Hiç önemli değil

6
79

Durmadan “bakın burası şok önemli” diyerek yeni ekonomi programları açıklayan damat bey “Döviz kuru benim için hiç önemli değil.” diyerek ekonomi tarihine geçecek bir söyleme daha imza atmış oldu.

Vallahi damat bey döviz kuru senin için önemli mi değil mi bilmem, normal şartlar altında ekonomiden sorumlu bir bakan için değerini korumakla yükümlü olduğu Türk Lirasının kuru önemli olmalıdır, lakin sizin söyledikleriniz, hedefleriniz ve öngörüleriniz ne benim için ve nede piyasalar için gerçekten de hiç önemli değildir.

Zaten bu güne kadar yaptığı öngörülerin, koyduğu hedeflerin hiç birini tutturamamış bir bakanın söylemleri ya da hedefleri neden önemli olsun ki?

Damat bey daha önce de Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge programına konuk olmuş ve Hakan’ın “Dolar yükselince endişelenmeli miyiz? Sorusuna ”Dolarla mı maaş alıyorsunuz? Dolar borcunuz var mı? Dolarla bir işiniz var mı? ” diye trajikomik bir yanıt vermişti.

Elbette özgür, bağımsız, tarafsız ve bilgili bir sunucunun karşısında böyle bir yanıtı verse sunucu “efendim zaten dolar ile maaş alsak bir sorunumuz olmazdı, lakin aldığımız her şeyin fiyatı dolara bağlı ve ne yazık ki biz devamlı olarak değer kaybeden Türk Lirası ile maaşa mahkumuz” cevabını alır, oturduğu yerde şaşıp kalırdı.

Ne yazık ki ülkemizde medya ağır sansür ve baskı altında olduğu için muktedirler hiçbir şekilde sorgulanmadan mülakat veriyor, sadece ve sadece monolog halinde propaganda yapıp, algı oluşturmaya çalışıyorlar. Özgür basının olduğu bir ülkede ekonominin yönetiminden sorumlu bir politikacı böyle bir yanıt verse bir daha insan içine çıkamayacak kadar ağır bir eleştiriye mahkum olur ve hatta politik hayatı biterdi.

Neyse, son söylemine dönelim damat bey için döviz kuru hiç önemli değilmiş, elbette bende saraylarda otursam, altımda devletin tahsis ettiği ultra lüks makam araçları ve uçaklar ile dolaşsam, yediğim önümde yemediğim ardımda olsa ve epeyce yüksek bir bakan maaşımı harcayacak imkanım olmasa bende döviz kuru hiç önemli değil diyebilirim.

Ne yazık ki vatandaşlarımızın çok büyük bir bölümü devlet tarafından sunulan böyle ballı kaymaklı imkanlardan mahrumdur; evi lojman değil kiradır, arabasının benzinini, yediğini içtiğini, devlet kesesinden değil kendi cebinden ödemektedir. Bu ülkede her malın fiyatının dövize endeksli olduğu kurlar artınca fiyatlarında otomatikman arttığı ise herkesin bildiği bir gerçektir.

Sonuçta kurlar artınca fiyatlar da artmakta ve yırtılan hep garip gurebanın mintanının yakası olmaktadır.

Damat bey “rekabetçi kur” söylemi ile zaten işlerin kontrolden çıktığını itiraf ettiğinde aklıma meşhur bir Nasrettin hoca fıkrası gelmişti, Nasreddin Hoca bir gün eşeğini koştururken düşer. Onu düşerken gören çocuklar:

– Aaa… Hoca eşekten düştü, hoca eşekten düştü, diye gülüşerek alaya alırlar.

Nasreddin Hoca, kalkar üstündeki tozu toprağı silkeler, yamulan sarığını düzeltir ve hiçbir şey olmamış gibi:

– Hiç önemi yok çocuklar, Düşmesem de zaten inecektim der.

Misal tamda bu misal resmen Nasrettin Hoca fıkrası gibi oldu…

Peki madem kurlar hiç önemli değildi, kuru belirli bir seviyede tutacağım diye neden 120 milyar dolarlık rezervi boşu boşuna yaktınız diye sormazlar mı adama?

Bakınız ekonomi yönetiminin en temel işi ekonomik hayatta güven ve istikrarı sağlamaktır devamlı olarak “dıj güçler” bahanesine sığınarak ekonomide ortaya çıkan tsunamileri savuşturamazsınız!

Bugün artık ekonomi yönetiminin daha da doğrusu iktidarın açıkladığı hiçbir veri ya da hedefe güven kalmamıştır, bırak güveni artık kimse ciddiye dahi almamaktadır. Bu böyle sürdürülemez, böyle bir ekonomi yönetimi ile Türk ekonomisinin yapısal sorunları çözülemez ve mutlak gerekli olan ciddi reformlar yapılamaz.

Atalarımız “lafla peynir gemisi yürümez” demiştir ekonomiyi lafla, algı oluşturarak yönetemezsiniz.

Ekonomi yönetiminin derhal güvenilir, yüksek itibarlı ve liyakatli bir kadroya devredilmesi şarttır, yoksa bu gemi bodoslamadan kayalıklara bindirir demedi demeyin…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz