Her ile bir ekonomi bakanı şart

0
253

Yıllar sonra dünyanın en değişik yeryüzü oluşumlarından biri olan Pamukkale’yi ziyaret etme fırsatı bulduk.

Pamukkale’ye giderken Denizli’ye giden yollardaki kusursuz asfaltlar, çevre düzenlemeleri en üst kalitede. Bunların arkasında Denizlili Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin büyük desteği olsa gerek. Bakan; belli ki Denizli’yi, en azından alt yapı ulaşım işlerinde ihya etmiş. Memleketin diğer yörelerini de böylesine ihya etmek için dönüşümlü olarak o illerden seçilen milletvekillerini ekonomi bakanı yapmak şart! Yoksa hep Denizli hep Denizli, haksızlık olur. Ayrıca Denizli’nin farklılığını Afyon’da görebiliyorsunuz. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nun seçim ili olan Afyon için ulaşım taleplerine yeni sıra gelmiş ki daha yeni duble yollar, köprüler, tüneler yapılıyor.
Gelelim Pamukkale’ye. Uzun ve çevre düzenlemesiyle tertemiz bir yoldan ulaşıyorsunuz Pamukkale’ye. Öncelikle yörede trafik sorunu bitmiş. Sorunun bitmesi yeni yolların, park alanlarının yapılması değil, yabancı turist yokluğundan. Meydan yerli turistlere kalmış. Yerli turistlerin büyük çoğunluğu da ya buradaki termal sulardan şifa atayanlar ya da Ege veya Akdeniz’e gidiş dönüşte bir gecelik mola ile konaklama yapanlar.
Az sayıdaki yabancı turistlerin de çoğunluğu maceracı gençler. Geçmişte olduğu büyük illerin otobüs terminallerini andıran Pamukkale’de turla gelen turistleri parmakla sayılacak kadar. Eskiden Bodrum’dan Alanya’ya kadar olan şeritten binlerce turisti taşıyan tur kervanlarının yok olmasıyla Pamukkale, sağdan soldan gelen gümbürtülü müzik sesleri de olmasa tam bir sessizlik içinde.
Bu arada Kültür ve Turizm Bakanlığı’na da çağrıda bulunalım: Pamukkale travertenlerine girmek için saatlerce kuyrukta bekliyorsunuz. Tek gişede, tek memura ulaşıp giriş bileti almak, aşırı sıcak ve nemde, özellikle yaşlıların ve çocukların sağlıklarını tehdit ediyor. Bir de sağdan soldan gelen “cıstak cıstak” müzik yayınları sıra beklerken insanı geldiğine pişman ettiriyor.
Pamukkale travertenlerinde en çok konuşulan doğal kaynaklı suların akıp akmadığı. Sular akıyor da belli ki doğallık kalmamış, her şey insanoğlunun kontrolünde. Öyle her taratan sular akıtılmıyor, kontrollü bir şekilde havuzlara yönlendiriliyor, oradan kanallarla ovaya bırakılıyor. Bir de insan eliyle oluşturulan traverten havuzlarını doğaya aykırı bir şekilde inşaatçı mantığıyla yapılması trajedik bir görüntü sunuyor. Ziyaretçilerin havuzlara girip girmeme tereddüdü ya da Muğla Dalyan’daki gibi kükürtlü atığı vücutlarına sürme çabaları ilginç görüntüleri ortaya çıkarıyor. Gitmeyenler için hatırlatalım; travertenlerde çıplak ayakla dolaşacaksınız. Ayak tabanlarınız biraz acısa da yosun olmadığından kayma riskiniz yok.
Turizmin durması buradaki esnafı da derin mutsuzluğa ittiği her yerde belli oluyor. Otellerdeki hizmet kalitesinin düşüklüğü, sayısı azalmış asık suratlı personelle göze çarpıyor.
Ama yine de Pamukkale. Önerimiz buraya daha fazla önem verilmesi. Yoksa gelecek nesillere “bir zamanlar vardı” diye sadece Pamukkale kartpostalları bırakacağız.

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz