HAYAT PAHALILIĞI DEVAM EDİYOR

0
275

Derinleşen ekonomik kriz, artan işsizlik ve hayat pahalılığı hepimizin temel gündemi olmaya devam ediyor.


Pandemi ile beraber son bir yıldır halkın gündeminde gıda fiyatlarındaki artış var. Türk lirasının serbest düşüşe bırakıldığı için rekor düzeyde değer kaybettiği Aralık ayında gıda fiyatlarında yüzde 22 gibi rekor bir artış yaşandı. Asgari ücrete yapılan zammın neredeyse yarısı  insanların cebine girmeden daha şimdiden Aralık ayında güneş görmüş kar gibi eridi gitti.


Birleşik Kamu-İş Konfederasyonun Ar-Ge birimi KAMUAR’ın, fiyatlarını Ankara’daki pazar ve marketlerden düzenli olarak derlediği ve halkın en  fazla ve hızlı  tükettiği 76 gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının Aralık 2021 sonuçları açıklandı

- Reklam -


Araştırmaya göre temel gıda fiyatlarında bu yıl Ocak ayında yüzde 3,6, Şubat’ta da yüzde 2,8, Mart’ta yüzde 2,5, Nisan’da da yüzde 2,3, Mayıs’ta yüzde 1,8 ve Haziran’da yüzde 1,1, Temmuz’da yüzde 4,2, Ağustos’ta yüzde 3,5, ‘ ise yüzde 2,1, Ekim’de yüzde 7, Kasım’da yüzde 8 oranında artışlar yaşanmıştı. Gıda fiyatlarına Ekim ve Kasım aylarında yaşanan zam fırtınası Aralık ayında ise yüzde 22 ile adeta kasırgaya dönüştü. Dar ve sabit gelirlilerin satın alma gücü zamlar karşısında aydan aya mum gibi erirken yoksulluk da tarihte görülmemiş bir noktaya indi.

Gıda fiyatlarının artışının arkasında bir çete var, onlar piyasayı belirliyor” diyen bazı esnaf, bu artışı stokçulara bağlıyor ve fiyatların tekelleşen belli firmalar tarafından belirlendiğini söylüyor.


Ülkemizde gelir eşitsizliği de çok büyük boyutlara ulaşmış durumda Türkiye, 2007’den bu yana, dünyada, gelir dağılımı eşitsizliğinin en fazla arttığı, beşinci ülke durumunda. TÜİK verilerine göre; Türkiye’de yoksul insanların sayısı, 2006 yılında, 20 milyon 500 binken, 2019 yılında yani salgın dönemi öncesinde, 23 milyona yükselmiş..


TÜRK-İŞ’in açıkladığı verilere göre ise; Türkiye’de neredeyse 11 milyon insanımız aç, 54 milyondan fazla insanımız ise, yoksul. Yine TÜİK’in, Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçları, diyor ki; bugün, Türkiye’deki çocuklarımızın yüzde 46 buçuğu, gençlerimizin, yüzde 34’ü, kadınların da, yüzde 30’u, en yoksul, yüzde 20’lik gelir grubundaki hanelerde yaşam savaşı veriyor.
Artık hemen hemen herkesin gündeminde hayat pahalılığı ve geçinememe sorunu var. Ekonomik bir veri olmaktan çıkan işsizlik ülkede sosyal bir boyut kazanmış durumda. İstihdam yaratma yeteneğini kaybeden ekonomide çalışanlar işsiz kalmaktan korkarken milyonlar her ay iş başvurusu yapıyor ve bulamıyor. 4 bin 253 lira olarak açıklanan yeni asgari ücret ise işsiz kalma korkusunu artırıyor.

OECD’nin 2021 yılında açıkladığı verilere göre Türkiye genç işsizliğinde 36 OECD ülkesi içinde en yüksek 8’inci işsizliğe sahip ülke olarak yer alıyor. İşsizlik böyle devam ettiği ve hayat pahalılığı da böyle artmaya devam ettikçe ücretlere yüzde 40, yüzde 60 zam yapsanız ne olur , yapmasanız ne olur?

- Reklam -

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz