamaya bakın daha neler olacakmış:

“Halk şunu da söylüyor. Siz valinizin izzetini korumayacak mısınız? Valinize sahip çıkmayacak mısınız? Ortada bırakamayız.

Bu (İmamoğlu) daha göreve gelmeden bu işi yapmak suretiyle (Ordu Valisine hakaret iddiası) o cezayı aldığı anda bir defa, benim bu kanaatimdir, yargı da bu kararı verirse, zaten onun belediye başkanlığı, nasıl benim düştüyse, onun da belediye başkanlığı düşer.
Bu(İmamoğlu) daha belediye başkanı olmadan devletin valisine küfrediyor. Yasalarımızda küfürlerin karşılığı şu kadar yıldan şu kadar yıla bellidir. Cezası belli bir süreyi aşarsa başkanlığı düşecektir”.

Tekrar tekrar okuyun lütfen. Bu sözler Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ait.
Yani İmamoğlu eğer Pazar akşamı seçilse bile, Ordu Valisi ile tartışması nedeniyle yargı yolu gözüküyor.

Sayın Cumhurbaşkanı da bu kanaati taşıyor, yani İmamoğlu suç işlemiş, yargının da aynı sonca varmasını istiyor.

Ve şuna işaret ediliyor: “Ey yargı öyle bir ceza ver ki bunun yani İmamoğlu’nun belediye başkanlığı düşsün”.

EN AZ BİR YIL HAPİS CEZASI LAZIM

Avukat Şahin Mengü’ye göre İmamoğlu hakkında açılacak hakaret” davasının en az bir yıl hapis cezasıyla sonuçlandırılması gerekecek. Bu cezanın Yargıtay tarafından onaylanması halinde belediye başkanın seçilme yeterliliği kalkacak ve başkanlığı düşecek.
“Beni de başkanlıktan düşürdüler “diyen Erdoğan, 1998 yılında halkı din ve ırk farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek suçlamasıyla yargılanmış, verilen 11 aylık hapis cezası onaylanınca belediye başkanlığı görev sona ermişti.

Diyelim, İmamoğlu yargılandı ancak cezası paraya çevrildi, ya da karar açıklanması ertelendi. Bu durumda görevden düşmüyor.

Ne ilginç değil mi? Daha bir aday seçilmeden, mazbatasını almadan önce seni bir şekilde düşüreceğiz tehdidi altında. Adayın nasıl seçildiğini, kaç oy aldığını değil seçilirse nasıl düşüreceğinin alıştırması yapılıyor.

Yargı olmadı, bu defa İçişleri Bakanı sudan bir nedenle tarafından görevden mi alacak, yerine kayyum mu atanacak ya da AKP’den bir Belediye Meclis Üyesi mi başkanlığa seçilecek? Yani öyle veya böyle illaki bir AKP’li İstanbul Belediye Başkanlığı koltuğuna “atanacak” ve “oturtulacak”. Biz de diyoruz ki Sevgili İmamoğlu eğilme, tüm İstanbul seninle. Herşey çok güzel olacak.

Facebook Yorumları

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz