Hem pandemiye mesaj hem doktora çalışması

0
84

Özgür ALTIN/ANKARA

Covid-19 ülkemizde görüldüğünde ilk olarak bazı tedbirler alındı. Daha sonra vaka sayılarında artış gözlemlendiğinde devletimiz salgına dur demek için bazı yasal adımlar attı. Bu adımların başında maske takılması ve zorunlu olmadıkça evde kalınması vatandaşlardan istendi. Hatta yer yer bayram, hafta sonu ve benzeri günlerde sokağa çıkma yasağı uygulandı.

Ankara’da Doktora öğrencisi olan Zeynep Merve Çiçek hem doktora çalışması için hem de farkındalık yaratmak için sosyal mesajlar içeren paspasları bina girişlerinde sergiledi. Komşuluk ilişkilerine ile pandemiye dikkat çeken Çiçek güzel sanatlar ile mesaj vermekte.

Çiçek Resim-iş Öğretmenliği mezunu olduğunu ifade ederek şunları aktardı;  “ Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Anasanat Dalı’nda doktora öğrencisiyim. Evimin bir odası atölye. Çalışmalarımı evdeki atölyemde yapıyorum.  Resim-iş Öğretmenliği mezunuyum. 10 yıllık öğretmenim. Bugüne kadar özel okullarda çalıştım.”

HEM DOKTORA PROJESİ HEM PANDEMİYE DİKKAT

Zeynep Merve Çiçek yaşadığı sokakta bulunan bütün binaların girişine ve oturduğu binanın girişine yapmış olduğu paspasları koyarak hem doktora projesine hem de pandemiye dikkat çekmekte. Çiçek: “Hacettepe Üniversitesi Resim Anasanat Dalı’nda doktora yapıyorum. Tezimin projesi olarak bu çalışmayı hazırladım. Tezin ismi; “Name Sokak Evde” bugüne kadar yaşadığım evlerde mekânsal problemlerle yüz yüze geldim. Bu durumları tezime yansıtmaya karar verdim. Yaklaşık 7 ayda Name Sokak’ta yaşıyorum. Bu sokağı da kendi tezime dahil etmek istedim. Dahil ederken şunu düşündüm;  sokağın meselesi, sokağın problemleri ya da bulunduğum yerin özelliklerine göre şekillendirdim şimdiye kadar çalışmalarımı . Bu projeyi düşündüğüm sırada da pandemi sürecindeydik. Dışarıya  çıkışlar yasaklanmıştı.  Sokağa çıkma yasakları vardı. Genelde insanlar birbirine yazılı veya sözlü şekilde iletişim kurmaya çalışıyorlardı. Özellikle televizyonlarda evlerden çıkmama durumu ile ilgili  çok sayıda ikaz geliyordu. Bu durumları göz önünde bulundurdum. “ dedi.

Pandemi döneminde bina sakinlerine bir mesaj iletmek istediğini de belirten Çiçek sözlerine şöyle devam etti; “ Ayrıca bir bina sakinlerine bir mesaj iletilmek istendiğinde genellikle sözlü veya yazılı ifadelerin kullanıldığına dikkat ettim. Tez projemde de genelde nesneyi çalışmalarımın içine dahil ettim. Bina sakinlerine ait olan ama kimsenin tam olarak benimsemediği nesne olarak paspas aklıma geldi. Paspaslara evle ilgili yazılı ifadeleri yazmayı düşündüm. Bu aşamada da yazınsal kısımda da paspas dokulu bir malzeme olduğu için, annem terzi benim işleyebilirim diye düşündüm. Harfleri tek tek işledim. Sonra harflerin içlerini boyayla boyadım. Yaklaşık işleme kısmı bir buçuk ayımı aldı ve son olarakta paspaslar bittikten sonrada sokağa yerleştirdim. “

‘MESAJ ÇARPSIN İSTEDİM’

Pandemi döneminde evinden çıkanlara mesaj vermek istediğini ve buna çözüm olarak paspaslara mesaj yazmayı uygun bulduğunu belirten Çiçek mesajın insanlara ulaşmasını istediğini ifade etti. Çiçek: “Amacım şu idi; insanlar evinden çıkarken , belki çok acil bir iş için çıkıyor ama  yani hani çarpsın istedim o mesaj. Hani evden çıkmak zorunda mısın? Ya da işine yürüyerek mi gidiyorsun? Şuanda hepimizin problemleri çok farklılaştı. Toplu taşıma kullanamıyoruz bunun gibi.” dedi.

Sokak ve bina sakinlerinin birbirinden habersiz olduğunu vurgulayan Çiçek sözlerine şöyle devam etti; “ Şunu da fark ettim aslında aynı sokakta yaşıyoruz, aynı binada yaşıyoruz ama  birbirimizden haberdar değiliz. Aslında çeşitli ayrımlarda olabiliyor binalarda, işte kuzey cephede oturma, güney cephede oturma , alt katta oturma, üst katta oturma gibi. Çeşitli ayrımlar söz konusu oluyor ama aslında hepimiz aynı eşikten  geçiyoruz. Bu sebeple de paspası tercih ettim. Hepimizin ortak dertlerinin olduğunu vurgulamak istedim. Bizi ayıran sebep aslında bizim farklı katlarda oturmamız değil, hepimizin aynı problemi var. Sadece birbirimize empati kurmayışımız olarak düşünüyorum.”

‘OLUMLU TEPKİLER ALDIM’

Projesinin başladığı günden itibaren olumlu geri dönüşler aldığını vurgulayan Çiçek özellikle bu sokakta yaşlı akrabaları olanların olumlu mesajlar verdiğine dikkat çekti. Çiçek: “Olumlu tepkiler aldım. Özellikle ismimi yazmadım. Genelde bu çalışma mekan özgün sanata dahil edilebilir. Bu tür çalışmalarda sokakta isim yazılmıyor. Sanatçının ismi yazılmıyor. Ben bunun yerine hashtag kullandım, ‘Name Sokak Evde’ diye. Buradan bana  ulaştılar. Çok sayıda kişi ulaştı. Çoğunluğunun anneannesi burada yaşıyormuş. Annesi, babası burada yaşıyormuş. Çok mutlu oldular ve çok güzel geri dönüşler aldım.” dedi.

Ayrıca bu projeyi kendi sosyal medya platformlarından da paylaştığını ifade eden Çiçek sözlerine şöyle devam etti; “Kendi sosyal medya hesaplarımda yaydım. Kendi sanatçı hesabım var. Eserlerimi paylaştığım. Bu hesabımda paylaştım. Hikayemde paylaşım olarak, hashtag’i orada kullandım. İnsanlar hashtag’den beni bulabiliyorlar.”

RESİM VE SANAT İÇİN DESTEK GEREKLİ

Pandemi döneminde özellikle tiyatro, sinema gibi sanatların durumunun tartışıldığını ancak resmi, heykel gibi sergi gerektiren sanatlar için herhangi bir destek verilmediğini ifade eden Çiçek şunları aktardı; “Aslında şunu istiyorum. Görsel sanatlar genelde göz arda edilen bir branş, mesela şuanda evet herkes bir işsizlik yaşıyor herkes bir sıkıntı yaşıyor ama biz bu sırada bile değiliz. Hani mesela müzik, tiyatro, sinema evet bunlarda çok mağdur ama biz o sıraya bile giremiyoruz maalesef. Açıkcası sergilerle ilgili verilmiş bir karar bile yok. Bu konuya birazcık daha duyarlı olmalarını istiyorum. Kazandığım bir yarışma var mesela sergileme aldım. Sergiyi yapamayacağız. Yıllardır mücadele ettiğim bir yarışma idi bu. Bu beni üzüyor, hani bir karar kapsamına alınmamış olması beni üzüyor açıkcası. Sanata biraz daha destek bekliyoruz.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz