Biliyorum memleketin hali çok güzel değil ne uzaktan öyle gözüküyor ne de yakından öyledir. Kadın erkek ilişkilerinden bahsetmek için ise iyi bir zaman değil, biliyorum.
Bu konuda en son yazacak insanlardan birisi de benim herhalde.

Çünkü kadın-erkek ilişkilerine artık hiç kafa yormuyorum.
Ama yoranlar çok. Onlardaki enerjiye de bayılıyorum. Keşke ben de olsaydı, ufak bir şeyde arkamı dönüp gittiğim için kardeşim sürekli, “sende tutku yok” deyip durdu.
Doğru ama sorun da yok…

Üstelik rahatıma artık daha bir düşkünüm.
Yani karşı cins için fedakarlık yapmam, yaparım dersem yalan olur. Eskiden bu kadar değildi ama artık tamamen tavan yaptı, sıkıntıya gelemiyorum.
Evde ayağımı havaya kaldırıp dakikalarca tavana bakmak, üşüyünce pijama giymek, fazla sıcak olunca en yakın şortu geçirmek, iki gün yemek yemeyip ertesi gün sabahlara kadar paketler dolusu zararlı ne varsa cips, kuruyemiş hepsini tüketmek, sevdiğim bir müziği tekrar tekrar dinlemek…
Bunlar benim lüksüm bundan asla taviz vermeyi düşünmüyorum!

Gelelim enerjik ve seven çiftlere; onlara hayranım.
Hayatı dolu dolu yaşıyorlar. Severek, küserek, kavgayla, aşkla, kısaca tutkuyla!
Ama yine içlerinde hep bir güvensizlik var.

” Adamın birisi karısıyla birlikte ölmeye karar vermiş. Çok yüksek bir binanın tepesine çıkmışlar ve gözlerini kapatmışlar. Üçe kadar sayıp atlamaya karar vermişler. Adam başlamış saymaya,1-2-3 Ve kadın atlamış. Adam atlamamış. Karısının atladığını gören adam utanmış, karısıyla birlikte atlamadığı için. İhanet duygusu ile vicdanı sızlamış. Oda ne 2 dakika sonra karısı paraşütü açmış. Süzülerek aşağı inmiş.”

Adamın ne düşündüğünü bilmiyorum ama kimin kime ihanet ettiğini size bırakıyorum. Sevgi güzel şey…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz