Hiç büyümemiş çocuk… Pablo Picasso

0
405

National Geographic’in Genius(Deha)dizisinin ikinci sezonunda Pablo Picasso’nun hayat hikâyesinin ele alındığını ve Picasso’nun olgunluk yıllarını canlandıranın ise kendisi gibi Málaga doğumlu İspanyol yıldız Antonio Banderas olduğunu duyar duymaz soluğu televizyonun karşısında aldım.. Dikta ve faşizme hayatının bir diliminde karşı direnmiş sanatçının öyküsünü izlemek, “Kurtuluş Seçimi” eşiğinde olduğumuz günlerde ilaç gibi geldi. İkinci bölümü bu Pazar kaçırmayın. Genius’un yapımcılığını Ron Howard üstlenmiş. Bugüne kadar Pancho Villa’dan Ernesto “Che” Guevara’ya kadar pek çok ikonik figürü başarıyla beyaz perdeye yansıtan Antonio Banderas, “fazla Banderas az Pablo” olmuş ama ne gam.. Akıp gidiyor film kıvamında ki belgesel.


Git gel/flash back’lerle hayatında dolaştık ustanın. Bugün zamanın ruhuna uygun resimlerini sanatsal dönemlerine yansıtmıştır usta.. Mavi dönem;1901-1903 yılları Picasso’nun mavi dönemi olarak adlandırılır. Arkadaşı Carlos Casagemas intiharıyla başlayan bu dönemde, Picasso, tablolarında mavi rengi egemen olarak kullanmıştır. Bu dönem tablolarında yaşlılık, fakirlik ve ölüm temaları işlenmiştir. Daha çok Fakirler, dilenciler ve körler tasvir edilmiştir: Pembe Dönem; 1904’te Paris’e yerleşir. Burada ilk eşi Fernande Olivier’yle tanışır. Dönem adını tıpkı mavi dönemde olduğu gibi, pembe ve tonlarının yoğun kullanımından alır. İşlenen temalar daha çok melankolik ve duygu yüklüdür; bu dönem tablolarında sirk dünyasına da rastlanır.
Picasso, bu dönemde renkten çok çizgi ve desen kullanımına önem verir. Kübizm;1907’den 1914’e kadar kübist olarak adlandırılan tarzda tablolar yapar. Kübist tabloların genel özelliği, geometri ve geometrik şekillerin kullanılmasıdır. Resmedilen nesneler geometrik formlar oluşturacak şekilde basitleştirilmiş yahut geometrik şekillere bölünmüştür. Kübizmin bir diğer özelliği de uzaydaki(3 boyutlu) bir cismi iki boyutlu yüzeye aktarma çabasıdır. Bu amaçla Picasso, şekilleri yanal yüzeylerine bölüştürüp her birini iki boyutlu yüzeyde göstermeye çalışır. Yine bu nedenden portrelerindeki insanların hem profili hem de önden görünüşü görülmektedir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Picasso, Jean Cocteau ile beraber Roma’da kalır. Burada sahne dekoratörü olarak çalışırken dansçı Olga Kokhlova’yla tanışır. Picasso ikinci eşi olan Olga Kokhlova ve oğlunun birçok portresini yapmıştır. (Paul en Pierrot, 1925, Picasso Müzesi, Paris) 1920’li yılların başında ressam klasisizme geri döner:
Bugün ustanın faşizme başkaldıran dönemine yoğunlaşacağım..


En tanınmış eseri Alman ordularının Guernica kasabasını bombalamasını anlatan Guernica adlı eseridir. Resim 1937’de yapılmıştır. Bu resim şu anda Madrid’de Reina Sofía Müzesinde bulunmaktadır. Picasso, bir sergisi sırasında kendisine, “bu resmi siz mi yaptınız” diye soran bir Alman generaline, “Hayır, siz yaptınız” cevabını vermiştir.
Guernica 1937. Pablo Picasso’nun belki de en ünlü eseri Guernica, İspanya İç Savaşı sırasında  Nazi’lerin Bask bölgesindeki Guernica kasabasını bombalaması üzerine hızlı bir tepki olarak ortaya çıkmış, sanatçının en güçlü politik ifadesi olarak kabul edilen yapıtıdır. Barış sembolü olarak kabul edilmektedir. Guernica, savaşın trajedisini, özellikle de masum sivillerin üzerinde yarattığı acıyı dile getirir. Sanatçının bu çalışması, savaş karşıtı sembol olmuş ve barışın somutlaştığı anıtsal bir statü kazanmıştır. Guernica tamamlandıktan sonra kısa bir turla dünyada sergilenmiş, sonrasında da ünlenmiştir. Eserin dünyada dolaşması, İspanya İç Savaşı’na dikkatlerin çekilmesinde ise büyük rol oynamıştır. Bu çalışma, pastoral ve epik stillerin bir karışımıdır. Guernica mavi, siyah ve beyazdan oluşur. 3.51 metre uzunluğunda ve  7,82 metre genişliğindedir. Yağlı boya ile yapılmıştır. Madrid Reina Sofia Müzesi’nde orijinali sergilenmektedir. Doğumunda adı “Pablo Diego Jose Francisco de Paula Juan Nepomuceno Maria de los Remodios Cipriano de la Santisima Trinidad Ruiz Picasso”nun çok iyi resim eğitimi almasına rağmen soyut resme yönlenmesini en iyi şu sözleri anlatır. “Önce kuralları tam bir profesyonel gibi öğrenin. Sonra onları bir sanatçı gibi kırın.” Uçkuruna çok düşkün ustanın yaşamını büyük ölçüde kadınları yönlendirmiştir.. Onları ve dönemsel sarmalını da haftaya anlatırım..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz