İbn Batuta’ nın kaleminden Anadolu

0
220
- Reklam -

“…Ahi’nin sofrası da,eli de açıktır.Güler yüzlü ve şefkâtlidir.Kimseye kötü gözle bakmadığı gibi başkalarının da kötülüklerini önlemeyi kendilerine bir vazife olarak telakkî etmişlerdir. Nitekim bir bölgede, idarî otorite bulunmazsa boşluğu derhal ahîler doldurmaktadırlar.”

Geçmişi çeşitli yönleriyle geleceğe aktaran ve tarihe ışık tutan notlar düşen ünlü seyyahlar,insanlığın belleğine önemli bilgiler aktarırlar. XIV.yüzyıl gezginlerinden İbn Batuta bunlardan biridir. Anadolu’nun sosyal-kültürel ve iktisadî hayatı ile Ahîlik konusunda önemli notları tarihe geçirmiştir.
XIV.yüzyılda, doğum yeri olan Kuzey Afrika’dan (Fas-Tanca) çıkarak,İspanya,Hindistan,Çin’e kadar birçok ülkeyi gezen…Muhammed b.İrahim et Tancî ( 1304-1377) İbn Batuta lakabı ile tanınmış bir seyyahtır. 1333 yılında Lazkiya’den bindiği bir Ceneviz gemisyle Alâiye’ye (Alanya) ayak basarak Anadolu’yu dolaşmış gördüklerini ve yaşadıklarını “İbn Batuta Seyehatnâmesi”nde anlatmıştır.

“Tarihi şehirleri, eşsiz güzellikte coğrafyayı, iklimi, konuksever şefkâtli güzel insanları ve yiyecekleri ile bütün güzellikleri tanrı Anadolu’da toplanmıştır ” diyen İbn Batuta, Anadolu’da Antalya- Burdur-İsparta-Eğridir-Gölhisar-Karaağaç-Denizli-Tava ve Milas’tan sonra Konya-Karaman-Niğde-Kayseri-Sivas-Gümüşhane-Erzincan-Erzurum-Manisa-Bergama-Balıkesir-Bursa-Göynük-Mudurnu- Bolu-Gerede- Safranbolu-Kastamonu ve Sinop seyahatinden sonra Kırım’a geçmiş.
Anadolu’da geniş bir alanı gezerek,gittiği her yerde sosyal,kültürel, folklorik,ekonomik ve siyasal alanlarda ilginç ve önemli buluğu şeyleri not etmiş , Türk kültür ve tarihinine ışık tutacak birçok bilgiyi bize aktarmıştır.

- Reklam -

İbn Batuta, XIV. yüzyılda gezdiği şehirler hakkında tanıtıcı bilgiler vermiştir:
Alanya : Deniz kenarında türkmenlerle meskûn,kerestesi çok,Mısır ve Şam tüccarlarının geldiği,hayret verici bir kalesi vardır ki, büyük sultan Alâüddin Keykübad’ın eseridir.1237

Antalya : Mimari düzeni,güzel doğası ve bağları, lezzetli meyveleri, geniş çarşıları , cami, medrese ve hamamları ile görülmeye değer bir yer.
Burdur: Birçok nehir ve bostanları bulunan küçük bir yer. Kalesi bir dağın zirvesinde.
Isparta : İnşa tarzı güzel çarşıları, bostan ve nehirleri çok, kalesi yüksek bir dağ üzerine oturtulmuştur.
Karaağaç: Burası yeşil bir sahadır.Türkmenler oturmaktadır.
Kayseri :Anadolu’nun büyük beldelerinden biridir.

Kayseri’de oturan Emir Alâüddin Eretna (Öl.1352) hatunlarından biri en kerîm ve fâzıl hatunlardandır. Irak melikleriyle akrabalığı vardır. Kendisine Ağa denilir ki büyük mânasına kullanılır.Sultana yakınlığı bulunan kimselere bu ünvan verilir. adı geçen hatunun adı Tuğa hatun’dur.
Denizli : En güzel ve büyük beldedir.Devamlı akan nehirler,pınarları ve çok sayıda mescidi vardır.
Milas : Meyve bahçeleri ve suları çoktur.Beyi Milas’ın yakınında Berçin’de oturmakta (Mentişitir.eşeoğlulları beyi). Beçin yeni tesis olunmuş binalar ve mescidlerle süslenmiştir.
Konya :Büyük bir beldedir.” Kamerüddin “adı verilen kayısı Şam ülkelerine sevk edilir. sokak geniş,çarşıları düzenlidir. Her sanat ehlinin kendilerine mahsus bir yeri vardır.

Aksray : Buradan üç nehir geçmekte olup evlerin içlerine de akmaktadır.Pınarları,bahçeleri çoktur.Üzüm asmaları ve diğer ağaçları bolcadır.
Niğde : Biri belde içinde ikisi dışında üç köprüsü vardır.Nehre dolaplar konarak bahçeler sulanmaktadır.Meyveleri gayet boldur.

Bu örnklerde görüldüğü gibi İb Batuta 14.yüzyılda gezdiği Sivas-Amasya-Gümüşhane-Erzincan-Erzurum-Birgi -Tire-Selçuk-İzmir-Manisa-Bergama-Balıkesir-Bursa-İznik-Geyve-Yenice-Göynük-Mudurnu-Bolu-Gerede-Kastamonu-Sinop gibi Anadolu şehirlerinin tümünü özellikleri ile seyehatnâmesine almıştır.
Şehirleri sosyal-kültürel ve iktisadi hayatını da anlatmıştır.XIV.yüzyılda Anadolu hakında önemli notlar düşerek tarihe ışık tutmuştur.
Ahi tekke ve zaviyelerini, ibadet ve gelenekleri, yiyecek ve eğlenceleri, cuma ve bayram âdetlerini, Rum asıllı halkın yaşayışlarını. Hayvancılık ve tarımı, Ahileri ve Mevlevîleri, Mevlana ve mesnevisini kendi araştırmaları ışığında kaleme almıştır.

İbn Batuta, Evliya Çelebi, Kâtip Çelebi, Pirî Reis gibi geçmiş tarihi geleceğe taşıyan seyyahlara, tarih teşekkür borçludur. Söz uçar yazı kalır. Seyyahların notları , geçmişe ışık tutar ve geleceğe yol gösterir. Ünlü seyyahlar ölümsüzdürler.Eserleriyle yaşarlar.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz