Ana Sayfa Yazarlar Hükümet hatalı ama birleşmeliyiz

Hükümet hatalı ama birleşmeliyiz

-

Dün, doğu Akdeniz doğal gaz senaryolarını değerlendirmiş ve yakın zamanda resmi ve diplomatik düzeyde sıkıntılarımızın başlayabileceğini yazmıştım.Hayırlı olsun başladı. ABD dışişleri sözcüsü dün yaptığı açıklamada, “ Türkiye sondaj faaliyetlerini durdursun“ ifadesini kullandı.


Önce Rumlar sonra Avrupa Birliği ve dün itibariyle Amerika Birleşik Devletleri de düğmeye bastı. Önce Fatih sondaj gemisi, geçtiğimiz günlerde Yavuz sondaj gemisi Mersin Taşucu’ndan yola çıkmıştı. Yavuz gemisi KKTC’den alınan ruhsat karpuz bölgesinde sondaj çalışmalarına başlayacağı bilgisi verildi. Hatırlarsanız, ABD senatosu, Doğu Akdeniz güvenlik ve enerji ortaklığı tasarısını onaylanmıştı. Tasarıya göre ABD, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs arasında enerji işbirliğini koordine edecek bir merkez kurulacak ve bu tasarıyla beraber Türkiye S-400 alımından vazgeçmez ise F 35 uçakları verilmeyecekti.

Gördüğünüz gibi Trump’ın yetkisi maalesef yok. Kongre ve Pentagon yetkileri ile Trump’a şah mat demek yetkisini kullandı. Ayrıca Trump bizim heyete mavi boncuk verirken esasen iç siyasete dönük eski başkan Obama üzerinden 2020 de olacak Başkanlık seçimleri için basit bir saldırı yapmıştı. Ama biz bu söylemi, “Türkiye’ye bir yaptırım olmayacak gibi bir izlenim aldık” diye yanlış bir yorum yaptık. ABD yönetim sistemi içerisinde beyaz saray ve başkanın yetkilerinin sınırlı olduğunu ve bizim daha ziyade senato, meclis ve Pentagon üzerine ağırlık vermenin ülkemiz açısından daha çok önem arz ettiğini ifade etmiştim.

Söylemek istediğim, dış politika öncelikle müzakereler, diplomasi ve sabırla yürüyen mekanizmalardan oluşur. Burada duygusallık, kızgınlık, ırk veya din kardeşliği gibi hamasi kavramlar çalışmaz. Dış politika tamamen ülkelerin menfaatlerini korumak ve geliştirmek için yapılır.

Dış politikada en tecrübeli ülke İngiltere’de. Buz gibi suratlar, çelik gibi sinirleri ile dünyada üstüne güneş batmayan imparatorluk olmuştur. Bizim gibi ülkelerde, doğu kültürünün baskın olduğu insanlarda hoşgörü, duygusallık, affetme, unutma, kaynaşma veya küsmek, kızmak gibi insani vasıflarını yoğunluğu dış politikada bizim başarılı olmamız karşısında engel teşkil ettiğine şahit oluyoruz. Özellikle son yıllarda.

Örnek, Başkan Obama veya ABD kongresi Petriot füzelerin bize satmadı diye küstük ve S-400 aldık. Batının demokratik, serbest piyasa kuralları içinde ve müreffeh bir ülkesi olmaya karar verdiysek, Batı ile ilişkilerde öncelikle sabır, özeleştiri ve diplomasi devam etmesi gerekirdi. Belki bu iş çözülür ve Rusya ile ABD arasında zorda kalmazdık.

ABD ile bardağın kırılganlaşması 2003 Mart tezkeresidir. Biz ABD’ ye buyur gel Irak’a kuzeyden sana yol verebiliriz dedik. ABD askerleri geldi Akdeniz’de gemilerde haftalarca sallandıktan sonra, Mart tezkeresini TBMM’de reddettik ve geri gönderdik. Bu karar doğrudur yanlıştır, bunun hiç bir önemi yok. Ancak, gel diyen biziz sonrada olmadı pardon gidin diyende biziz. Baştan ABD’ye gelmeyin biz böyle bir konuda taraf olmayız diyebilseydik, ciddi ve güvenilir bir devlet olduğumuzdan kimsenin şüphesi olmazdı.

Esasen ABD, PYD, YPG gibi unsurları desteklemeye ve silah vermeye Mart tezkeresi sonrasında başlamıştır. Türk askerinin başına çuval geçirme olayı Temmuz 2003’tür. Zaten o zaman Türkiye’nin ABD ile sorunlarının başladığı belli idi. Dışişleri uyarı yaptı mı hükümete? Bilmiyoruz. Peki, 2003’te başlatılması gereken diplomasi neredeydi? Yoktu çünkü küsmüştük…
O günlerden beri, ABD’de Pentagon, kongre ve ABD bürokrasisi, Türkiye’yi güvenilmez ülke olarak görmeye başladı. Ve ABD’nin PYD ve YPG macerası başlamış oldu. O günlerde ” Monşer” diye beğenmediğimiz ancak diplomasi için özel yetiştirilmiş diplomatlarımız devrede olsaydı belki bu problemleriniz olmazdı.

Ama rahat olun, doğu Akdeniz ‘de Türkiye hakkını alacaktır. Herkes bunu biliyor ama bizi zorlayacaklardır.

Tespit edilen doğal gaz miktarı 3 trilyon dolar olduğunu söylüyorlar. Belki bu rezerv miktarı çok daha artabilir.

Rusya, Katar ve ABD’de çıkartılan kaya gazı ve petrolleri devreye girdiği zaman, doğal gaz pazarı satıcının değil alıcının pazarı olacaktır. Yani gaz fiyatları düşmeye devam ederken üreticiler satacakları pazarları bulmakta güçlük çekebilir. ABD, Yunanistan ve İsrail’in düşündüğü Akdeniz altından Kıbrıs’tan Avrupa’ya ulaştırmak hem çok pahalı hem de bu uzunlukta deniz altında denenmiş bir boru hattı yok. Yine en ekonomik ve makul yol Türkiye üzerindendir.
Eninde sonunda, boru hattı Türkiye üzerinden geçecektir. Ve ülkemizin dışarı ödediği için dolarlar cari açığımız açısından büyük fayda sağlayacaktır. Hükümetin hatalarını herkes biliyor ama bu konuda tüm kesimlerin ülkemiz ve halkımızın geleceği için birleşmek mecburiyetindedir.

SONSÖZ YORUMLARI

Lütfen yorumunuzu girin
Lütfen adınızı girin

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Bu Haberler Kaçmaz!

İran: ABD kendi droneunu vurmuş olabilir

İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Abbas Irakçi, Trump’ın İran’a ait bir insansız hava aracının düşürüldüğü iddialarına