Hayallere Yolculuk

Halk eğitim öğretmeni Emel Taylan yıl boyunca Halk eğitimde öğrencileriyle yaptığı çalışmalarını Nazım Hikmet Kongre Ve Sanat Merkezi de düzenledikleri ‘Hayallere Yolculuk’ adlı sergi ile Ankaralı sanatseverlerin beğenisine sundu.

0
261

Sanatla değişen Hayatlar ve Hayaller

Halk eğitim öğretmeni Emel Taylan yıl boyunca Halk eğitimde öğrencileriyle yaptığı çalışmalarını Nazım Hikmet Kongre Ve Sanat Merkezi de düzenledikleri ‘Hayallere Yolculuk’ adlı sergi ile Ankaralı sanatseverlerin beğenisine sundu.

Yenimahalle Belediyesi Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezinde düzenlenen ‘Hayallere Yolculuk’ sergisini Yenimahalle Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Kartal tarafından açıldı.
Bir yıl boyunca yaklaşık 38 öğrencinin çalışmalarıyla sanatseverlerin sunumuna açılan sergide 96 resim bulunurken halk eğitim öğretmeni emel Taylan sergi hakkında şu açıklamalara yer verdi;

hayallere yolculuk
hayallere yolculuk

“Sergimizi 38 öğrencimiz bir yıl içinde hazırladı. Öğrencilerimiz içinde birçok yaş aralığından ve gruptan insanlar bulunurken toplamda 96 resim yer alıyor. Sergimizin adı ‘ Hayallere yolculuk’ çünkü öğrencilerimiz tuallerine hayallerini resmetti. Buradaki resimlerin hepsi birer insanın hayalidir” dedi.

Taylan; “Resim sanatı engelli ve sorunları olan öğrencilerimiz adına çok güzel bir terapi görevi gördü. Ben şunu fark ettim öğrencilerimiz resim yaparken gerçek dünyadan biraz olsun uzaklaşarak sorunlarını geride bırakıyorlar. Alzheimerlı öğrencilerimiz vardı onların hayatlarını kolaylaştırdı. Unutmamalarını sağladı çünkü resim yaparken odaklanmak gerekli bulmaca çözer gibi resim yapılır” ifadelerini kullandı.

Taylan, Resimle beraber küçük öğrencilerin hayata daha farklı baktığını belirtirken sanatla ilgilenen öğrencilerin derslerinde de başarılı olduklarını ve çocukların ufkunu açarak daha yaratıcı ve topluma faydalı bireyler olduğuna dikkat çekti.

hayallere yolculuk
hayallere yolculuk

Taylan; “ Resim yapan öğrencilerimiz sosyalleştikleri için daha rahat bir hayat yaşıyorlar. Sanat kişiliği ve öz güveni geliştirdiği için herkesin bir sanat dalı ile uğraşmasını öneriyorum dedi.

Serginin açılışını yapan Yenimahalle Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Kartal; “ Yenimahalle Belediye Başkanımız Fethi Yaşar’ın yoğun bir programı oldu için serginin açılışını ben yapıyorum. Emel Taylan ve öğrencilerinin hazırlamış oldukları sergi için kendileri kutluyorum. Nazım Hikmet Kongre Ve Sanat Merkezin de yapılan etkinlikler ve açılan sergiler ile Yenimahalle Belediyemizin sanata verdiği destek devam etmektedir. Açılan bu sergilerle ve yapılan etkinliklerle Yenimahalle Ankara’nın sanat merkezi olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

hayallere yolculuk
hayallere yolculuk

Serginin ilerleyen dakikalarında yoğun çalışmasından zaman ayıran Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da sergiye katılımda bulundu.

Sanat terapisinden sanat atölyesine

Özel çocuklar olan Hatice ve Fatma’nın anneleri sergiye ‘Osmanlı kadını’ adlı resim ile katılırken gazetemize şu açıklamalarda bulundu; “ Kurtuluş Özel eğitim bizim için çok özel ve önemli çünkü birçok kurumu gezdim. Fakat 3 yıldır bu kurumdan kopamadım bunun sebebi sadece çocuğa yönelik değil aileye yönelik onları nasıl hayata bağlarız zor yaşantılarında bu zorlukları en azami şekilde rahatlatabiliriz. Nasıl faydalı olabiliriz diyerek sürekli çabaladıklarını gördük.

 

hayallere yolculuk
hayallere yolculuk

Bu anlamda sadece benim hayata değil birçok insanın hayatına adeta sihirli değneğiyle dokunan sanat aracılığıyla insanı yasama bağlayan terapi eden Vildan Üstün hocama teşekkürlerimi sunuyorum. Resim tekniklerini  inceliği ayrı ayrı ele alıp öğreten sadece bir fırçayla mucizeler oluşturan değerli emel Taylan hocama teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
Hatice Fatma’nın annesin den diğer engelli çocukların annelerine mektup;

Hayatın zorlu mücadelesin de engelli özel çocuğa sahip birçok anneye…

Resimle yolculuğum Vildan hocamla tanışınca başladı resim yapmak bir terapiydi. Bir enerjiydi o yaşam enerjisini sanatta bulmak ayrı bir ayrıcalıktı benim için çünkü resim yapmak sadece bir sanat değildi bir yaşam kaynağıydı. Birçok ressamın yolunun acıdan geçtiğini öğretti bana biliyorum biliyorum. Manasız geliyor belki yazdıklarım sana belki perdelerini bile açmıyorsun kapatmışsın umuda açsan da bir şey ifade etmiyor senin için her şey zaten karanlık diyorsun, mecalin kalmıyor.

Belki yaşamaya şu küçücük dünyada ve kısa lezzetli yolculukta bütün güzellikleri göremeyen yada duyamayan yavrunun seni anlayamaması koşamaması yürüyememesi derinden üzüyor. Hayata küsüyorsun hayata kırılıyorsun bazen içinden dua etmek bile zor geliyor sana ama yinede umudunu kesmiyorsun anlık yaşamayı öğreniyorum onunla şuanda yaşıyor gülüyor hayatta diye, bazen üstüne üstüne geliyor duvarlar…

Kurtulmak istiyorsun hastane koridorlarından oynamak eğlenmek parkta oynamak dururken sorguluyorsun burada neden diye normal bir hayatın olmadığını anlıyorsun. Diğer insanlar gibi her şeyin ilaç tüplerine ya da tekerlekli sandalyeyle devam eden  hayatında onlara bırakacağın tek şeyin onlara yaşatacağın anlık mutluluklar olduğunun anlamına varıyorsun.

Siliyorsun gözyaşlarını yaşatmak arzusuyla açıyorsun perdeleri görmese de gözleri hissetmeli güneşin sıcaklığını yağan  yağmur tanesini uzatıyorsun minicik ellerini dışarıya bak bu yağmur “anneciğimmm” diyerek  görmese de hissettiriyorsun elleriyle yağmur tanesine dokundurarak  sen gülümseyince gülümsüyor.

Hayatta mutlu oluyor anlık da olsa anlıyorsun ki o sadece seninle mutlu oluyor seni kendine getiriyor bir gülümseme  hayır diyorsun yaşamak zorundayım diyip tekrar bağlanıyorsun hayata belki bir resimle belki bir müzikle yada bir kitapla.

Hatice ve Fatma’nın Annesi….

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz