İlk turun ardından…

Bu sezon Avrupa’da ülkemizi temsil etme görevini üstlenen dört takımımızın üçü maceranın ilk turunu geride bıraktı. Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turu mücadelesinde Dinamo Kiev’le eşleşen Fenerbahçe, UEFA’nın getirdiği yasaklar nedeniyle, Polonya’da oynadığı ilk maçta aldığı golsüz beraberlikle, Kadıköy’deki rövanş için avantajlı bir sonuç elde etmişti aslında. Ancak Sarı Lacivertli takım, içerideki maçta sonuca gitmekte hayli zorlandı ve rakibine 2. uzatma devresinin sonlarında yediği golle boyun eğdi ve 2-1 kaybedip elendi.
Bu aynı zamanda 13 yıllık Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etme özleminin üzerine bir yıl daha eklenip, 14’e ulaşması anlamına geliyordu.
Bu maça dair, teknik ya da taktik anlamda konuşmak istemiyorum. Bu noktada anlamının olduğunu da düşünmüyorum zaten. Yalnızca şunu söyleyebilirim; İsmail Yüksek’in gördüğü kırmızı kart sonrasında sahada bir kişi eksik kalmak, Mircea Lucescu gibi bir teknik adamın çalıştırdığı, Dinamo Kiev gibi tehlikeli bir futbol ekolü karşısında düşülebilecek en zor durumlardan biri olsa gerek. Her ne kadar, bir kişi eksik olmasına karşın Szalai ile eşitliği sağlamış olsa da bunu korumak da hayli zordu.
Evet sonuç itibarıyla, Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi rüyasından daha ilk rakibi karşısında elenerek uyandı. Şimdi önlerinde Avrupa Ligi var. Bu yolda da engel olarak, Kupa 2’nin üçüncü eleme turundaki Çekya ekibi Slovacko var. Bu turun geçilmesi halinde Avrupa Ligi play-off maçı ve kazanılırsa da gruplara katılma olasılığı var. Slovacko’yu elerlerse, Kupa 2 play-off’unda kaybetseler bile, Konferans Ligi gruplarına kalmayı garantilemiş olacaklar.
Dilerim Sarı Lacivertlilerin Avrupa serüveni uzun soluklu ve hedeflenen başarılara doğru yelken açar.
Konferans Ligi’ne ikinci eleme turundan katılan Konyaspor ve Başakşehir’e özel bir paragraf açıp kutlamak istiyorum. Konyaspor, Belarus temsilcisi Bate Borisov’u iki maçta da yenerek turladı. UEFA’nın Belarus takımlarına getirdiği şartlar nedeniyle iki maçını da Konya’da oynayan temsilcimiz, ilk maçı seyircisiz olarak oynayıp 3-0 kazandı. Rövanşta ise seyircisinin önünde 2-0 kazandı ve Liechtenstein Vaduz ekibinin rakibi oldu.
Başakşehir ise, içeride oynadığı ilk maçta 1-1 berabere kaldığı İsrail takımı Maccabi Netanya’yı, deplasmanda 1-0 yendi. Turuncu Lacivertlilerin bu turdaki rakibi İzlanda ekibi Breidablik oldu.
Bu arada, takımlarımızın oynadığı altı maçta üç galibiyet, iki beraberliğin yanı sıra, bir de yenilgi alması ülke puanı açısından hiçte kötü sayılmaz. Umarım, Şampiyonlar Ligi play-off turundan katılacak olan Trabzonspor’la birlikte dört takımımız da elde ettikleri başarılarla, son dönemde dibe vuran Avrupa performansı ve puan barajımızın yukarılara çıkmasına neden olurlar.
Kalın sağlıcakla…