İlaç borcu

8
70

Geçtiğimiz haftanın yoğun gündemi arasına sıkışan, haberlerde sadece birkaç satır ile ifade edilen ama aslında her Türk vatandaşının sağlığı için çok önemli bir haber olan ABD’nin Ankara Büyükelçisi David M. Satterfield’in aslında bir tür tehdit olarak da algılanabilecek açıklamasına dikkat çekmek istiyorum.

Reuters’ın aktardığı habere göre ABD`nin Ankara Büyükelçisi David M. Satterfield, internet üzerinden düzenlenen bir ticaret konferansında Türkiye’nin ABD’li ilaç şirketlerine borcunu ödememesi durumunda şirketlerin Türkiye’ye ilaç satmayı durdurabileceğini açıkladı. Satterfield, Türkiye’deki devlet hastanelerinin yabancı ilaç şirketlerine borcunun bir yıl içinde 230 milyon dolardan 2,3 milyar dolara çıktığını söyledi ve şirketlerin böyle devam etmek istemeyebileceğini, bunun da Türkiye’nin çıkarına olmayacağını ekledi.

Bir yıl önce ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross’un Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak ile görüşmesinde de gündeme gelen bu sorunun çözüleceğine dair söz verildiğini aktaran Satterfield, Türkiye’nin ilaç şirketlerini bazı alacaklarından vazgeçmeye ikna etmeye çalıştığını söyledi.

İçeride konuştuğu zaman mangalda kül bırakmayan, şöyle güçlü ekonomiyiz, böyle büyüğüz diye esip gürleyen ekonomi yönetimi Türkiye’nin eczacının veresiye defterine ilaç yazdıran gariban misali Amerikalı ilaç şirketlerinden veresiye ilaç alıp, üstelik borcunu da ödemediğini nasıl açıklayacak çok merak ediyorum doğrusu.

Muhtemelen “bakın burası çok önemli” diye başlayan bir sunum konuşmasında, aslında Türkiye’nin sağlıkta çok ileride olduğunu, Milli İlaç Projesinin başarı ile yürüdüğünü ve 2023 yılında Amerika’ya ilaç ihraç etmeye başlayacaklarını hesabı o zaman kapatacaklarını gülümseyerek anlatacaklardır.

Bunu içeride duyup, dinleyip, inanan olur da Amerikalı ilaç firmaları inanıp bekler ve ilaç vermeye devam ederler mi bilmiyorum doğrusu.

Türk sağlık sisteminin kanser ilaçlarından kalp ilaçlarına, antibiyotikten aşıya kadar bir çok ilaçta dışarıya aşırı bağımlılığı olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Dışarıdan ilaç temininin aksaması bir çok Türk vatandaşı için yaşamsal bir sorun ortaya çıkarabilir, hepimiz biliyoruz ki hastanın ilaç beklemeye tahammülü yoktur, bu konu gerçekten de çok önemlidir, derhal ele alınmalı ve makul bir çözüm bulunmalıdır.

Diğer yandan sağlıkta alacak verecek sorunu sadece Amerikalı şirketlerin derdi değildir.

Geçtiğimiz aylarda yaşanan sıkıntıları Sözcü Gazetesine anlatan TOBB Medikal Meclis Sektörü Başkan Yardımcısı Erkin Delikanlı, tıbbi cihaz ve malzeme sektörünün kamu hastanelerinden 12 aydır, üniversite hastanelerinden ise 30 aydır alacaklarını tahsil edemediğini söyledi.

Kamu ve üniversite hastanelerinden alacaklarını tahsil edemeyen medikal sektörünün zora düştüğü belirtilerek, 16 milyar liraya ulaşan borcun ödenmemesi halinde hastanelerin tıbbi malzeme ve cihaz bulmakta zorlanacağı, bu nedenle de ameliyatlar dahil birçok sağlık hizmetinin durabileceği uyarısında bulundu.

Delikanlı, aynı zamanda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı SGK ile Sağlık Bakanlığına bağlı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü üzerinden de alımların yürütüldüğünü, ancak bu iki kurumun da medikal şirketlere borcunu ödemediğini söyledi. Delikanlı, açıklamasında üç ayrı bakanlığa bağlı üç ayrı kurum işin içinde ve ortada tam bir kaos var dedi.

Diğer yandan Maliye Bakanlığının, medikal ürünler sektöründe faaliyet gösteren şirketlerden yüzde 25’e varan oranlarda indirimler talep ettiği ifade ediliyor. Sektörde bulunan 7 bin 500 civarında şirket, kamu ve üniversite hastanelerinde birikmiş 16 milyar dolarlık alacaklarının tahsilatı için feragat baskısı ile karşı karşıya bırakılıyor.

Devlet adabında böyle tuhaf bir uygulama daha görülmemiştir, ihaleye çık, ilacı medikal malzemeyi al sonra borcunu ödeme, faiz ödeyeceğine birde tenzilat iste yoksa ödemem de. Bu kamu gücünün kesinlikle kötüye kullanılması değil midir?

Hele hele kurlar böyle astronomik bir hızla yükselirken, bu iş daha uzun süre böyle gitmez, yarın öbür gün yaşamsal öneme haiz kritik ilaç ve medikal malzemeler bulunamaz olur, sektörde batan firmaların yaratacağı sorun ve risklerde yanımıza kar kalır demedi demeyin…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz