Hukukun iyi işlemediği, bağımsız ve tarafsız mahkemelerin bulunmadığı herhangi bir ülkede ekonominin iyi işlemesi de beklenemez.

Ekonomik faaliyetlerde bulunan herkes o ya da bu şekilde bir hukuki korumaya muhtaçtır. Çalışansanız, patronunuzun maaşınızı ve diğer ekonomik haklarınızı vermesinin garantisi hukuktur.

Patronsanız yatırımlarınızın, alacaklarınızın ya da markanızın güvencesi de hukuktur. Ürettiğiniz bir ürünün merdiven altında taklit edilerek üretilmesini ve haksız rekabet yaratılmasını ancak hukuk önler. Alacaklarınızı tahsil etmeyi, yahut da mafyatik oluşumların size çökmesini ancak ve ancak hukuk engeller. Hukuk varsa işinizi, gücünüzü ve yatırımınızı etkileyecek kararların keyfe keder alınamayacağını ve bir sürpriz ile karşılaşmayacağınızı bilirsiniz.

Hukuk varsa kimse çiftçinin tarlasını yakamaz, ağacını kesemez, malını, davarını çalamaz.

Bir ülkeye yapılabilecek en büyük kötülük o ülkenin hukuk sistemini tartışılır hale getirmek, tarafsız ve bağımsız bir yargı gücünü çökertmektir.

Bu ülkede iş ya da yatırım yapmak isteyen bir çok kişi ekonomi bakanı ya da cumhurbaşkanının ne dediğine bakmıyor, asıl baktığı mahkeme kararları ve yargının durumu, hukuk sisteminin nasıl işlediği.

Örneğin gezi davası bu ülkede yatırım ya da iş yapmak isteyenlerin Türkiye’de ki hukuk sisteminin işleyişini takip etmek için özel önem atfettikleri ve bu yüzden de takip ettikleri yüksek profilli bir davadır. İktidarına karşı bir eylem olarak algıladığı Gezi davasını iktidar adeta bir kan davası haline dönüştürmüştü, gezi olaylarına destek veren ve gösterilere katılanları yerle yeksan, analarından doğduğuna pişman etmek için hem kolluk güçlerini ve hem de yargıyı seferber etmişti. Gezi olaylarında kolluk kuvvetlerinin aşırı ve orantısız güç kullanımını bütün dünya eleştirmişti. Dahası iktidar mahfilleri geniş halk kitlelerini gezi olayları karşıtı yapabilmek için “camide içki içtiler” gibi algı operasyonları bile düzenlemişti. Sonuç gezi olayları ile ilgili süren çatı dava sonuçlandı ve tüm sanıklar beraat etti. Yıllarca yatan yattığı ile kaldı.

İktidarın yarattığı seferberliğe karşın mahkemeden böyle bir karar çıkabilmesi Türk yargısı bakımından önemli bir tarafsızlık ve bağımsızlık karinesi olabilirdi, lakin savcılık davanın tek tutuklu sanığını derhal serbest bırakmak yerine başka bir davadan gözaltına aldı. Bilindiği üzere bu sanık hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, hak ihlali kararı da vardı. Mahkeme, Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını istemiş lakin yargı çeşitli gerekçeler bahane ederek bu karara uymamıştı.

İngiliz yayın kuruluşu BBC tarafından aktarılan habere göre Uluslararası Af Örgütü konuya ilişkin açıklamasında: “Bu karar, yargı eliyle yapılan kasti ve planlı bir zulmü andırıyor. Osman Kavala’nın yaklaşık iki buçuk yıl cezaevinde tutulduktan sonra tahliye edilmesine karar verilmişken özgürlüğe açılan kapının tekrar kapatılması kendisine, ailesine ve Türkiye’de adaleti savunan herkese yönelik yıkıcı bir darbedir.” dedi.

Elbette kimse kendini yargı yerine koyarak hüküm tesis edemez, lakin yargı da kararlarını siyasi etki altında aldığı izlenimini oluşturabilecek, tarafsızlığına ve bağımsızlığına gölge düşürecek adımlar atmaktan, hal ve tavırlarda bulunmaktan özene kaçınmalıdır. Bir insan suçlu ya da suçsuz olabilir buna mahkeme karar verir, lakin suçluluğu ispatlanana kadar kişinin masumiyeti karinesi geçerlidir. Tutukluluk ya da gözaltı gibi uygulamalar sadece bir tedbirdir, ceza haline getirilemez, getirilmemelidir! Bir insanın beraat ettiği bir davada yıllarca tutulu kalmasını kim nasıl kabul makul karşılayabilir?

İşin açığı tam bir davadan beraat eden bir sanığın eş zamanlı olarak başka bir davadan gözaltına alınması yargının siyasi baskılardan ari, bağımsız ve tarafsız karar verdiği kanaatini zedelemektedir.

Ha biri siyasi hesapları uğruna hukuku eğer, büker, kullanırsa ne mi olur, kimse o ülkeye yatırım yapmaz, o ülkede yaşamak, çalışmak ve üretmek istemez sonuç sermaye ve beyin göçü olur. Kimse gelin bu ülkeye güvenin yatırım yapın diyen siyasileri ciddiye almaz, sonuçta ortaya bir üçüncü dünya ülkesi, adeta bir muz cumhuriyeti çıkar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz