Helal gıda nedir?

0
448

Helal Gıda Makul Derneği’nde yönetici olan Mehmet Topcu, “ Türk Gıda Kodeksi’nin, Avrupa Birliği normlarına göre değil, kendi toplumsal normlarımıza göre hazırlanması gerekiyor. Bu konuda bir güncelleme şart.” dedi.

Bugün helal pazarına baktığımızda, ilk akla gelen doğal olarak gıda sektörü oluyor. Bununla birlikte, helal belgelendirmesi sadece gıda ile sınırlı değil. Örneğin deriye tatbik edilen ve deriden vücuda nüfuz eden kremler gibi kozmetik ürünleri için de helal belgelendirme söz konusudur.

Bir başka örnek ise diş macunu, zira diş macunu da teknik olarak kozmetik ürün kabul edilmektedir. Tekstil açısından baktığımızda, hangi hayvanın derisinin kullanıldığı veya tekstil boyalarındaki kimyasalların hangi ham maddeden üretildiği önem kazanıyor.

Bir başka alan ise hizmet sektörüdür. Örneğin helal otel hizmetleri denildiğinde, bu otellerde sunulan yemeklerin ve diğer hizmetlerin, belli İslami kural ve hassasiyetlere uygun olarak verildiğini görüyoruz. Dolayısıyla, helal belgelendirmesi sektörel olarak çok geniş bir alana hitap ediyor.

Bizde helal ürünler hakkında merak edilenleri uzmanına sorduk. Helal Gıda Makul Derneği’nde yöneticilik yapan Mehmet Topcu Helal ürünler hakkında bilinmeyenleri açıkladı.

Kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

Topcu: 1977 Ankara doğumluyum. Birçok firmada yöneticilik yaptım. Sekiz yıldır da Helal Gıda Makul Derneği ile çalışıyorum. Ayrıca okullarda STK’larda da seminerler veriyorum. Gıda sağlıklı ve toplum sağılığı üzerine çalışmalar yapıyorum. TV’lerde gazetelerde de bu konuyla ilgili çalışmalar yapıyorum. Amacım Türkiye’deki insanların daha sağlıklı organik gıdalar tüketmesi, çocuklarımızın sağlıklı beslenmesi ve kanser vakalarının daha aza indirgenmesidir.

Türkiye’de oturmuş olan bir beslenme alışkanlığı var. Ama bu beslenme alışkanlığı son yıllarda özellikle son 20 yılda haddinden fazla değişime uğramış durumda. Eskiden insanlar sadece karınlarını doyurmak için yemek tüketirken şimdi zevk için de yiyiyorlar.

Artık hazır gıdalar da sağılık merkezli değil kar merkezli üretim yapılıyor. Dolayısıyla bu üretilen ürünlerin içinde insan sağılığına son derece zararlı olduğu bilinen kanserojen maddeler konuluyor. Bu da insanlarda çeşitli hastalıklara sebep oluyor.

Son yıllarda birçok hastane yapıyoruz ama bu yeterli değil. İnsanların bunun yanında önleyici tıp dediğimiz teknikle kendisini koruması gerekiyor. Bizde bu konuda gençlerimize, çeşitli mecralarda seminerler vererek bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

Helal gıda nedir?

Topcu: Helal gıda; bir Müslümanın İslam Hukuku kurallarına göre tüketebileceği gıdaları ifade etmektedir. Helal gıda haram veya şüpheli gıda ve maddeler ile necis olan şeylerden arındırılmış olmalıdır. Ürünlerinin içerisinde koruyucu katkı maddesi olmak zorundadır. Bu katkı maddeleri 2 şekilde elde ediliyor. Bir kısmı hayvansal kaynaklı, bir kısmı da bitkisel kaynaklı oluyor. Bitkisel kaynaklı olanların insan sağılığı açısından bir zararı yok ama hayvansal kaynaklı olanların bir kısmı domuz ‘dan elde ediliyor.

Biz hayvansal kaynaklı katkı maddelerinin birçoğunu yurt dışından ithal ediyoruz. Bu da Müslüman olan bir ülkede doğru bir tüketim değildir. Helal gıdanın birinci kanadı ithal ettiğimiz ürünlerin helal olup olmadığını kontrol ediyor. İkinci kanadı da insan sağılığına zararlı olan katkı maddelerinin kullanımına izin vermiyor.

Kanserojen olan ürünlerin çoğu marketlerde satılıyor. Bu ürünler testlerden geçiyor mu?

Topcu: Tarım Bakanlığının yönetmeliğinde Türk Gıda Kodeksi var. Üretilen ürünlerin üretim şartlarını, ürünlerin içerisine konulan katkı maddelerinin oranlarını TGK belirliyor.

TGK’si de Avrupa Birliği normlarına göre hazırlanmış bir kodekstir. Dolayısı ile Avrupa Birliği’nde kullanılan ürünler bizim ülkemizde kullanılıyor fakat bu normlarının düzenlenmesi gerekiyor. Çünkü bundan 10 yıl önce kullanılan maddelerin zararları bilinmiyordu ama şimdi biliniyor.

Türkiye, Avrupa Birliğinin gıda üzerine yaptığı çalışmalar haricinde bir çalışma yürütüyor mu?

Topçu: Tarım Bakanlığının şu an kullanılmakta olan TGK güncellemesini ve Avrupa’da veya başka bir yerde kullanılan normlara göre değil, kendi toplumsal normlarımıza uygun bir kodeks yaratılmasını Tarım Bakanlığı’ndan talep ediyoruz.

Helal ürünler çok fazla yaygın değil, bu ürünlerinin yaygın olmamasının nedeni nedir?

Topcu: Helal sertifikası olan ürünler diğerlerinden pahalı değil, ya aynı fiyattan ya da daha düşük fiyatlardan satılıyor. Şöyle bir gerçek var ki insanlarımız özelikle son yıllarda haddinden fazla reklamların etkisi altındadır. Bundan dolayı da insanlar reklamlarda gördüğü ürünlere sahip olmak istiyor.

Türkiye’de helal gıda üreten firmalar küçük firmalardır. Diğer ürünlere kıyasla yeterince reklam veremiyor. Bu yüzden bu ürünler marketler de talebin çok olması sebebi ile daha çok bulunuyor ve daha çok satılıyor.

Sizin büyük firmalardan bir talebiniz oldu mu?

Topcu: Biz Türkiye’ büyük firma olarak gördüğümüz birçok firmalara çeşitli yollarla ulaşarak helal gıda sertifikası almaları yönünde teşvik ediyoruz. Amacımız kamuoyu oluşturmak. Vatandaşlarımız bu konuda bilinçlensin, tükettiği ürünün içerisinde kullanılan maddeleri bilsinler.

Örneğin çocukların şu anda tükettiği sakızların içerisinde Aspartam, Sakarin gibi çok kuvvetli diyebileceğiz tatlandırıcılar var. Bu tür tatlandırıcılar beyine ciddi derecede zarar veriyor. Uzmanlarımız bu türde kullanılan maddelerin Alzheimer gibi hastalıkları ciddi derecede hızlandırdığını söylüyor. Bu tür ürünlerin içerisinde bağımlılık yapan katkı maddeleri de var. Bu ürünler günlük hayatta herkes tarafından sıkça kullanılan ürünlerdir.

Gıdalarda kullanılan katkı maddeleri yeni nesil çocukların vücutlarında değişikliklere neden oluyor mu?

Topcu: Evet, gıda ile direk ilişkilendirenler de var ancak bu tam olarak doğru değil. Mesela 100 kişi ele alalım, onların da her gün yüksek karbonhidratlı gıda yediklerini varsayalım. Bu yüz kişi kanser olup ölecek mi? Hayır! 100 kişinin 100’ü ölmez. Bunlardan büyük bir kısmı damar sertliği ve kanser nedeniyle ölebilir.

Hayatta kalan kişiler yüksek karbonhidratlı gıdaya dirençlidir dolayısıyla da bu dirençli grup ürediğinde artık yüksek karbonhidrata dirençli bir nesil oluşmuş olacaktır. Tabii bu uzun bir süreçte gerçekleşir. 

Temizlik malzemelerine katılan katkı maddelerimizde insanlara zararı var mı?

Topcu: Temizlik konusu önemli bir konu. Çünkü bizim vatandaşlarımızda genel bir algı var. Elimizdeki temizlik ürününü örneğin çamaşır suyunu ne kadar çok kullanırsak o kadar temiz olur. Bu tamamen yanlış bir algıdır.

Çamaşır suyu hiç kullanılmadan da evler temizlenebilir. Bunun için temizlik yapan ev hanımlarının ders almaları gerekiyor. Ev hanımları özelikle son yıllarda temizlik ürünlerini kullanmayı oldukça arttırdı. Bunun sonucu olarak da Türkiye’de 8 yaş altı astıma yakalanma sıralanmasında 1‘inci oldu. Kullanılan deterjanlar astımı ve birçok hastalığı hızlandırıyor. Bu tür hastalıklara yakalanmamak için doğal temizlik ürünleri kullanmamız gerekiyor.

Kullandığımız ürünler insana da doğaya zarar vermemesi gerekir. Televizyonlarda uzmanların politika konuşmaktansa bu tür konuların konuşulması gerekiyor. Eğer böyle konulardan sıkça bahsedip insanları bilinçlendirirsek önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde insanlarda meydana gelen hastalıkları ciddi derecede azaltabileceğimize inanıyorum.

İnsanlarımız tükettiği ürünlerin bilincinde değil. Örneğin HRC denilen bir madde var. Bu madde çamaşır makinelerinde deterjan olarak köpürtücü olarak kullanılıyor. Aynı madde diş macununda da kullanılıyor. İnsanlarda şöyle bir algı yaratıldı. Diş macunu ne kadar köpürürse o kadar kalitelidir. Ama gerçekte diş macunun köpürmeyeni kalitelidir. Diş macunları o derece zararlı ki biz hiç kullanılmamasını öneriyoruz.

Temizlik ve gıda sektörünün dışında zararlı katkı maddelerinin kullanıldığı bir alan var mı?

Topcu: Genel olarak bu sektörlerde ağırlıklı olarak kullanılıyor. Bu sektörlerin dışında birde kozmetik ürünleri var. Bu ürünler eskiye göre ağırlık olarak kadınlarda çok daha fazla kullanılıyor. Kişisel bakım ürünleri de içerisinde ciddi miktarda kanserojen katkı maddeleri bulunduruyor. Bizim önceliğimiz önce gıda sonra temizlik sonra da kozmetik ürünleri içerisinde kullanılan zararlı katkı maddelerini ortadan kaldırmak.

Ankara’da STK’lara, Belediyelere, Kamu Kurumlarına buradan söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Topcu: Bu toplum bizim toplumumuz. Bu çocuklar bizim geleceğimizdir. Mevcut çocuklarımızın ve gençlerimizin daha sağlıklı bir şekilde büyümeleri için STK’lardan ve devletin tüm kamu kuruluşlarından destek bekliyoruz. Sağlıklı gıda, helal ve organik beslenme konularında öncülük ederlerse ben her türlü desteğe hazırım. Bu konuda seminerler verecek, insanları bilinçlendirecek birçok arkadaşımız var. Herkes elini taşın altına koysun ve hep beraber insanlarımızı koruyalım.

Üstünde helal gıda yazan tüm ürünlere güvenebilir miyiz?

Topcu: Aldığınız ürünün üstünde helal gıda yazıyorsa mevcut firmanın o yazıyı yazdırabilmek için helal gıda sertifikası alması gerekiyor. Eskiden helal gıda sertifikası veren belli kurumlar veya dernekler vardı.

Ülkemizde çoğu sektörde olduğu gibi bu derneklerin sahteleri çıktı. Ürünü görmeden analizini yapmadan ürüne tam olarak güvenemeyiz. İngiltere, Fransa gibi ülkelerde helal gıda sertifikası veriyor. Bu dernekler de o kurumlardan helal gıda sertifikasını alıyor. Sertifikayı alırken ürünü oraya göndermiyor. Parasını gönderiyor sertifikayı alıyor.

Tarım Bakanlığı birkaç yıl önce bu konuya el attı ama devamı gelmedi. Bu konuda ciddi bir boşluk var. Tarım Bakanlığı bir an önce müdahale etmesi gerekiyor. Çünkü zaman akıp gidiyor. Her geçen zamanda da bizim insanlarımız zehirleniyor.

Doğal ürünler varken neden zararlı katkı maddelerinin olduğu ürünleri kullanıyoruz?

Topcu: İnsanlar isterlerse piyasada her türlü ürünü bulabilirler. Ama şöyle bir gerçek var ki gıda, temizlik, kozmetik sektöründe çok büyük firmalar var. Bu firmalarda sektörü elinde bulunduruyor. Bu koşullarda da kendi ürünlerine alternatif bir ürünün çıkmasını pekte mümkün olmuyor.

Alternatif ürünlerin çıkması için halkın kamuoyu oluşturup baskı yapması gerekiyor. Örnek olarak günde Türkiye’de günde 3 milyon tavuk kesiliyor. Vatandaşlarının talebi ve yürütülen çalışmalar sayesinde 2 milyonu helal standartlara uygun kesiliyor. Bu konuda geçmişe göre ciddi bir başarı yakaladığımızı söyleyebilirim.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Topcu: Tüketicilerin talebi üzerine zaman içerisinde firmaların üretim prosedürünü değiştireceğine ve helal sertifikası olan ürünlerimizin sayısı çoğalacağına inanıyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz